6/10
·255 syf.··
2023 75. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 16:34
“Yurt dediğimiz şey, bizim için sadece birer kavram olan anavatan ya da ulus kavramlarından daha elle tutulur bir şey, onun içindir ki bu kadar çok kişi, herkes değil mutlaka ama, yaşlanmaya koşut olarak deyim yerindeyse, yurtlarında toprağa verilme isteğini dile getirirler, çoğunlukla da acı biçimde gerçekleşemeyen bu dilek olarak kalır bu, çünkü çoğunlukla koşullar bu isteğin karşısına dikilir.” Alman yazar Günter Grass’ın Kurbağa Güncesi’ni okumak bana kendimi tarihi bir filmin çekildiği sete yanlışlıkla dalmışım gibi hissettirdi. Kitap Sovyetler Birliği’nin glastnost ve perestroyka politikaları sonucu dağılma sürecine girdiği, 1989’da Berlin duvarının yıkılmasıyla Almanya’nın birleştiği ve Körfez Savaşı’nın patlak verdiği dönemde Alman dul sanat tarihçisi Alexander Reschke ve Polonyalı dul gotik melek uzmanı Alexandra Piatkowska’nın pazar yerindeki tuhaf karşılaşmaları sonucu aralarında başlayan bir aşk hikâyesini anlatıyor. II. Dünya Savaşı’nı atlatmış bu çiftin ortak pek çok noktası var. Sınırların yeniden çizilmeye başladığı bu dönemde ölülerin kendi yurduna gömülmesi fikri onlara pek parlak bir fikir gibi geliyor ve “Alman Polonya Mezarlık Şirketi”ni hayata geçirmeye çalışıyorlar. Ancak bu iyiniyetli organizasyon kapitalizm çarkları arasında çılgınca bambaşka bir projeye evriliyor. Daha önce Teneke Trampet’i okumuş ve yazarın kalemine hayran kalmış biri olarak bu kitabı hiç sevemedim. Vermek istediği mesajı aldım lakin konu fazla dağınık geldi. Zor metinleri okumak bana ayrı bir haz verir ama bu kitapta tam olarak tarif edemeyeceğim bir eksiklik vardı. Siz yine de şans verebilirsiniz belki ben doğru zamanda okumamışımdır.
Kurbağa GüncesiGünter Grass · Everest Yayınları · 201552 okunma
·
322 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.