Kütüphanende bir kitap, sırtında bir yazı: "Yaralısın"
Puan vermedi·248 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2023 01:13
"Yakalandın! Kaçtığın o gerçek, gelişigüzel iyiyimler; o can alıcı, yalın ve içten bir çağırış gibi duruyordu karşında: Yaralısın! Bir sözcük bu denli eritebilir miydi seni? Aralayabilir miydi kor cehennemi? Belleğini kemiren, kendini hep yineleyen o tanıdık sızı yine baş gösteriyor: Yok olsam... Yok olsam... Artık hayattaydın, vardın. Oysa yok olmakla, hiç olmamak arasında büyük fark vardır. Sen etten ve kemikten, çeşitli belirteç şekilden ve ruhtan, hüzünden, mutluluktan, acıdan... En çokta acıdan... Acıdan bir insandın. Şimdi yok olsan, yarılsa yer karışsan toprağa veya bir bulut, yudumlanır olsan boşluğa, artık ne fayda? Bundan böyle sen, çevrenin belleğinde bir izdüşümünde, solunan havanın moleküllerinde, bir yaşamın hapşırığındasın. "Çok yaşa!" Elinle beslediğin hayvanlar geliyor aklına. Bir çiçeği ıslatışın, okşayışın... Sen artık doğanın da hatrında, hatırlanışındasın... Hem kimse beceremez senin gibi o işi, kimse sakınamaz bir acıyı senin gibi sevdiklerinden. Kovuyorsun bu düşünceleri, uzaklaştırıyorsun zihninden. Derinden bir soluk alıp veriyorsun: Oh! Bu soluk ki ferah... Bu soluk ki taze ve yenilenmiş. Bu soluk karışacak diğer soluklara." Yukarıda bizzat yazdığım yazı, kitap ile ilgili bir fikir yürütebilmeniz adına bir örnek, teşkil. "Yaralısın" işte böyle bir kitap. Bu çekilen işkencelerden, aşağılanmalardan, acıdan öte; var olmamayı dileyen bir adamın hikayesi. Uzundur 'ikinci şahıs anlatıcı' dilinde bir eser okumamıştım. Sarsıldım. Her dayağı yiyen bendim; aşağılanan, sövülen o kişi bizzat bendim. Cümlelerin sarsıcılığı 'sen' diliyle de birleşince ortaya muazzam eser çıkarmış yazar. Nitekim girişte, tam altı sayfalık Yaşar Kemal övgüsü yer alıyor. O büyük duayen, yalnız 'aferin' yazsa, günümüz yazarlarının çoğu bunun zekatını bile veremez. Altı sayfalık bir methiye... Yaşar Kemal... Kitapta ki karakterimizin adı Nuri. Kitabın içinde ki o bütün mahpusların adı da Nuri. İlk sayfayı okuduğunuz siz de Nuri oluyorsunuz. Kitabın sonunda da yazarın da dediği gibi artık "Nuri'leşiyorsunuz." Diğer incelemelerimdeki gibi alıntı vermeyeceğim. Başlangıçta yazdığım zaten düşüncelerinizde bir şablon oluşturmuştur. Sayfalar akıyor, sıkılmıyorsun. Her bir acıyı hissede hissede yine de o sayfaları hızla çevirmekten kendimi alamadım. Kült bir eser olduğunu bir kere belirteyim. 1975, Orhan Kemal Ödülü'nü almış bu eser, toplumcu-gerçekçi bir romandır. Yaralayan yanı da budur. Bu işkencelere vatanımızın nice Nuri'leri maruz kalmıştır. En kötüsü de 'aşağılanmak' diye ifade eder kitap. Türlü acıdan da acı... İyi ki bu eser, bütün yalınlığı ile sansürsüz, cesurca kaleme alınmış. Her cümle, yerli yerinde... Tez elden okumanızı salık veririm. Ufak, hatırım da dolaşan bir anektot: Bir gün öyle bir işkence görür ki (anlatmayacağım), her mola arasında holde kara yazmalı, sıska yerleri silen bir hademeciyi görür. Birine benzetir gibi olur. Suçlayamaz, tek işi evine para götürmek olan bu kadın bu şartlar altında da yerleri siler, süpürür. Her ara da o kadın ilişir gözüne. Suçlamaz ama yakıştıramaz da. Bir kadın. Bir anne. Merhamet ve şefkat timsali olan kadınlar...
1000Kitap
YaralısınErdal Öz · Can Yayınları · 20192,468 okunma
·
169 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.