Ediz

@Erleg
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2023 15:43
1999 Şubat’ında Abdullah Öcalan’ın yakalanmasının ardından, kendisini sorgulaması için görevlendirilen ekibe Atilla Uğur da seçilir. Ergenekon soruşturması süresince cezaevine konan Atilla Uğur, zamanı geldiğini düşünerek sorgu sürecini bu kitabında anlatmaya karar verir. Apo’nun yakalanışının ardından canından korktuğunu, ölmemek için Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmeyi teklif ettiğini görüyoruz. – Bu satırların doğruluğu, Apo’nun ortaya çıkan sorgu videolarından da teyit edilebilir. – Kendisine müsaade edildiği takdirde bölgedeki tüm Kürtleri Türkiye’ye bağlayabileceğini söylüyor. Daha önce verdiği emirlerden pişmanlık duyduğunu, hatalar yaptığını ve artık Türkiye’nin hizmetinde bambaşka birisi olacağını söylediği de görülüyor. Çeşitli gazetecilerin, şarkıcıların, iş adamlarının ve aşiretlerin ismini vererek, kimlerin örgüte yardım ettiğini bir bir anlatıyor. “Tabii özellikle bazı sanatçılar MED TV'de programlara çıktılar. Ferhat TUNÇ, Ahmet KAYA, Şivan PERVER bizimdir. Daha önce ifade ettiğim gibi İbrahim TATLISES maddi yardımlarda bulunmuştur. 1998 Aralık ayında Haluk GERGER beni Roma'daki villamda ziyaret etmiştir. Avukat Şerafettin KAYA ve Avukat Serhat BUCAK da Roma'da beni ziyaret etmişlerdir.” “İbrahim Tatlıses'in Tatlıses Turizm'inin İstanbul bağlantılı gönüllü yardımlarını da gördük." "Apo bunları anlatırken aklıma özellikle doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzda birçok otobüs firmasının, dinlenme tesislerinin araçlarının örgüt tarafından saldırıya uğradığı ama Tatlıses Turizm'in hiçbir saldırıya maruz kalmadığı geldi. Örgüte yardım eden iş adamı ve sanatçılar konusunu Ankara'da üst düzey bir yetkiliye anlattığımda, "Doğru olabilir, ama sen biliyor musun Mehmetçik Vakfı'na yüklü miktarda katkıda bulunanlar arasında bu sanatçı da var." dedi. Bunun adı denge politikası idi. "Bana kimse dokunmasın, ben işime bakayım, para kazanayım." anlayışıydı.” Aldığı dış destekleri, hangi ülkeden hangi yardımları gördüğünü de anlatıyor: “En başından beri Yunanistan'dan daimî destek aldık. Yunan istihbaratından Albay Masteski yedi kişilik heyetle yanıma geldi. Lavrion kampının kullanılması, askeri ve maddi destek vaat ettiler. Kampta teknik sabotaj ve orman yangınları konusunda da eğitim vereceklerini söyleyerek Türk turizm hedeflerine yönelmemizi, metropollere savaşı taşımamızı istediler.” “Sırbistan'ın elinde çok miktarda Strella Füzesi mevcuttur. 20 adet satın aldım ama Sırplar çok daha fazlasını bize destek amacı ile parasız verdiler. Füze eğitimlerimizi de onlar verdiler. Füzeler, konteynerlere yüklenip gemi ile Suriye'ye getiriliyordu. TNT, C-4 gibi patlayıcı maddeleri de Sırbistan'dan sağlıyoruz.” Bu örneklerin de ötesinde neredeyse her Avrupa ülkesinin dolaylı ya da direkt olarak Pkk’ya destek verdiğini gözlemlemek mümkün. Sadece İngiltere’nin ne Pkk’nın karşısında, ne de yanında olduğunu belirtiyor. İngiltere’nin asıl adamının Talabani olduğunu söylüyor. Türk siyasetçilerin arasında özellikle Tansu Çiller’in Pkk’ya göz açtırmadığını belirtiyor: “Türkiye'deki siyasetçilerden söz açıldığında Turgut Özal'ı çok sevdiğini, çok takdir ettiğini, Necmettin Erbakan'ı da beğendiğini dile getiriyordu. Ama açıkça görülüyordu ki, nefret ettiği bir tek isim vardı: Tansu Çiller... Çiller'den söz ederken yüzündeki damarlar adeta şişiyordu. Neden sadece Çiller'den ya da en fazla ondan nefret ettiğini sorduğumda, "Onunla uzlaşmak mümkün değildi" dedi ve ekledi "Bize çok zarar verdi.” Devletin örgütten farkının ne olduğunu şu satırlarda görmek mümkün: “İddianame ve eklerine Apo'nun telsiz konuşmalarındaki küfürlü sözleri konulmamıştı. Özel hayatı ile ilgili her şey bilinmesine rağmen, bu hususta birçok teröristin ifadesi olmasına rağmen tek bir kelime yoktu. İşte hukuk adamlığı, Cumhuriyetin Savcılığı buydu.” Yazar birkaç yerde korucuların önemini de vurguluyor. Öcalan’ın şu sözleri de onu doğrular nitelikte: "Şunu özellikle vurgulamak istiyorum ki, korucular örgütümüzün bütün planlarını alt üst etmiştir."
Abdullah Öcalan’ı Nasıl SorguladımHasan Atilla Uğur · Kaynak Yayınları · 2021322 okunma
·
234 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.