·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Haziran 2023 15:37 “Bu duyguyu, tıpkı bir trafik kazası gibi, hayatta başımıza gelen ve çoğu zaman bize istemediğimiz kadar acı veren bir şey olarak anlatmak istiyordum. Masumiyet Müzesi her şeyden önce aşk hakkında bir düşünmedir.”
-
-
-
Öncelikle söylemek istediğim şey bu kitap hayatımın öyle bir dönemine denk geldi ki daha iyi bir zamanda okuyamazdım sanırım veya başka bir zaman okusaydım beni bu kadar çok etkilemeyebilirdi. O yüzden doğru zamanda bu kitabı okumak bence çok önemli. Sıkılıp yarım bırakacaksanız veya kalınlığı sizi korkutuyorsa hiç başlamayın derim.
Herkesin tartıştığını tahmin ettiğim konu "Kemal Füsun'a aşık mıydı yoksa büyük bir takıntısı mı vardı?” Bence kesinlikle aşıktı. Takıntılı olan insan evet onca yıl çabalar durur ama elde ettiğinde ise soğur ve bırakır. Kemal bir an bile soğumadı veya bırakmayı düşünmedi. Aşk getirdiği mutlulukların yanında acı da getirir. Ne kadar zorlu ve acı dolu bir ilişkisi olsa da Füsunla, o bırakmayı düşünmedi çünkü o sadece onla mutlu olduğu ve olabileceği anlara bakıyordu. Belki de çoğumuz aşkta bu yüzden kaybetmişizdir. Gerçek aşıklar onca acıya rağmen sevmeyi bilirler ve her zaman en sonunda mutlu olacaklarına inanırlar. Tereddüte bile düşmezler. Bu konuda çoğu insanın yapamadığını yaptığı için Kemal Bey'i tebrik etmek lazım.
Tabii Kemal Bey'in o kadar acıya katlanmasına bir lafım yok ama asla üstesinden gelemediğim neden bu kadar çok Füsun'u sevmesine rağmen ilk başta Sibel'le nişanlanmayı kabul etmesi oldu. Sanırım cidden erkekler sevdiği kadını kaybettiklerinde onlara ne kadar değer verdiklerini kabul edebiliyorlar. Bence önemli olan da bunu kabul ettiklerinden sonra peşlerine düşecekler mi yoksa "nasılsa kaybettim" diyip tüm hayatları boyunca depresif depresif mi yaşayacaklar? Açıkçası ikinci seçeneğin benim gözümde hiçbir değeri yoktur. Kemal'i de bu yüzden tekrar tebrik etmek lazım. Hatalarından cidden ders çıkarıp eyleme geçen çaresiz ama umut dolu bir erkek o.
Umuttan bahsetmişken, umudun ne kadar kuvvetli bir şey olduğunu bu kitapla tekrar anladım. Kemal'in Füsun'un onu affedeceğine dair bir umudu olmasa, tekrar mutlu olacaklarına bir inancı olmasaydı eminim ki Kemal'in de dediği gibi, Füsun 'u bu kadar sevmezdi. Onun hayatının aşkı olduğunu kabul etti ve tekrar onu kazanmak için peşine düştü. Bir an bile gururuna yenik düşmedi ki bu çok önemli bir şey. Gurur yapsaydı en baştan Füsun onun mektuplarına cevap vermediğinde "O beni unuttuysa bende onu unuturum"/"Beni istemeyeni ben de istemem" havalarına girerdi ve hayatı boyunca pişmanlıkla ve acıyla yaşardı. Ama Kemal böyle yapmadı. Vazgeçmedi. En sonunda da emeklerinin karşılığını aldı. Onca acı cekmesi ve emeğinin karşılığı sonucunda kısa süreliğine mutlu oldu ve bu ona yetti. Kısa süreli mutluluğunun kıymetini bildi. Bence tekrar bunları yaşasa ve sonuçlarını bilse de tekrar o kısa süreli mutluluğu için Füsun 'un yanında dururdu. Füsun ona karşılık vermeseydi, ona umut aşılamasaydı bunca şeyi yapmazdı. Bu yüzden kalp ile beyniniz arasında kaldığınızda, kalbinizi seçin. Gururunuzu hiçe sayın ve çalışın çabalayın. En ufak umut dolu bakışın bile kıymetini bilin. Kıymet bilin. Baktınız karşınızdaki size hiç karşılık vermiyor, bırakmasını da bilin. Sevmeyi de bilin. Karşınıza sizin sevginizi hak eden biri elbet çıkacak. Hak etmeyen ve karşılık vermeyen biriyle yillarinizi geçirmeyin. Kemal pişman değil çünkü Fusun ona bir bakışla bile olsa her zaman olmasa da karşılık verdi. O onun kıymetini bildi ve pişman olmadı. Çok mutlu bir hayat yaşadı.
Füsun öldükten sonra bile onun yaşatmak için bir müze kurması olağanüstü bir şey. Fusunun eli değdiği her şeyi alıp saklaması bana sapıklık veya korkunçluktan ziyade cok tatlı geldi.
Son olarak: Sevmeyi bilin. Kıymet bilin. Kalp ile beyin arasında kaldığınızda kalbi seçin. Aşk ile gurur arasında kaldığınızda aşkı seçin. Ufacık bile bir umut varsa peşinden koşmasını da bilin. Unutmayın herkes bu hayatta aşk duygusunu tadacak kadar şanslı değil. Herkes karşısına birden fazla kez aşk çıkacak kadar şanslı da değil. Mutlu olacaksınız ve pişman olmayacaksınız. Ben bunun garantisini veririm. Ben de aşkı ve kalbi seçtim, belki karşılık alamadım ama şimdi mutlu ve huzurluyum. Pişman değilim. Siz de olmazsınız. Bir okur tavsiyesi :)