6/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 22:03
Zaman zaman olaylar ve şahıslar beni sıksa da okurken keyif aldığımı saklayamayacağım. İncelememin oldukça geciktiğinin farkındayım ancak tamı tamına duygularımı lanse etmeyen, üstünkörü yazılmış bir inceleme bırakmak istemedim buraya. Kitap, "hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." diyerek başlıyor. Bu ilk cümle bende büyük bir merak uyandırdı, ancak devamı için aynı şeyden bahsedemeyeceğim. Ahlaki çöküntünün ve yanlış batılılaşmanın kol gezdiği bir dönemi anlatan kitap için oldukça normal bir giriş olsa da ben, anlatılan durumdan iğrenmeden edemedim. Sayfalar ilerledikçe başkarakterimiz Kemal'e oldukça kızdım, bazı yerlerde salaklığına güldüm, bazı yerlerde de soğudum epeyce. Ancak romanın sonlarına doğru, Kemal'e empati beslediğimi, yaptığı hataların affı olmamasına karşın bedelini en ağır şekilde ödediğini fark ettim. Aşkına sonradan da olsa sahip çıkışı epey güzeldi. Her şeye rağmen, içindeki hisler için savaşması; gözlerinin sonradan da olsa sevdiği dışında kimseye değmemesi... Bunlara diyecek bir şeyim yok. Kemal, garip birisi aslında. Hiç ait olmadığını düşündüğüm o sosyoteden aşık olduğunda çıkabiliyor ancak. Aşkı, onu yabancılaştırıyor. Kemal bir türlü dengeyi kuramıyor ve en sonunda kaçınılmaz son gerçekleşiyor. Aşkı dışındaki her şeye kendini kapatıyor. Bazı kısımlarda bu kadar sabredebilmesine çok şaşırdım. Açıkçası bazen de aptal olduğunu düşündüm. Çinkü zengindi, zengindi ve istediği her şeye ulaşabilirdi. Ancak o aşkı dışında herhangi bir şeye ulaşmayı reddetti. Parasını da bu yönde kullandı. Ve en çok üzüldüğüm şey hiçbir zaman tam olarak mutlu olmadı bana göre. Ömrü bir Çukurcuma yolunda tükendi. Ancak o benimle aynı fikirde olmamalı ki romanı çok mutlu bir hayat yaşadım diyerek bitirdi. Füsun içinse söyleyebileceğim ilk şey onun için gerçekten üzüldüğüm olur. İlk başlarda toyluğundan ve gelişen olayların büyüsüne kapıldığı düşüncesindeyim. Ancak sonra, Kemal'in nişan gününde o büyünün bozulduğuna ve Füsun'un uyandığına an ve an şahit oldum. Uyandığı rüyanın onu epeyce sarstığını ise karar verdiği o şeyden çıkardım aslında. Yine de, onunla da bir yerden sonra gurulandığımı söylemem gerekiyor. Çünkü yanlış başlayan bir hikayeye ve ona dayatılanlara rağmen dik durmaya çalışması takdire şayandı açıkçası. Hayallerini gerçekleştirmek için çok çabalasa da onu farklı bir son bekliyordu ve bu son beni oldukça şoka uğrattı. Son bölümdeyse yazarın kendinden bahsetmesi ve olayları sanki gerçekmiş gibi anlatması bu türden ilk kez bir kitap okuyan beni oldukça etkiledi. Müzelerin hayatımdaki yerini sorguladığım bir kitap oldu. Eşyalara eşya gözüyle değil de birer anıymışçasına bakmayı da öğrendim aslında. Dediğim gibi zaman zaman sıksa da beni yararsız olduğunu savunamam. Okunmasını önerdiğim bir kitap, diyeceklerim bu kadar. :)
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.