Gönderi

İşte gerçek realite!
9/10
·434 syf.··
2023 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2023 00:00
Artık savaş türünün usta olmasam bile aşina bi okuyucusu olduğum düşüncesini dile getirme cüretini göstererek başka bir savaş günlüğü ile burda bulunuyorum, yine ... Ne kadar okursam okuyayım bu tür kitaplar bende her seferinde aynı rahatsızlığı gösteriyor, çünkü bana göre hangi ırktan olursa olsun tüm askerler masum, onlara derin sevgi falan elbette beslemiyorum ama birileri onları cepheye kovalayıp istediklerini, kısmen zorla yaptırdıkları ve onları zorla öldürdükleri için onlar adına oldukça üzgünüm . Bu üzüntünün sebebi onlarda bizde olduğu kadar yoğun bir vatan kavramı göremiyor oluşum . Ülkeleri için seve seve bir şeyler yaptıklarını hissetsem onlar yerine üzülmektense mutlu olurdum . Ama hiçbiri bu anlamsız kavgalardan mutluluk duymuyor, elbette haklılar da . Bu tür kugularda beni en delirten şey korkak karakterler okumaktır , bu karakterlerin sahipleri de genelde savaşın yakına gitmemiş yazarlar oluyor bence . Savaş tecrübesi olan yazarların karakterleri, anıları , kurguları daha gerçek ve duygusuz . Şahit olduğum tüm cesur karakterler adeta sinirleri alınmış gibi . Ne korku , ne üzüntü ne de mutluluk eğer birini bile hissedecek olurlarsa denizin ortasında yüzme bilmeyen bir adam gibi çırpınıp duruyorlar . Başta bu bana samimiyetsiz ve gerçek dışı geliyordu ama o insanların anılarını , hissettiklerini öyle bir şey mümkün olmasa bile anlamaya başlıyor insan sonunda . Yapılacak bir şey yoksa, yapacağın en kötü şeyi yapmak bazen en iyisi gibi geliyor . Silahlara Veda kitabının karakteri de uzun zamandır içselleşitrebildiğim ilk karakter oldu. Tenente Henry İngiliz asıllı bir Amerikan vatandaşı fakat I.Dünya Savaşı sırasında İtalyan ordusunda sağlık görevlisi olarak yer alıyor . Oldukça karışık bir konumun içinde olan Tenente buna aldırmıyor gibi ,tam olarak kimse neden İtalya ordusunda olduğunu bilmiyor aslında . Avusturya- Macaristan cephesinde savaşan bölükte işler başta hiç de fena gitmiyordu , günleri güzel İtalyan kırlarında tatlı şarapalrını içerek geçiriyorlardı. Anlaşılan İtalya cazibesi Avusturyalıları bile bir süre sarhoş etmeye yetmiş . Kışın ise sadece laf olsun diye birkaç çatışma yaşanıyor. Bu esnadaTenente Henry de biricik aşkı olan İskoçyalı hemşire Catherine Barkley ile tanışır ve temelleri sağlam olan bir aşka başlarlar . Başta savaş zamanında yaşan o korku ve cephede nadir rastlanan güzel kadına olan ihtiyaç ile başlayan ilişkileri zamanla eğer kader izin verseydi belki de yüzyıl sürecek derin bir sevgi bağına dönüştü . Savaşın kaybedilmesinin yakın olduğu anlaşıldığı zaman ise suçlu bulunan kadro ne yazıktır ki subaylar oluyor . Askerleri ile geri çekildikleri bahanesi ile birçok subay rütbesine bakılmaksızın infaz edildi . Kurşunlardan bir şekilde kaçan Tenente artık Tenente değil sadece George Henry adında bir asker kaçağı olmuştur. Daima dört ayağı üstüne düştüğünü düşündüğümüz Tenente Henry İsviçre'ye Catherine ile kaçmayı başarır ve orda doğacak bebeklerini beklemeye başlarlar . Huzuru içinde geçen aylar huzurla son bulmaz . Şahsım adına beni şoke eden ve üzüntüye boğan bir son olduğunu düşünüyorum. Henry'nin açık duygularına , Catherine'nın karmaşık ve sevilmek için harcadığı çabaya öyle alışmıştım ki sonunda hepsi elimden alınmış gibi hissediyorum. İşte savaşa şahit yazarlar bunu hep yapar çünkü bilirler ki savaşlar hiç kimse için büsbütün mutlu sonlarla sona ermez... Okuma nezaketini gösterdiğiniz için teşekkür ederim
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
·
263 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.