Karamsar ve tuhaf bir kitap. Otobiyografik anlatımı var gibi çünkü yazarın gerçek hayatı da tam olarak böyle. 39 yaşında bilmem kaçıncı intiharında ölen birisinin bu deneyimlerini anlattığı tetikleyici olabilecek bir kitap. Dil çok alıcı ve samimi. Adamın yeni tanıştığı bir kızla intihar ettiği, kızın ölürken adamın kurtarıldığı ve kızın adını hatırlayamazken o gün yediği suşinin tadını kokusu hatırlaması biraz rahatsız edici ama güzel sorgulamalar da var. Benliğimizi tam olarak ortaya koyabiliyor muyuz? Toplumun şeklini alırken Survivor Semihin dediği gibi jöle gibi adam mı oluyoruz. Sevilme ihtiyacı nerelere götürür ? Ne kadar soytarıyız? 7/10