İnsanın Gelişimi İçin Tanrı’nın Gerekliliği
Tanrı’nın varlığını inkar eden, insanlığın soyluluğunu zedeler. Çünkü gerçekten de insan, beden olarak hayvan ile akrabadır, ancak ruh olarak Tanrı ile akrabalık kuramazsa, bayağı ve soysuz bir yaratık olarak kalır. Aynı şekilde gönül yüceliği ve insan yaratılışının işlenerek inceltilmesine olan inanç da zedelenir. Bunun için, insanı Tanrı ya da bir “melior natura” (*) modeli olarak düşündüğümüzde, insan tarafından yetiştirilen bir köpeğin nasıl da asil ruhlu ve cesur olduğu örnek alınabilir. Kendisinden daha yüce bir varlığa güven duymasa, bir hayvanın böylesine bir cesarete ulaşamayacağı açıktır. Aynı şekilde insan da Tanrısal esirgemeye sığınır ve Tanrı’nın acımasını elde ederse, insan doğasının kendiliğinden sahip olamayacağı bir güce ve inanca ulaşır. Tanrı’yı inkâr etmek ( her bakımdan olduğu gibi), insani zayıflıklarının üstesinden gelebilme olanaklarını insanların elinden aldığı için de nefret uyandırıcıdır. Kişilerde olduğu gibi toplumlarda da bu böyledir. (*) “Daha üstün bir yapı”
Sayfa 61 - MORPA KÜLTÜR YAYINLARI, 1.Baskı, Mayıs 2003, Çeviren: Elif Günçe·Kitabı okudu
Münazara
··
43 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Birlikte okunabilecek bir alıntı/m: #268028446 .
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Bütün bu fikirlere katılıyorum ama “Tanrı’nın varlığının” gelişmek yönünde bir engele dönüştürülmesi de söz konusu… İnsan bunu da yapıyor… Tanrı’ya yaslanışı, sığınışı, onu kullanışı bazen öyle sorunlu olabiliyor ki… Kendi cüzi varlığını adeta yok sayıp, Tanrı’nın kendisine verdiği şeyleri kullanmayıp hayatını bu şekilde kendi bireyselliği içerisinde yaşamaması, hep Tanrı’dan bir şeyler beklemesi, vs. Tanrı’yı kendi gelişimi önünde engele dönüştürüyor… Alıntıda da değinildiği gibi insan bir Tanrı ya da daha üstün bir yapı modelidir de… Tanrı’ya inanırken bir yandan da bunlarla bağımsızca ve özgürce hareket edebilir… Hep Tanrı hep Tanrı hep Tanrı… Oysa bir insana baktığımızda onu ve Tanrı’yı onda ayrı ayrı görmemeliyiz… Karşımızda TEK bir varlık da görebilmeliyiz…