·104 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Nisan 2023 17:32 Gregor bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulur bu salt bir değişim değil fakat "başkalaşım"dır. O insanlığını koruyarak değişim geçirmemiş ;artık farklı bir canlı türü olmuştur. Dönüşüm, hiyerarşi ve otorite düşüncesiyle temellenen, bu amaçla sözü edilen düşünceyi önce aile kurumu içerisinde odaklaştıran toplum içerisindeki bireyin tragedyasıdır. Gregor "dönüştüğü" güne değin çeşitli kölelikler içerisinde yaşamış bir toplum parçasıdır ;işyerinde köledir;aile çevresinde köledir ve zincirleri içerisinde uslu oturduğu sürece de benimsenip sevilir. Başkaldırısı bilinçaltında başlar;bu bilinçaltı, kendine uygun biçimi yaratır: Gregor'un böceğe dönüşmesi, gerçekte artık başkalaşmasıdır. Böceğe dönüştüğü andan başlayarak, toplumun ve ailesinin ona ilişkin - onu tutsak kılan-beklentileri, artık sonuçsuz kalmaya yargılıdır;böceğin iğrençliği, çizgisi sürüyle uyuşmayan bağımsız bireyin iticiliğiyle özdeştir. Anlatıda toplumu simgeleyen aile, önceleri ümidini yitirmez;yeni Gregor'a hareket alanı sağlayabilmek için, odasının biraz boşaltılması gerektiğini düşünür. Ama anne buna karşı çıkar ve ilginç olan, karşı çıkış gerekçesidir: "Bence en iyisi, odayı eskiden nasıl idiyse aynen öyle korumayı çalışmamızdır,böylece Gregor yine aramıza döndüğünde herşeyi eskisi gibi bulur, arada olup bitenleri unutması da o ölçüde kolaylaşır." Annesinin bu sözlerine göre, Gregor'un sürüye dönebilmek için böceklikten çıkması ve sürüye yeniden ayak uydurabilmesi için böcek olduğu dönemi unutması gerekir. O zmn yine anne ve babasına uyabilecek ve içinde yaşadığı topluma yeniden" hizmet "edebilecektir. Ancak eserin sonunda Gregor'un" insan" olmasından artık ümidini kesen ailesi, Gregor'u gözden çıkarmışlardır. Gregor yaşamanın anlamsız olduğuna kanaat getirir.