Sac Örgüsü... Bu kitabı okurken dünyanın uc farklı bölgesi hatta kıtasında yaşayan üç ayrı kadının yaşamlarına girmiş gibi hissettim. Irk, dil, din farkları olsa da duyguda bir olduklarını bir kez daha görmüş oldum. Çok iyi koşullarda yaşasa da, toplum dışına itilse de hep aynı kaygı , kendini kabul ettirme isteği. Kimi zaman doğduğunuz sosyal sınıf, kimi zaman tırnaklarınızla kaziyip kazandığınız kariyer kimi zaman da zorunluluklar hepimizi zorlu bir savaşın içine sürüklüyor. Bu aşamada yaşamda kalma ve şartları değiştirme isteğinde kadin olmanın daha da zorlayıcı olduğunu görüyoruz. İş hayatının acımasız çarkları, erkeklerin sisteme baş kaldırmaya gönülsüz olmaları kadinlari zorlu bir savaşın içine itiyor. Bir gün bir şekilde yolumuzun kesiştiği ya da kesisecegi tüm kadınlara selam olsun. Yılmayan vazgeçmeyen seven sevilen tüm kadınlar , tüm gerçek savaşçılar daha iyi bir dünya için çalışıyor. Kadin olmanın bu kadar zor olmadığı bir gelecek dilegi ile...