Puan vermedi·550 syf.····Okunma: 10 Haziran 2023 14:28 "Başlangıçta Toprak vardı.
Toprak ki; ondan geldik, ona gideriz; milyonlarca yıldır borcunu ödemeyen kiracısıyız. (syf.132)"
Toprak, Buket Uzuner'in tabiat dörtlemesinin ikinci kitabı. Bu sefer hikayemiz canım memleketim Çorum'da geçiyor. 'Tarihi eser kaçakçılığı'nı ana konusu seçen kitabımız yine Uzuner'in o muhteşem kalemiyle buluşup iklim, çevre, kadın gibi birçok önemli noktaya temas ediyor.
Toprak; kök demek, doğum demek, can demek, yaşam ve ölüm demek. Orta Dünyada tek bir zaman yoktur. Geçmiş, şimdi ve gelecek bir arada yaşanır. Ve Orta Dünyalılar doğanın, kökünün, toprağının değerini bilmedikçe yıkım şiddetli olacaktır. Zira günümüzde baktığımızda yozlaşmanın, şiddetin, iklim krizinin etkilerinin vb. artmasıyla dünyamız yok oluyor. Hem maddi hem de manevi olarak hasta toprakların üzerinde yaşıyoruz. Uzuner de bize bu felaket senaryolarının içinde de dayanışma ile çıkış yollarının olabileceğini gösteriyor.
Defne Kaman'ın tarihi eserlerle ilgili yeni haberi için Çorum'a yola çıkmasıyla başlayan hikayemiz gerek yüzümüze gerçekleri çarparak gerek yeni, ansiklopedik bilgiler öğreterek devam ediyor. Polisiye, mitoloji, aşk gibi konuların hepsini harmanlayıp önümüze servis ediyor. Ben bu kitapta en çok iki zıt karakter emniyet müdürü Muhtar Körağaoğlu ve vali Sabahattin Ali Okur'u beğendim. Bize hem devletin hem de insanın iki ayrı yüzünü gösteriyordu. Bunun yanında isim ve soyisim seçimlerinin inceliği bu seride beni özellikle etkiliyor. Defne ve Güneş'in hikayenin devamındaki yollarını da çok merak ediyorum. Hız kesmeden Defne Kaman ve Umay Ninem ile yolculuğa devam edeceğim.