Harika
Puan vermedi·264 syf.··
2023 142. kitabı
"Ben ölümlüler arasında yaşayan bir ölümsüzüm. Yeryüzündeki insanların atası, tüm canlıların koruyucusu, dünyanın hafıza kuyusu, Irmaklar Ağzı'ndan kovulan ve Tanrıların bu dünyada unuttuğu yaşlı bir adamım. Her efsanede, kutsal kitapta ve anlatıda yeni bir adla anılsam da gerçek adım Utnapişti'dir." "Ben hikayesi Gılgamış Destanı'nda anlatılan, Gılgamış'a ölümsüzlüğün sırrını veren, sonsuz hayat sahibi Utanapişti'yim." (s.228) Utnapişti; Lamek'in oğlu, Metuşelah'ın torunu, güzeller güzeli Şehrazad'ın babası, kıskanç ve hırslı Dehhak'ın dedesi. Tanrıların yeryüzüne Tufan göndereceğini açıkladığı için ölümsüzlükle lanetlenen, Gılgamış'a ölümsüzlük sırrını verdiği için Irmaklar Ağzı'ndan kovulan Utanapişti. Irmaklar Ağzı'ndan kovulduklarında tek sevgilisi ve eşi Lili'den uzak düşer ve Utnapişti binlerce yıl boyunca onu ararken insanlığın tarihinin yönlendiricisi olur.. Tene Yazılan Ayetler birbirinden farklı ama nihayetinde tek bir yere bağlanan iki farklı öykünün romanı. Bir tarafta Utnapişti (bu karakter kitabın en çok konuşulacak karakteri olacaktır) diğer tarafta ise iki binli yılların başında ülkemizin güneydoğusunda katliamlar gerçekleştirmiş bir güruh olan Hizbullah canilerinin, domuz bağı ve türlü işkencelerle öldürdükleri insanlardan, yazarın Asvas adını verdiği bir entelektüelin hikayesini okuyacağız. Temel anlatısı bu caniler ve öldürülen insanlar olan kitabın diğer bölümleri bizi insanlık tarihinin en eski çağlarına, başlangıcına götürecek. Devlet destekli bir örgüt olan bu caniler, bahsedilen bölgede yeraltı hücre evlerine kapattığı insanları aylarca, yıllarca işkenceden geçirdikren sonra, domuz bağı denilen bir bağlama biçiminde, cenin pozisyonunda bırakıp üzerine beton dökerek yeni kurbanlar peşine düşerlerdi. Onlar, adına Allah dedikleri bir yaratanlarına ve Muhammed dedikleri bir peygambere biat ettiklerini, İslam'a hizmet ettiklerini savunurlardı. Bu inanmış biçimleri, kendi arzularını tatmin etmek için kurdukları bir düşünce, zararlı bir düşünce biçiminden öteye geçmez. Yılalrca faili meçhul cinayetlerle kalan bu eylemlerde, öldürülenlerin aileleri, cenazeden geçip çocuklarının kemiklerine dahi kavuşma özlemi çeker. Acının tarifi olur mu? Onlarca yıl önce yaşanan bir soykırımın, benzeri işkencelerini kendi halkına yaşatanlar, asla hesap vermediler. Günümüzde ise bu caniler, ülke meclisinde destekleniyorlar. Utnapişti. Baştaki alıntıda da görüleceği gibi insanların atasıdır. Binlerce yıl önce sevdiği kadın Lili ile birlikte ölümsüzlükle cezalandırılır ve ardından uzaklaştırılırlar birbirlerinden. Tüm roman, bu iki sevgilinin birbirini araması üzerinedir fakat Lili sadece isim olarak geçer. Ana karakterimiz Utnapişti'dir. İnsanların atası olan Utnapişti, bu kitapta karşımıza çok farklı isimlerle çıkar. Bu isimleri gördüğümüzde diyardan diyara, madaldan masala yolculuk yaparız. Bizi edebiyat dünyasına uçurur. Tatihin kanlı savaşlarına, kıskançlıklara... Bunca yıl boyunca Utnapişti bize; Musa'nın Hızır'ı olur. Zalim kral Dehak'ın ülkesine gider, Feridun olur, Nuh peygamber olur Tufan'da gemi yapar. Her canlıya isim veren Adem olur. Don Quijote ve Sanço Panza ile karşılaşır. Homeros'u, kör şair Borges'i, Marco Polo'yu, Moğol diyarını tanır. Celaleddin'in Şems'i olur, Kimya Hatun ile evlenir. Kör kuyulara atılır, korkar, kaçar, arar, sorar... Şehrazad'ın babasıdır. Şah Şehriyar'a Bin bir Gece boyınca anlatılan masalları dinler. Edebiyatın Saramago'su olur mesela Beyaz Körlük zamanında görebilen iki kişiden biridir. Diğeri doktorun karısı elbette ki. Bir de Lili vardır ama onu tahmin ederiz. En önemlisi de Utnapişti Dante olur. İlahi Komedya boyunca gerçekleşen düşsel yolculuğu Utanapişti bu kitap boyunca yaşar. O da sevgilisini arar tüm katmanlarda. Dante'nin Cehennem-Araf-Cennet'i, Utanapişti'de tarihin kıyımlarının, acılarının olduğu dönemler-sakin bekleyişlerin olduğu dönemler-Lili'yi bulmaya çok yaklaştığı dönemlerdir. Utnapişti de bu yolculuk boyunca yüzlerce kişi ile tanışır tarihe anlam veren. O da bu kişilerden kimilerini cehenneme, kimilerini cennete layık görür. Onun Beatrice'si Lili'dir. Lili. Kızıl saçları, eşsiz güzelliği ve tasvirlerden de gördüğümüz çıplaklığı ile Lilith'in kendisidir. Bir efsane olarak da bu kitapta görünen, aranan ve efsanedeki anlaşma gibi çocuklar doğuran kadındır Lili. Kitap boyunca pek değinilmez ona. O Utnapişti'nin cennetidir. Utnapişti, Tanrı Enlil ve prens Ea tarafından ölümsüzlük ile cezalandırılır. Sümer mitolojisi Tanrılarınının tamamını, Tufan sırasında göğe yükselirlerken görür. Buna göre Utanapişti çok tanrılı bir inanç sisteminin tanrılarını görür. Hatta İnanna'nın intikamına tanık olur ama Utnapişti, İslam dinine bağlı kalır kitapta. İbadet eder, Duâlar eder, peygamber sevdalısı olur, Kuran okur. Bu bakımdan bir çelişki görünür kitapta. Herkesin atası Utnapişti'yim neden Son din addedilen İslam'ı benimser? Halbuki o, kovulduğu andan beri diğer tanrılarla iç içedir. Tufanın gerçekleşmesinden sonra binlerce yıl geçmiş olmasın rağmen Utanapişti'ye kabus olan tek şey budur. Tufan. Onlarca, yüzlerce kıyım yaşamıştır ama ona kabuslar gösteren rek olay Tufan olur. Ölümsüzlük, ona gerçek manada cezadır. Ölmenin yollarının arasa da bulamaz bir türlü. Tüm yaşamı boyunca eşler, çocuklar, torunlar gömmüş, impratorluklar, krallıklar devirmiştir. Ölmek ister. Huzura kavuşmak için ölmek ister. Bu yüzden ölüm ile ilgili her şeye dikkat kesilir, her yere gider. Belki de bu arzudur onu çok tanrılı inancın yanında ölümden sıkça bahseden semavi dinlere teşvik eden. Yine de bu durum ibadetleri açıklayamaz. Kitap boyunca karakter Asvas'ı bir yazar olarak tanırız. Bizim yazarımız Ekinci, bu karakterin yqzmış olduğu kitaplara ad verirken kendi kitaplarının adını kullanır. Kitabın sonunda bu durumdan da bahseder ama kimi kandıryorsun ki sayın Yavuz Ekinci? Asvas karakterinin canilerce öldürülme sebebi, bu karakterin Tene Yazılan adında bir kitap yazma isteğidir. Evet. Tam da okuduğumuz kirabım adı. Ama romanda yazılmak istenen bu kitap o kadar ilgi çekici gelir ki, Tene Yazılan Ayetler'de, Tene Yazılan Ayetler' i okuma arzusu doğar. Ardından "Bana İsmail Deyin" adlı kitabın içeriği anlatılır ve görünen o ki bu kitaptan sonra kesinliklemokunacak olan kitap odur. Çünkü Bana İsmail Deyin kitabı, Utanapişti'nin kayıp hikayesidir. Müthiş zengin bir içeriğe sahip bu kitap. Burada konuşmadığımız karakter ise Asvas'ın yaşamını araştıran ve Asvas ile Utanapişti arasındaki bağlantıya ulaşan karakterdir. Tüm kitap boyunca bizimledir ama onu Utnapişti ve Asvas nedeniyle yok sanırız.
Tene Yazılan AyetlerYavuz Ekinci · Doğan Kitap · 2016146 okunma
·
429 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok geniş perspektife sahip bir kitap gibi, incelemeniz beni meraklanırdı ama başta bahsettiğiniz domuz bağları, betonlar kısmını görünce okumaya haleti ruhiyem elverişli gelmedi sanki. Bunu da biraz bencilliğime verin. Elinize emeğinize sağlık.Aklımda bir yerlerde dursun yinede😊
Sîdar Ronahî
Gönderi Sahibi
Bu bölümler çok az işlenmiş. İnsanın canını sıkan bir iki sayfa var. Onlar da eğer doksanlı yılların sonunda yaşanan bu vahim hadiseler hakkında çok şey duymadıysanız etkisi pek olmayacak sayfalar.