ömer

Levhi mahfuzdaki altı çizili çiçek desenli yaprakta sen varsın
geçmişi düşünmek güzeldir bazen ,andan çekip birden alır seni, kurtarıcı gibi,çünkü umursamazsın anını,kanatlarını açmayan kuşlar gibi açmazsın dudaklarını ,suskunluğun özgürlüğündür, zaman makinesidir kalbin, bir tesellidir eskiden biriyle geçirdiğin anlar, takılırsın bir düş kancasına,çağırırsın onu anılarından, gel dersin gel, çok zor şimdi burada yaşananlar, gülüşünü getir , çok can sıkıcı buralar, bakışını getir... yarına bakmak bazen bir avuntu olabilir dar zamanlarında,dersin şöyle bahçeli bir ev alacağım bir tepe yamacında ,yada deniz kenarında,hayvan yetiştireceğim tek başıma ,incir ağacım ,erik ağacım ,akasya ağacım olacak,sebze ekeceğim ,sonra birden hatırlarsın ne yazık ki nerede olduğunu ve sıyrılıp oradan,iç geçirirsin,düş yamasının arasına,kimse sormaz o an yüzünün gitmesini,düşmesini,hayalmerhemi dayanma gücünü artırır,antibiyotik gibi...sen bakma ,geçmişin yükleri ağır olur unut gitsin diyenlere ,nede yarın yaşanmadı aldanma ,anına bak diyene, anı yaşamak güzel de, birleştir sen tüm zamanları ,geç içinden,seç içinden,yaşa hepsinde ...
"Onunla tanışana kadar hayatım dantelsiz gecelik, sossuz makarna, golsüz maç gibiydi" Murat MenteşMurat Menteş
"insan ömrü, zamanın fırınında alev alan bir kağıt kadar çabuk yanıyor. Belki hayat... gülünç bir oyundur. Tam bir ümitsizlik içinde bir yığın 'karar kılıklı tereddüt' ve küçük, beyhude savunmalardır, hatta hülyadır ..."
"Dikensiz bir kaktüsün bitkisel yalnızlığı içindeydim, o ise elmalı kurabiye gibi bir hatun ,makiniste treni durdurtacak kadar güzeldi"