Sufiler, her şeyin canlı olduğuna inandıkları için her şeye karşı merhametle, esirgemeyle muamele ederler. Namaza duracakları vakit, secde yerini öperler. Namaz bitince gene secde yerini öpüp kalkarlar. Bir araya geldikleri zaman, yeri öperek şükür secdesini yerine getirirler. Yürürken bile yere hızlı basmazlar; yer, ayaklar altına döşenmiştir, herkesi başının üstünde taşımaktadır, herkese hizmet etmektedir. Bu yüzden onlar da bastıkları yeri incitmekten çekinirler. Su içecekleri vakit bardağı hafifçe öperler. Kaşığı, çatalı ellerine alınca sapını öperler. Sofrayı öpüp otururlar; yemek bitince öpüp kalkarlar. Bu öpmeye "görüşmek" derler. Yatarlarken yastığı, üstlerine alırlarken yorganı öperler ve gene yorgan ve yastıkla görüşerek kalkarlar. Hatta mendil gibi öpülemeyecek şeyi bile alırlarken onu öper gibi yapıp parmak uçlarını öperler. Bütün bunlar, tarikat edepleridir ve her şeyi canlı kabul ettiklerindendir.*