·481 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Mayıs 2023 22:03 Serenad.. Yani “bir müzik aracıyla çalınan ya da sesli olarak söylenen ya da her ikisi birlikte olabilen, serbest biçimli müzik parçası..”
Kitap bir aşk hikayesi gibi görünse de içinde birçok önemli detayı barındırıyor.
Serenad, konu itibariyle çok çeşitli. İlk olarak 1939-42 yılları arasında Türkiye’ye gelen bir Alman bir profesörün, tekrar İstanbul’a geldiğinde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nde çalışan bir kadın üzerinde bıraktığı etkileri görüyoruz.
Profesörün zamanında Nazi zulmü hakimdi. Eşi de bir yahudi olduğundan onlar için artık kaçma zamanı gelmişti. Eşiyle beraber Türkiye’ye doğru yola çıkmışlarken eşi Nadia Naziler tarafından esir tutulur. Profesör de Türkiye’ye tek başına gelir ve Nadia’yı da Almanya’dan getirtmek için çalışmalara başlar. Türkiye’den de geçecek olan Struma adlı gemi ile yola çıkan Nadia’yı ve profesörümüzü kim bilir neler bekliyor!
Gerçek bir hikaye!*****
İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerin hedefinde Yahudiler vardı. Romanya’daki Yahudiler de bundan nasibini aldı. İçinde Yahudilerin (769 kişi) olduğu ve Romanya’dan kalkan Struma gemisi İstanbul’da Sovyetler tarafından batırıldı. Yük gemisi olmasına rağmen ve 100 kişinin bile zor sığacağı gemiye tam 769 kişi sığdırılmış. Gemi İstanbul’a varmadan arıza yapmış ve İstanbul’a demir atmış. Asıl varış noktası Filistin. Ancak hiçbir zaman Filistin’e gidemeyen bu gemiden sadece 1 kişi kurtulmuştur.
Türkiye bu olayda tarafsız kalmayı, daha doğrusu Almanya’yı karşısına almamayı tercih etti. Bu nedenle bu olayda tek bir suçlu arayamayız. Olaya tarafsız bakarsak başta Almanya olmak üzere Rusya, Türkiye, İngiltere ve Filistin de bu işin sorumluluları gibi gözüküyor.
Kitabın sonuna doğru gelirken Maya Duran, profesörün Amerika’da durumunun kritik olduğu ve bir hastaneye yatırıldığı haberini alınca doğrudan yanına gidiyor. Ona batık Struma gemisinin fotoğraflarını, Nadia’nın mektubunu ve profesörün Nadia için bestelediği Serenade für Nadia notasını giderken yanında götürüyor. En sonunda profesör öldüğünde küllerinin Struma’nın battığı Karadeniz’e dökülmesini Maya’dan istiyor. Maya bu isteği yerine getirerek profesörü Nadia’ya kavuşturuyor.. Böylelikle kitap sona eriyor.
Serenad… Sadece adı bile çok güzel bir çağrışım uyandırıyor insanda..
Gelin siz de Maximilian Wagner ve Nadia’nın hikayesini okuyun, öğrenin.. Keyifli okumalar dilerim şimdiden..