·100 syf.····Okunma: 31 Mayıs 2023 19:51 38 yıllık kısacık yaşantısına şahane işler sığdırmış, dönemin şartları düşünüldüğünde attığı cesurca adımlarla, yaptığı aykırı eylemlerle feminizmin öncü isimlerinin arasına adını yazdırmış bir yazar, Mary Wollstonecraft 1759 senesinde doğup 1797 yılında vefat ettiğinde arkasında bir sürü güzel eser ve toplumun gözünde aykırılıklarla yaşanmış otuz sekiz sene bırakmış. Ona göre kadın ve erkek söylendiği gibi doğuştan farklı değillermiş.Tam tersine kadın ve erkek eşitmiş ancak maalesef o dönemde kadınlara sunulmayan eğitimin eksikliği kadınların güçsüz aciz ve yetersiz bireyler olarak yetişmesine sebep oluyormuş.Eğitimdeki eşitsizlik çalışma hayatında da devam etmekteymiş üstelik. Mary Wollstonecraft saygıdeğer ancak zamanında yoksul düşmüş bir aileye mensupmuş ve sorunlu babası yüzünden genç yaşında evden ayrılıp çalışma hayatına girerek kendi ayakları üzerinde durmayı başarmış.O dönemlerde kadınlara her işte yer verilmiyormuş.Mary de varlıklı bir ailenin kızlarına mürebbiyelik yapmaya başlamış.Ancak işinde karşılaştığı sıkıntılar ona çok dokunmuş ve işi bırakıp yazarlık yapmak için Londra’ya taşınmış.Yine o dönemde yazarak geçinen kadın sayısı yok denecek kadar azmış ve bu kararı bile Mary’nin nasıl aykırı bir kadın olduğunu göstermeye yetiyor.Mary kısacık ömrünü erkeklerin kadınlardan üstün olmadığını, eşit imkanlar sunulduğunda kadınların da en az erkekler kadar başarılı olacağını savunarak ve bu uğurda çalışarak harcamış.Gelelim kendi adını verdiği bu kısacık ama etkili romanına.Mary çocukluğunda ailesi tarafından ilgi görmemesine rağmen kendi ayakları üzerinde duran bir kadının anlatıldığı klasik bir roman.Mary’nin yoksul bir ailenin kızı olan Ann ile arkadaşlığı, annesinin hastalığı, babası tarafından istemediği bir adamla evlendirilmesi, içinde bulunduğu olumsuz şartlara rağmen dimdik ayakta duruşu ve hayata karşı pozitif bakışını asla yitirmeyişi bu romanın omurgasını oluşturuyor.Peki bu temelin üzerine nasıl inşa edilmiş dersiniz Mary’nin hayatı?Hadi söyleyeyim de azıcık renk gelsin olayaHenry ile tanışmaları ve sonrasında yaşananlar bu kitabı mutlaka okumanız gereken kitapların arasında en başa yerleştirecek. Yine Fihrist kitabevi tarafından ilk kez Türk okurlar ile buluşturulan bu şahane romanı mutlaka okuyun.