Puan vermedi·651 syf.····Okunma: 19 Mayıs 2023 08:59 Haruki Murakami'nin okuduğum ilk kitabı ve çok sürükleyiciydi. Bir çok okura göre(iki günde okuyanlardan bahsediyorum)ben çok hızlı okuyamamışım.Ama yine de elimden bırakamadım.
Öyleyse şimdi direk kitabın içeriği ve karakterler hakkında bahsetmek istiyorum. Kitabı okumadan önce okumak istemeyenler için Spoiler içerir.
“Annem çıkıp gitmeden önce, bana sımsıkı sarılmamıştı bile. Tek bir tatlı söz bile bırakmamıştı ardında.”
Kafka Tamura, annesi onu evin evlatlık kızı (Kafka’nın üvey ablası) ile birlikte terk ettiğinde henüz dört yaşındadır. Babası tarafından suçlanarak, Oedipus laneti ile lanetlenir. Kafka da içten içe hep kendini suçlar, annesi onu asla sevmemiştir. Kafka, on beşinci doğum günü evi terk eder ve bir otobüsle Şikoku adasındaki Takamatsu şehrine gider. Orada Komura kütüphanesinde çalışmaya ve kalmaya başlar.
Bir akşam bilincini kaybeder ve kendini üzerine kan bulaşmış halde bulur. Bir gazete haberinden babasının öldürüldüğünü öğrenir. Babasının öldürülme zamanı ile Kafka’nın bilincini kaybettiği zaman çakışmaktadır. Öyleyse babasını kendisi öldürmüştür. Babasının lanetinin ilk maddesi gerçekleşmiştir.
Nakata, Hoşino ile birlikte kaldıkları apartman dairesine döndükten sonra, uzun bir uykuya dalar, ancak bir daha uyanmaz. Nakata’nın açtığı giriş kapısını kapamak artık Hoşino’ya kalmıştır. Bir kedinin yol göstermesiyle Hoşino, giriş kapısını kapatır ve apartman dairesinden ayrılır.
Takamatsu’da bunlar olurken Kafka, ormandaki evde derin bir ruhi bunalıma girer ve intihar etmek niyeti ile ormanın uçsuz bucaksız derinliklerine dalar. Ormanın içinde ölüler diyarına geçer. Orada Saeki Hanım ile karşılaşır. Onu halen annesi olarak görmektedir. Saeki Hanım da Kafka Tamura’yı halen gençlik aşkı olarak görmektedir. Ancak bir endişesi vardır. Ölüler diyarının sakinleri kısa bir süre sonra dünya hayatında yaşananları unutuyorlardır. Saeki Hanım da kısa bir süre sonra her şeyi unutacaktır. O unutulmak istemiyordur. “Senden beklediğim yalnızca bir şey var” der Saeki Hanım Kafka’ya. “Beni anımsamanı istiyorum. Yalnızca senin anımsaman yeter. Başkalarının unutması hiç umurumda değil.”
Komura kütüphanesi, Saeki Hanım’ın kaybettiği aşkının evidir ve Kafka’nın odasında asılı resim de onun sahilde oturduğu bir halde çizilmiş halini kaydeder. Resmin adı ise “Sahilde Kafka”dır. Saeki Hanım, Kafka Tamura’yı kaybettiği büyük aşkı yerine koyar ve onunla birlikte olur. Kafka açısından durum farklıdır: Bazı bilgi kırıntılarına dayanarak, Saeki Hanım’ın kendisini küçükken terk eden annesi olduğuna inanır. Babasının lanetinin ikinci maddesi de gerçekleşmiştir. Kafka kütüphanede çalışma arkadaşı Oşima’nın ormandaki evine gider. Orada iken rüyasında yolculukta tanıştığı ve evinde bir akşam kaldığı Sakura ile birlikte olur. Kafka, Sakura’yı üvey ablası olarak hayal etmiştir. Böylece babasının lanetinin son maddesi de gerçekleşir.
Kafka’nın ormanda kaldığı sürede, Satoru Nakata önemli bir misyon üzerinedir. Nakata 60’lı yaşlarında, çocukluğunda yaşadığı esrarengiz bir olaydan ötürü akıl kıtlığından muzdarip bir adamdır. Ancak Nakata’nın olağanüstü bir yeteneği vardır: Kedilerle konuşabiliyordur. Bu özelliği yüzünden kedileri yakalayıp canice öldüren Johnnie Walker’la yolu kesişir. Kedileri bu cani adamdan kurtarmak isteyen Nakata, Johnnie Walker’ı öldürmek zorunda kalır.
Hemen ardından Nakata “giriş taşını” aramak üzere Şikoku adasına gitmek üzere yola koyulur. Nakata, en son bindiği kamyonun şoförü Hoşino’nun ve onun rastladığı bir kadın satıcısının yardımıyla bu taşı bir tapınakta bulur. Nakata taşı kullanarak giriş kapısını açar. Daha sonra, yine Hoşino’nun yardımıyla, Komura kütüphanesine gider ve Saeki Hanım ile görüşür. Saeki Hanım ruhunu o görüşmede teslim eder.
Kafka’nın kütüphanede kaldığı odaya geceleri 15 yaşlarında bir kızın hayaleti gelmeye başlar. Kafka odada asılı bir resme bakaduran kıza aşık olur, ancak daha sonra hayalet kızın kütüphane müdürü Saeki Hanım’ın genç kızlık hali olduğunu düşünür. Kafka, kıza olan aşkını Saeki Hanım’a yöneltir.
Ancak bunun için Kafka’nın kapısı kapanmadan geri dönmesi ve hayatına kaldığı yerden devam etmesi gerekir. Kafka Tamura, annesi olarak gördüğü Saeki Hanım’ı kendisini terk ettiği için affeder ve ölüler diyarından ayrılır. Kafka, ilk önce ormandaki eve sonra da kütüphaneye uğrar. Saeki Hanım’ın kendisine bıraktığı “Sahildeki Kafka” isimli resmi alan Kafka Tokyo’ya döner.
Haruki Murakami’nin Sahilde Kafka’sı gerçek ile gerçek-üstünün, normal ile anormalin, fizik ile metafiziğin birbiri ile iç içe geçtiği bir roman. Bu geçişlerin teklifsizce, kısıt olmaksızın, doğallıkla ve fark edilmeksizin olması, yazara hikayesini kurgularken hayal gücünü kullanmada neredeyse sınırsız bir imkan sağlıyor ve okuyucusunu sürükleyici, olağanüstü ve acayip bir hikayenin içine sürüklüyor.
Öte yandan hikayenin son derece gerçekçi öğeler de barındırması okuyucuya dört dörtlük bir fantezi içinde olma rahatlığını vermiyor. Örneğin, Nakata kendi dünyasında bir kedi katili psikopatı öldürürken, aslında gerçek hayatta Kafka Tamura’nın heykeltıraş babasını öldürmüş oluyordu.
Karakterlerin subjektif dünyalarında ve objektif dünyalarında olan bitenler ve bazen bu iki dünya arasındaki ilişki-örtüşme-etkileşim, nihayetinde okuyucuyu kaçınılmaz olarak romanın yoğun sembolizm dünyasında anlam aramaya itiyor. Bu ise romanın ayrıca heyecan veren başka bir yönü. Mesela, Nakata’nın çocukluğunda yaşadığı ve İkinci Dünya Savaşı sırasında geçen esrarengiz olay ve olayın Nakata üzerindeki derin etkileri ile yazar, acaba Japonya’nın savaştaki ağır yenilgisinin birey ve toplum üzerinde bıraktığı uzun süreli etkilere mi gönderme yapmaktadır?
Ancak yazarın yoğun sembolizm dünyası şaşırtıcı olduğu kadar da puslu. Mesela, Nakata’nın kedilerle konuşabiliyor olması ne anlama gelmektedir? Giriş taşı, o taşı kullanarak öte dünyaya kapının açılması, Albay Sanders karakteri, gökten yağan şeyler, Nakata’nın hayatının sonunda edindiği görev, öldükten sonra ağzından çıkan şey ve saire… Bu geniş sembolizm dünyasının her öğesinin, büyük veya küçük, bir anlamı var mı cidden? Murakami okuyucuya neredeyse sınırsız bir yorumlama alanı bırakıyor. Ancak roman boyunca, en azından benim açımdan, akan tek bir ağır tema var. Birinci sayfadan sonuna kadar boğazda bir yumruk olup, kalbi acıtan…
Kitapta iki farklı karakterin hikâyesini işleyen yazar bir yandan 15 yaşında evden kaçan bir genç olan Kafka Tamura’nın hikâyesini anlatırken diğer yandan da saf bir ihtiyar olan Nakata’nın hikâyesini ve bu iki karakterin hikâyesinin nasıl kesiştiğini anlatmaktadır.
Kafka Tamura 15 yaşına girmeden bir gün önce evden kaçmıştır. Babasının ona anlattığı kehanetten kurtulmak için evden kaçan Kafka’nın kehaneti Antik Yunan’daki Oedipus kehanetinin aynısıdır. Kafka’nın o daha 4 yaşındayken ortadan kaybolan annesi ve ablası ile ilişkiye girmesini sonrasında ise babasını vahşi bir şekilde öldürmesini içermektedir.
Nereye gideceğini bilmeden yola çıkan Kafka’nın bu yolculuk sırasında belki annesi ve ablası ile karşılaşmak gibi bir umudu da vardır. Yolculuğu sırasında Sakura adlı bir kız ile tanışır ve içinde onun ablası olabileceğine dair bir his vardır. Yolculuğunun sonunda Kafka kendini Japonya’nın Takamatsu şehrinde özel bir kütüphanede bulur.
Burada kütüphane çalışanı Oshima ve kütüphaneyi işleten Saeki Hanım ile tanışır. Kafka Oshima’nın yardımları ile kalacak bir yer bulur ve kütüphanede Oshima’ya yardım etmeye başlar. Kafka kütüphane’nin işletmecisi olan Saeki Hanım’ın güzelliğinden çok etkilenir ve Oshima’dan Saeki Hanım’ın hikâyesini öğrenir. Saeki Hanım yıllar önce sevgilisini üzücü bir olayla kaybetmiş ve ondan sonra yaşlanmayı durdurmuştur. Hep o 20 yaşındaki hali ile görünmektedir ve yöneticiliğini yaptığı bu kütüphane ölen sevgilisinin ailesine aittir. Kafka günlerini kütüphanede çalışarak geçirirken hayatı birden polislerin onu bir cinayet suçundan araması ile değişir.
İkinci Dünya savaşı sırasında bir okul gezisinde birden uykuya dalan ve sonrasında bir şey olmamış gibi uyanan çocuklar hakkında bir soruşturma başlatılmıştır. Ancak çocuklardan biri diğerleri gibi hemen uyanmaz. Günlerce hastanede kalır ve okuma yazma dahil bildiği her şeyi unutmuş olarak uyanır. Bu çocuk romanın bir diğer karakteri olan Satoru Nakata’dır. O günden sonra hayatına normal bir insan olarak devam edemeyen Nakata’nın özel bir yeteneği vardır. Kedilerle konuşabilmektedir. Ve geçimini sağlamak için kayıp kedileri arayıp bulur. Bir gün Susam adında bir kediyi ararken diğer kediler kötü bir adamın onu kaçırmış olabileceğinden bahsederler. Nakata Susam’ı ararken yanına bir köpek gelir ve onu takip etmesini ister. Nakata köpeği takip ederek bir malikaneye ulaşır. Bu malikane kedileri kaçırıp öldüren kedi avcısı Johny Walker’a aittir. JohnnieWalker kedilerin ruhundan kendine kaval yapmaktadır. Nakata kedileri korumak için Johnnie Walker’ı acımadan öldürür. Sonra suçunu itiraf eder ama sıra dışı bir adam olduğu için kimse ona inanmaz. Nakata da nereye gideceğini bilemeden yollara düşer ve yolda Hoşino adlı bir kamyon şoförü ile tanışır. Hoşino Nakata’yı dedesine benzettiği için hiç düşünmeden onu arabasına alır ve ona yardımcı olur. Buradan sonra tamamen farklı sebeplerle yola düşen bu iki karakterin hikâyesi kesişecektir.
Kafka Tamura: Kitabın babasının kehanetinden kurtulmak için evden kaçan 15 yaşında bir genç olan ana karakteri
Karga: Kafka Tamura’nın içinde yaşayan ve onunla konuşan diğer benliği
Satoru Nakata: Çocukluğunda geçirdiği kazadan dolayı her şeyi unutmuş olan ama kedilerle konuşabilen ihtiyar bir adam. Kitabın diğer ana kahramanı
Sakura: Kafka’nın yolda karşılaştığı ve daha sonra ona yolculuğunda yardımcı olacak olan genç kız
Oshima: Kütüphanede çalışan kadın vücuduna sahip ama erkek gibi hisseden bir trans birey olan ve hikâyenin ana kahramanı Kafka’ya çokça yardımcı olan karakter
Saeki Hanım: Kitabın ana kahramanı Kafka’nın aralarında farklı bir bağ olduğunu düşündüğü kütüphanenin işletmecisi ve müdürü
Hoşino: Nakata’yı aracına alıp bu gizemli yolculukta ona yardım edecek ve daha sonra hikâyede önemli rol oynayacak genç bir kamyon şoförü
Johnnie Walker: Adını ünlü bir viski markasından alan ve markanın logosundaki adam gibi giyinen kedilerin ruhundan flüt yapmaya çalışan katil.
Okuyacak olan arkadaşlara şimdiden iyi okumalar.