Puan vermedi·67 syf.····Okunma: 19 Mayıs 2023 22:42 Uzun zamandır tanışmak istediğim bir yazardı kendisi. Çocukluğunun soğuk geceleri ile tanıştık nihayet.
Öncelikle belirtmek isterim ki; kitapta sıralı bir olay örgüsü beklemeyin. Özlü çocukluğundan yetişkinliğine geçişini otobiyografik bir şekilde sanki bir günlük tutar gibi anlatmış. Neredeyse her bir paragrafta başka bir durumu anlatıyor. Kitap kısa olsa da bazılarını bu okuma yorabilir.
Kitap kısa olmasına rağmen ben de okurken yoruldum açıkçası. Çok yalın bir anlatımı olmasına rağmen her bir cümleyi ‘acaba bunu neden yazdı’ ‘bunu neye benzetti şimdi’ diye düşünürken kitap hızlı ilerleyemedi. Zaten kitaba karamsar ve depresif bir hava hakim. Hayatınızın hangi döneminde okuduğunuz da okuma hızınızı etkiler.
Tezer Özlü’yü bu kitabıyla çocukluğundan bugüne tanıma fırsatı bulduğuma çok memnum oldum. Çocukluğunda özlediği her şeyi yetişkinliğine yansıtıp, toplumun ahlaki değerlerine başkaldırarak, bir süre sonraki kabullenişi ve vazgeçişi beni derinden etkiledi.
‘Öfke içinde büyüyoruz’ diyor kitabın 27. sayfasında. Öfke içinde büyüyor ve delirmemeye çalışmak için sorgulamadan topluma ayak uyduruyoruz.
Yaşadığı yıllarda ülkenin içinde bulunduğu siyasi bunalım, yaşadığı psikolojik durum sonrası kliniğe yatışı, oralarda başına gelenler, gitmek isteyişi ve sonrası gelen ‘ruhundaki bunaltı’ kitabın en başından itibaren geçiyor okuyucuya. Onun için gitmek normal hissettirir hale gelmiş artık ve diyor ki;
‘Öleceğim de ne olacak, ölsem ne olur’
Ben muhtemelen bu kitabı bir kere daha okuyacağım. Varoluş felsefesinin Türk Edebiyatı’ndaki güzel örneklerinden biri olduğunu düşünüyorum.
İyi okumalar.