MÜCADELE AHLÂKI (yarasını tımar edin)
Saygılı bir sessizlik içerisinde seyredilen vuruş, kimin kazanacağı belli olmadan uzayıp gidiyordu. Genç Gök Türk beğinin çok çevik ve atılgan hamlelerine Ay Hanım hesaplı ve keskin saldırışlarla karşı koyuyor, bazen biri, bazen öteki ilerliyor veya geriliyordu. Bir aralık Dokuz Oğuzlar arasında bir dalgalanma oldu: Ay Hanım’ın yüzünde ince ve kan sızan bir çizik görmüşlerdi. Şimdi çok heyecanlıydılar. Soluk bile almıyorlardı. Ay Hanım yakından kılıç vuruyor, bunun için durmadan yağısına yaklaşıyor, öteki bir sığırı ikiye biçecek sertlikte vuruşlarla hücumları çeliyordu. Sinir gerilmelerinin son ucuna vardığı ve kılıç çarpışmalarından başka ses işitilmediği bir sırada birdenbire Deli Ersegün’ün sendeleyerek sola doğru iki adım attığı ve öne doğru bükülerek yere kapaklandığı görüldü. Birçokları bunu bir savaş hilesi sanmışlardı. Çünkü kimse ona kılıç değdiğini görmemişti. Fakat göğsüne bastırdığı sol elinin kana bulanmış olduğu görülünce herkes Göktürkün yaralanıp düşmüş olduğunu anladı ve hepsi geniş birer soluk aldı: Ay Hanım vuruşu kazanmıştı. Kağan kızı yere düşen yağısının baş ucuna kadar gelerek onu süzdü. Ersegün kılıcını bırakmamıştı. Sol elini yarasına bastırıyor ve acı çektiği halde gık demeden kendisine bakıyordu. O zaman Ay Hanım Yüzbaşı Kadir Bağa’ya: — Yarasını tımar edin! buyruğunu verdikten sonra otağına yürüdü ve diz vurarak kendisini ululuyan Dokuz Oğuzların sevinçli bakışları arasında içeri girdi. (Sf. 517-518)
Sayfa 517 - ÖTÜKEN, 115.Basım
·
35 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Güncel ve içinden yeni çıktığımız Cumhurbaşkanlığı seçim mücadelesi açısından ele alırsak bu alıntıyı, izleyenlerde ne kadar saygı uyandıran ve ne kadar adil bir mücadele idi ki bu? Bana göre hiçe yakın! Gerek mücadele süreci gerekse kazanma anında kazanan tarafın tavırları… Süreçteki tavırlarına değinmeyeceğim ama “duyanlara duymayanlara” diye, daha sonucu bile beklemeden, zafer şarkısı söylemesi kazanan liderin, ve karşısında konuştuğu kendi kitlesinin kaybeden lideri yuhalamasana neden olacak şekilde konuşup o yuhalamaya da izin verip ses çıkarmaması… Nerde edep, ahlak, nerde (kendisini öyle tanıtan ve gösteren) bu kişi bir mümin/müslüman dedirtecek davranışlar, nerede yüce Türklük seciyesi ve mücadele ahlakı… Nerede insanca yaklaşımlar! Yok! Hemen her zaman olduğu/gözlediğim gibi. Allah (şanı en yüce) bizleri daha fazla edeple, ahlakla, yüksek insani ve milli değerlerimizle, mücadele esnası ve sonrası için de mücadele edep ve ahlakı İle donatsın, böyle olmayanlardan da hepimizi korusun ve daha beterinden saklasın bizi. Amin!