Puan vermedi·59 syf.··
2023 21. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2023 02:20
Bu kitabı sevip sevmediğime, beğenip beğenmediğime yada anlayıp anlayamadığıma bir türlü karar veremedim. Hızlı bir okuyuş ile çabucak bitti. Gerçi hikaye de öyle, hiç uzatmadan bitti. Kitaptaki çizimler falan sanırım grafiker olmanın ve resim yapmayı sevmenin de verdiği yetkiye dayanmış olmalı ki, kitaba ayrı bir hava katmış olmasına kadar sevdim. Konu olarak: Hikaye yazan adamın, sevdiği kadın Müzeyyen'in, hayatından çoktan gidişini ama bunu çok geç fark ettiğini konu alıyor. Filmini de izlemiştim ve çok beğendiğim filmler arasına eklemiştim. Özellikle son sahnesinde olan asıl vurucu sahneyi şu sözler ile spoiler yapabilirim: - Beni niye bırakıp gittin Müzeyyen? - Elimde değildi, kendime engel olamadım. Ona aşıktım. Seni üzmek istemezdim ama kendimden de vazgeçemedim. - Değdi mi peki? - Mesele bu değil ki, yaşamam gerekiyordu yaşadım. Ama biliyorsun işte bitiyor en nihayetinde her şey gibi. - Çay için teşekkürler. - Gitme! Lütfen! Diyelim ki gitmedin. Seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? Ne yapacaktık? - Sevişirdik. - Başka? - Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim. Sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin. - Sonra? - Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum. O ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim. - Sonra? - Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. - Güzelmiş. - Sonra dışarı çıkardık. Dışarıda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun. Ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik. - Gider miydik gerçekten? - Giderdik. Hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. Hiçbir şey yapmazdım; gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. Orada öylece ağlayışını izlerdim senin. Başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. Sonra hiçbir şey yapmazdık. öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık. - O zaman, bir çay daha içelim mi? - Daha fazla çay içmek istemiyorum ben. Bu kadar sanırım. ^^
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.