·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Mayıs 2023 20:28 Herkese merhabalar :)
Bilge Karasu ile tanışma zamanım gelmişti. Felsefe ile edebiyat arasında bol geçişli bir kitap. Karasu düşüncenin sınırlarını aşmaya çalışırken; baskı karşısında bireyin tavrı, inancın insan yaşamı üzerine çelişkilerine yoğunlaşıyor. Sözlerden bir örgü kurup, zaman ve mekanda atlamalar, basmakalıplığın ötesinde bir dil kullanıyor.
Töreleşmiş bir düzenin parçası olmak mı, değişim karşısında direnç göstermek mi, baskı karşısında yola çıkmak mı? Kaçmak mı sığınmak mı? İnanç değişikliği yaşanırken toplumsal alandan kendini dışlayan Andronikos ve kahraman olmakla derdi olan İoakim’in kendi kendileriyle ilgili düşünsel izlenimleri.
İnanç, arayış, inancın pratiği, varolmak ve ölüm üzerine çokça imge barındırması, reel zamanda süreksizlik okunmasını zorlaştırsa da; anlattığı insanlık tarihinin en eski dönemden beri konusu.
Kitapta sevmediğim şey “Dutlar” öyküsünün diğerlerinin sorgulayı doygunluğunu söndürmesi ve ayrık durması.