Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
400
Basım Tarihi:
Ekim 2020
İlk Yayın Tarihi:
2011
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789751414601
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 15:21
Hayata Dön Kitap,"insanın doğduğu ev kaderidir" sözünün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Anne ve babası tarafından sevilmeyen, hor görülen çocukların hayata bir sıfır geriden başladığını bir kez daha iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitap, genel olarak Ala'nın yaşam hikayesini işliyor olsa da, zaman zaman farklı hikayelere de kısa kısa dokunuşlar yapılmış. Bu yan hikayeler de oldukça etkileyici bir şekilde işlenmiş. Ancak asıl odak Ala'nın yaşam mücadelesi ve içsel yolculuğu üzerinde yoğunlaşıyor. Okurken insana pek çok şey katan, düşünmeye ve ders çıkarmaya sevk eden, duygusal açıdan fazlasıyla etkileyici bir eser. Benim için karmaşık duygularla dolu bir okuma serüveni oldu. Keyifli okumalar dilerim, kitaplarla kalın...
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
Değişimin Öyküsü: Ala
6/10
·400 syf.·
2020 67. kitabı
-Spoiler içermez- Güzellik nedir? Sizin için ne anlam ifade eder? Dış görünümün insanlara yaklaşımınız üzerinde bir etkisi var mıdır? Önyargılarınız neye göre şekillenir? Hiç çirkin olduğunuzu düşündüğünüz oldu mu? Bunun psikolojinize ve karakterinize etkilerini merak ettiniz mi peki? Son olarak, nasıl bir çocukluğa sahiptiniz?.. İşte kitap boyunca düşünüp durduğum sorular... Gülseren Budayıcıoğlu, son zamanlarda kitaplarının art arda dizilere uyarlanması sonucu gündeme oturmuş, 74 yaşında bir yazar ve psikiyatristtir. Kitaplarının konusunu ise gerçek hastaları oluşturmaktadır. Benim merakımı celbeden de bu hastalardan biri olan Ala'dır... Ala, hukuk fakültesinden dereceyle mezun olmuş, ünlü bir avukatlık bürosunda staj görmekte olan, IQ'su yüksek ama EQ'su düşük (teşhis koymak gibi olmasın), bir çeşit konuşma bozukluğuna sahip, oldukça çirkin olarak tasvir edilen bir kız. Burnu; uzun, aşağı sarkık ve eğri, dişleri üst üste binmiş, saçları kabarık ve kepekli, alnı dar, kaşları biçimsiz ve gür. Kıyafetleri; eski, bol, koyu renkli. Davranışları tuhaf, sert ve kaba, şiddet yanlısı, sesi ince ve kulak tırmalayıcı. İletişim kurmakta zorlanan, ilişki tesis etmekte başarısız biri. Ama bir o kadar kendinin farkında. Yardım alması gerektiğinin bilincinde ve bunun için defalarca doktorlara başvuruyor fakat olumlu sonuç alamıyor. Son olarak yazarımıza geliyor ve böylece Ala'nın değişimi başlıyor. Çocukluk travmalarının insanın yaşayışı ve karakteri üzerindeki etkilerini tüm çıplaklığıyla anlatan bir kitap. Bilhassa sevgisiz büyüyen insanların başka insanları sevmek konusundaki başarısızlığı okuyucuların gözüne sokuluyor adeta. "Bu kız sevilmeden, öpülmeden, okşanmadan büyümüş. Sevgiyi içine çekememiş ki, dışına verebilsin!" alıntısı düşüncemi destekler niteliktedir. Ne yazık
Psikoloji
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
Sevgi...
Puan vermedi·400 syf.··
2022 39. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2022 20:09
Aile içerisin de annenin ve babanın ne kadar önemli bir faktör olduğunu, sevgisizliğin ne derece de korkunç sonuçlar doğurabileceğini tüm gerçekliğiyle ortaya döken ,kendimizden de ufak parçalar bulabileceğimiz ,fikirlerimize farklı bir yön verecek, bir süre etkisinden çıkamayacağınız ,yer yer sinirlenip , bazı yerlerde etkisine kapılıp göz yaşlarıniza hakim olamayağiniz bir kitap ....
İnsan ve Toplum
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
BU KİTAP KALBİME DOKUNAN BİR AYNA
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 06:16
Evet bu sefer bambaşka bir inceleme ile geldim. Biraz uğraştım ama değdi sankim.. Hazırlarken keyif aldım. Bir kaç gün önce bitirdiğim kitabı alıntılarımla tekrar gözden geçirdim. Gülseren Budayıcıoğlu’nun “Hayata Dön” kitabını okurken, sanki kendi iç dünyamın sayfalarını çevirdim. “İsterseniz baktıkça hayatın mayhoş tadını bulursunuz, isterseniz yalnızlığı ve çaresizliği görürsünüz” (s.5) diyerek başlayan bu kitap, adeta bir davet. Hem hüzünle hem de umutla dolu bir yolculuğa çağırıyor sizi. Okurken, bir yandan kendi geçmişimle yüzleştim, bir yandan da hayatın ne kadar karmaşık ama bir o kadar da anlamlı olduğunu hissettim.insan hayatın her anında bir şeyler öğreniyor. Budayıcıoğlu’nun psikiyatrist kimliği, kitabı bambaşka bir boyuta taşıyor. “Mutlu insan gelmez psikiyatriye” (s.5/6) cümlesi, beni derinden etkiledi. Terapi odasından çıkan hikayeler, sadece başkalarının değil, bir şekilde hepimizin hikayesi. Her karakterde kendimden bir parça buldum; bazen “Mezardaki bir ölü gibiyim... Onlar kadar yalnızım” (s.71) diyerek mutlu yalnızlığımı , bazen de “Bazı müzik vardır içimize işler, bizi alır, bambaşka diyarlara götürür. Bazısı da hüzünlendirir ama o hüznü severiz. Sanki çok uzun zamandır görmediğimiz ama görmekten mutlu olduğumuz eski bir dostu görmüş, onunla birlikte yaşadığımız günleri hatırlamış ve hatırladıkça hüzünlenmiş gibi hissederiz kendimizi. Aslında o eski dost kendimizdir. Eski kendimiz. .” (s.8) diyerek özlediğim eski beni hatırladım. Bu satırlar, adeta ruhuma dokundu ve geçmişin o acı biber gibi yakıcı tadını (s.192) hissettirdi. “Hayata Dön” böyle kuru yalın bir hayatınıza dönün demek değil, hayatımızda tabi ki hüzünde olacak aynı zamanda umutta olacak. Her halükarda hayatın tam ortasında olmalı insan. “Düşünüyorum da, insanı, yine başka insanlar
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
8/10
·400 syf.··
2025 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 16:17
Akıcı kendine alan bir kitap.Okudukça okuyası geliyor insanın. Çok güzel, içten, her duyguyu hissederek okudum.Kitabımız bir genç kızın hayat hikayesinden bahsediyor. Çirkin mi çirkin hırçın mı hırçın çocuk mu çocuk bir genç kız.. Onu bu noktaya getiren içinde büyümüş olduğu ailesi. Otoriter bir babaanne ve ona itaat eden onun sözünden çıkmayan bir anne ve aklı bir karış hava da olan babaya sahip kız. Ala derslerinde hep başarılı olmuş ve başarılı bir avukat annesi ve babasını ilgisizlikten ve daha derin bir psikolojik rahatsızlık var psikolojik doktoru olan Gülseren hanımla etrafında oluşur bu roman.... ....."Hayat insanların duygularını tıpkı dağlar, tepeler gibi şöyle veya böyle erozyona uğratıyor."....
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
Bir kız çocuğu daha ne kadar acı çekebilir diyebileceğiniz bir hikaye...
Puan vermedi·400 syf.··
2022 51. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2022 09:59
O kadar yoğun, karmaşık, anlamsız bir vaktime denk geldin ki seni iki defa okumak zorunda kaldım. Yine muhteşem bir kitap kendinizden hayatınızdan birseyler bulacağınız kendinizi sorgulayacaginız gerçek yaşam hikayesi. Ahh Ala senin için yazabilecegim çok az şey var ve sadece şunu demek istiyorum bir kız çocuğu daha ne kadar acı çekebilir ve bu kadar acılarla nasıl cok iyi bir avukat olunabilir gosterdin bize... umarım çok iyi yerlerdesin en yükseğe çıkacağım demistin inşallah hırsına yenilip yine en dibe gelmemissindir... Yazarın da dediği gibi bu hikaye burada bitmedi ve gerçekten devamını çok merak ediyorum tadı damağımda kaldı...
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2020 54. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2020 17:21
Hayatı boyunca hiçbir şekilde sevilmemiş,türlü acılar yaşamış , şiddete maruz kalmış,okurken bile katlanmakta zorlandığınız şeylere katlanmış bir kız Alâ. Psikiyatr olarak Gülseren hanımı seçtikten sonra iyileşme yolculuğu başlıyor. Bu yolculuk epey zor olduğundan Gülseren hanım onu konuşturmak için farklı metotlar kullanıyor. Alâ ya türlü türlü hikayeler anlatıyor,tarihte yaşanmış, sayesinde çok şey öğrendiğimiz hikayeler. Hikayeler sayesinde Ala hayatını anlatmaya başlıyor. O anlattıkça hayret içinde kalıyorsunuz. Gülseren hanım yer yer kendi hayatını da anlatıyor bu kitabında. Çok çok etkilendiğim bir kitap oldu benim için.
1000Kitap
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
8/10
·400 syf.·
Beğendi
·
2025 41. kitabı
İnsanın içindeki yaraları ve iyileşme sürecini çok etkileyici bir şekilde anlatıyor. Gerçek hayat hikâyelerinden esinlenildiği için her sayfası ayrı bir samimiyet taşıyor. Karakterlerin yaşadığı travmalar, çocukluk izleri ve terapi seansları o kadar gerçek ki, okurken kendi hayatından da bir şeyler buluyor insan. Yazarın sade ama derin anlatımıyla, kitabın sonunda sadece karakterler değil, okur da biraz olsun “hayata dönüyor.”
Duygu ve Düşünce
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
insanlığın değerine dokunuş...
10/10
·400 syf.··
2022 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2022 11:45
Başarılı bir psikiyatris ve onunla birlikte insanların gercek hayatları anlatılırken: onların arasında şüphesiz en çok dikkati çeken sevgiyi daha doğduğu andan itibaren asla görmeyen aksine sürekli aşağılanan "Ala" ismindeki bir kız çekiyor. Öyleki neftet duygusu ön plana çıktığı halde sadece kendini değerli hissetmek adına erkeklerle bile yattığını dile getiriyor. Fakat "Ala" aynı zamanda çok çirkin ve kötü kokan bir kiz olduğu için ona sadece et parçası gözüyle bakılıyor. Doğduğu andan itibaren ölmesi beklenip sevilmeyen "Ala" çok varlıklı bir aileden de gelse kaderini satın almak şüphesiz imkansız ve onun da kaderi güzel olmuyor. Aksiliği çirkinliği nefret dolu bakışlarıyla insanlara karşı ters davranmasının tek nedeni sevgisizlik oluyor.Seanslar boyunca ne kadar zorlu bir aşama yaşansa da bunu psikiyatris (kitabın yazarı) mükemmel bir yaklaşımla ustaca başarıyor. Gerçek hayat hikayelerini barındıran bu kitap şüphesiz sevginin ve insanlığa verilen değerin önemini bir kez daha kavratıyor. Gercekten herkesin kütüphanesinde bulunması gereken eşsiz mükemmel bir kitap. Teşekkürler Gülseren Budayıcıoğlu...
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2022 76. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2022 14:30
Bu dünyada bir insana verebileceğiniz en değerli şey SEVGİ.. Sevgisiz bir ailede dünyaya gelen bebek, büyüdüğü süre içerisinde bu eksikliğini tamamlayamazsa ileride büyük sıkıntılar çekmesine sebep oluyor.. Ala karakteri de bunun en güzel örneklerinden biriydi.. Kitabı okurken arada başka vakaları okusanız da ana karakter Ala isimli kadının çocukluğundan başlayarak şimdiki zamanına dek yaşadıklarını anlattığı bölümle tamamlanıyor.. Geçmişte okuduğum kitaplarında, yazarı sinirlendiren, hatta hastayı tedavi etmekten vazgeçtiğine hiç şahit olmadım.. Ala, bir ilki başarıp, yazarın kendinden beklemediği düşünceleri düşünmesine, yapmak istemediği davranışları yapmasına vesile oldu.. Ala, başta sizin de öfke duygunuzu harekete geçirebilir, kitabın sonuna doğru bu fikriniz tamamen değişecek.. Varın Ala'nın hikayesini bir de onun ağzından dinleyin.. "Bu kadar acıya nasıl dayanabildin" diyeceksiniz.. Bazen kendi dertlerimiz çok büyükmüş gibi hissederiz ya hani, Ala'nın geçmişini okuyunca bizimkiler de dert miymiş diyorsunuz.. Gülseren Budayıcıoğlu 'nun akıcı kaleminden çok güzel bir kitap, okumanızı tavsiye ediyorum..
Edebiyat
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma

Yazar Hakkında

Gülseren BudayıcıoğluYazar · 9 kitap
Gülseren Budayıcıoğlu, Türk psikiyatr, yazar ve sunucudur. Kendisi gibi yazar Yağmur Artukmaç'ın annesidir. Pek çok konuda eserler vermiş olmasına karşın öncelikle sunuculuğu ile tanınmış, son yıllarda çıkardığı kitaplarla televizyonda İstanbullu Gelin, Doğduğun Ev Kaderindir, Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Camdaki Kız, Yalı Çapkını, Çöp Adam, Camdaki Kız, Terzi, Yüz Yıllık Mucize, Sakla Beni, Yan Oda, Sahipsizler, Kral Kaybederse ve A.B.İ. dizilerine ilham kaynağı olmuştur. Budayıcıoğlu, 1947 yılında Ankara'da doğdu. Kendi tanımlamasıyla, "sevecen" bir baba ile "fedakâr, otoriter" bir annenin kızıdır. Yükselen ve Mustafa isimlerinde iki küçük kardeşi vardır. Ortaokul ve lise eğitimini TED Ankara Koleji'nde, lisans eğitimini ise Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde aldı. Lisans eğitimi yılları TRT televizyonunun faaliyete geçtiği yıllara denk gelmektedir. Bu süreçte TRT'nin açtığı spikerlik sınavına girip kazandı, 1965 yılında TRT televizyonlarında spikerlik yapmaya başladı. Okul arkadaşları ve hocaları tarafından kendisine "Miss TRT" lakabı takıldı. 1972 yılı Eylül ayında üniversiteden mezun oldu, bu dönemde spikerlik ve doktorluk arasında seçim yapması için baskılara maruz kaldı ve aynı yılın sonunda Kasım ayında spikerliği bıraktı, Aralık ayı itibarıyla üniversitede asistan olarak göreve başladı. Ancak asistanlık görevi çok uzun sürmedi. Asistan olarak çalışırken TV'de çıkabilmesi için hukuki olarak izin alması gerekliydi. Bu izni verebilecek merci olan çalıştığı üniversitenin dekanı Prof. Dr. Rıdvan Ege 1973 yılının Ocak ayında izin verilmesinin mümkün olmadığını açıkladı. Aynı ay bayram sırasında Budayıcıoğlu televizyonda iki program sundu, Ege'nin programa denk gelip TV nöbetçi müdürlüğünden çekim tarihini sorması üzerine programları kaçak olarak sunduğu kanıtlandı. Açılan soruşturmada farklı bir işte çalıştığı için asistanlık görevine son verildi ve Budayıcıoğlu TV'ye geri döndü. Psikiyatri alanında uzmanlığını 1977 yılında Hacettepe Üniversitesinden aldı ve burada 5 yıl öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bu dönemde üniversite ve TRT iş birliğiyle hazırlanan çeşitli hastalıklar ve toplumsal sorunlar gibi konuların uzmanlarla beraber ele alındığı "İnsan ve Dünyası" isimli bir programın da sunuculuğunu yaptı. YAZARLIK KARİYERİ; Yazarlık kariyerine, 2004 yılında yazdığı Madalyonun İçi, Bir Psikiyatrın Not Defterinden kitabıyla başladı. İlk iki kitabında kısa hikâyelerle farklı psikiyatrik sorunları ele aldı. Üçüncü kitabı olan Hayata Dön ile birlikte tek bir hikâyeyi ayrıntıları ile yazmaya başladı. İlk dört romanı ve 2019 yılında çıkarttığı Camdaki Kız romanı, psikoterapik romanlardı, bunları tanık olduğu gerçek vakaları hikâyeleştirerek yazdı. 2017-2019 yılları arasında Star TV'de yayımlanan İstanbullu Gelin dizisi yazarın Hayata Dön kitabının bir uyarlamasıdır. 2019-2021 yılları arasında TV8'de yayımlanan Doğduğun Ev Kaderindir dizisi ise yazarın Camdaki Kız adlı eserinden uyarlanmıştır. Bu iki uyarlamanın ilgi görmesinin ardından 2020 yılında Madalyonun İçi, Bir Psikiyatrın Not Defterinden kitabından iki farklı dizi; TV8'de Kırmızı Oda ve TRT 1'de Masumlar Apartmanı dizileri uyarlanarak yayımlanmaya başladı. Yazar yeni kitabının adının Kırmızı Pelerin olacağını açıkladı. 2021 yılında ise Kanal D'de aynı adlı romandan uyarlanarak Camdaki Kız dizisi yayımlanmaya başlandı. Gülseren Budayıcıoğlu'nun proje tasarımcısı olduğu Yalı Çapkını ve Çöp Adam dizileri 2022 yılında Star TV'de yayımlanmaya başladı. Budayıcıoğlu, Temmuz 2021'den itibaren Hürriyet'te psikoloji üzerine haftalık yazılar hazırlamaktadır.