Kitabın arka kapağında şöyle yazıyor: ”Kadın erkek ilişkileri hep böyle karmaşıkmıydı? Mark Twain soruyu yanıtlamak için bilinen en eski aşıklara çevirir gözlerini ve Amerikan edebiyatının en samimi aşk hikayelerinden biri başlar.”
Adem ve Havva’nın bilindik yasak elmayı yiyip ,cennetten kovulmalarıyla başlayan hikayesinde, Adem ve Havva’nın yaşam mücadesi verirken doğaya uyum çabaları, diğer yandan birbirlerini tanımalarını ve aşık olmalarını anlatıyor. Ama aşk kadın ve erkek gözünden nasıl algılandığını da çoğunlukla mizahi bir şekilde ayrı ayrı güncelerle okuyucuya aktarıyor. Adem ve Havva’nın aynı olayı kendi bakış açılarına göre farklı izah etmeleri kadın ve erkek farklılıklarını ortaya koyuyor. Şeytanın güncesinde ahlakın doğuş biçimini Havva’yla birlikte eleştirmesi ayrıca etkileyiciydi. Kadınların her zaman daha meraklı, daha yeniliklere açık, elini değdiği yeri güzelleştiren, çok daha zeki ,sevdiğine düşkün,duygusal ama birazcık çok konuşan(doğamız da var ne yapalım ) bir yaratık olduğu. Erkeğin ise bencil, doğayı anlamaya çalışmayan,sorgulamayan, gücünden kaynaklı yaşamını sürdüren bir yaratık olduğunu Mark Twain aktarıyor.
Mizahi dille yazılan, kısa,çabucak okunan ama etkileyici bir roman..