·112 syf.····Okunma: 02 Haziran 2023 23:29 ‘Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat, itiyadın verdiği hissizlikle, sağlamların şuurundan kaçıp nasıl ve nereye saklanıyor? Onu ben görüyorum, çünkü benden uzak; onu ben Mithat Bey’in kırmızı yüzünde, çelikli damarlarında, arkadaşımın otururken rahat gerilişlerinde, bacak uzatışlarında, korkusuz bakan gözlerinde görüyorum.’
15 yaşında hasta bir çocuğun korkularıyla, ızdıraplarıyla, gücüyle ve güçsüzlükleri ile geçirdiği 9.hariciye koğuşu günlerini ve deneyimini okurken insanın kayıtsız kalması, anlatıma hayran olmaması mümkün değil. Bir sağlıkçı olarak, bu kitabı okumak istememin en önemli sebebi, Peyamı Safa’nın kendisinin de benzer sağlık sorunları geçirdiğini bildiğim için, bu deneyimini edebi olarak nasıl satırlara döktüğünü merak etmemdi. Tabi beklentim, kitabın son bölümlerinde kalmış olan hastane günlerinin kitabın tamamına hakim olmasıydı. Bu konuda Peyami Safa’ya ufak bir sitemim olabilirdi :) Kitabın Nüzhet ile olan macerayla başlaması ve ‘bence’ asıl konuya kitabın sonuna doğru gelinmesi yine de ‘dışarıdaki ağaçların bile sıhhatine imrenen’ bir çocuğun ızdırabına ortak olmamızı engellememiş. Keşke bitmeseydi dediğim değerli eserlerden..