yazmamış susmuş , susuşunu okutmuş ... iç çekmiş dökmüş ,döktükçe kalbini kalın bir kitabın arasında yaprak yaprak çiçek çiçek kurutmuş ...
"İç ses, diye söylendim
Ve ah dedim sonra,
Böyle ah demeyi beli bükük bir ahlat ağacından öğrendim."
kalbindeki odaları bir bir üstüne kapatmış , toprak toprak kaydırmış , mezarlar açılmış ...
"Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!"
"Vasiyetimdir:
Dalgınlığınıza gelmek istiyorum
Ve kaybolmak o dalgınlıkta."