Matt Haig 'in kitapları her defasında dikkatimi çekiyordu. Goodreads'te yılın en çok okunan kitabı olan Gece Yarısı Kütüphanesi 'ni görünce denemek istedim.
Kitap, daha önce işlenmiş konulardan biri olan paralel evreni anlatıyor. Ancak buradaki paralel evrenleri biraz sınırlı buldum. Çünkü her yöneliş, her seçim -örneğin su yerine kahve içmesi bile- yeni bir boyut kazanır. Burada sadece belirgin seçimleri görebildim.
Kitaba daha başlarken az çok sonunda ne olacağını tahmin ettim. Ancak ergenliğimin çalkantılı dönemlerinde okusaydım çok daha fazla etkilenirdim diye düşünüyorum. Yaşadığım dönem itibariyle beni pek tatmin etmedi.
Genelde bu tip geçmişe dönüş konusu sinema ve edebiyatta işlenirken eğer geçmişe dönebiliyorsan onu değiştiremezsin gibi bir kural oluyor. Burada ise amaç değiştirmek.
Okuması kolay, dili basit, akıcı fakat okuduktan sonra bana çok şey kattı diyemem malesef.