elif

@elfkglx
Bir Güzellik Başa Ne Kadar Bela Olabilir Ki?
9/10
·258 syf.··
2023 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2023 14:42
Dorian yakışıklı, herkesin hayran olduğu ve başlarda temiz kalpli bir gençtir. Dorian, arkadaşı Basil’in onun portresini yapana kadar ve Lord Henry‘nin güzelliğin gücü ile ilgili söylediklerini duyana kadar gücünün farkında değildi. Lord Henry eğer bir kişi güzelse ruhunun da güzel; çirkinse ruhunun da çirkin olduğunu söyleyerek dış görünüşün, bedenin ruh ile birlikteliğini açıklar. Dorian o günden sonra çok farklı düşünmeye başlar, artık Henry'nin etkisindedir. Dorian hep güzelliği ile sevilir ,pohpohlanır ve böylece ego oluşur, kibirli ve narsist biri olur. Ancak Dorian'ın ruhunun kirliliği bedenine yansımaz çünkü Dorian Basil'in yaptığı portrenin yaşlanmasını, kendi bedeninin ise hep genç ve güzel kalmasını dilemiştir ve bu dilek gerçekleşmiştir. Dorian'ın yaptığı her bir günah, kibir ürünü ve kötülük ruha yansır ancak ruhun günahı bedenine değil portreye yansır. Tabi ki günahlarla birlikte portrenin değişimini bir zamana kadar Dorian dışında kimse göremez ve insanlar onunla zalim Dorian'a gibi değil saf Dorian'a konuşurmuş gibi konuşurlar. Peki Dorian günahlarının sonucunu görmesine rağmen neden hala kendini değiştirmeye çalışmaz? Dorianın günahları kendi bedenine yansısaydı kendini değiştirir miydi? 1.sorunun cevabı: Çünkü Dorian hala güzelliğin her şey olduğuna inanmaktadır ve Dorian kendi fikirleriyle değil çevresinin görüşleriyle anlamıştır. Böylece Dorian'ın beden güzelliği insanlardan ve dolaylı olarak ruhu da insanlarla beslenir. Dorian çoğu zaman, ya portremi görüp beni, gerçek beni anlarlarsa?, sıkıntısındadır. Kısaca Dorian dış görünüşüyle hayatta kalmıştır ve ruhu onun için pek de önemli değildir. 2.sorunun cevabı: Evet. Dorian'ın ruhunun çirkinliği fark edenler Dorian'a eskisi gibi hayran kalmaz ve Dorian'ın insanlarla beslenmiş ruhu bir şeylerin ters gittiğini anlar ve kendini, alışmış olduğu insanların ilgisini geri kazanmak için değiştirir. Dorian; portrenin günah ile değiişmiş halini gören Basil'i, hayatını istemeden kaydıran Basil'i gerçek Dorian'ı ona açıkça söylediği için katleder. Dorian'ın günahları devam eder. Dorian bir ara ölüm korkusuyla yüzleşmek zorunda kalır ancak bu korkudan kolayca kurtulur. Ölümün onun günahlarının bir cezası olduğunu düşünen Dorian iyilik yaptığını zanneder ancak günah işler iyilik niyetine. Artık kibir ruhuna o kadar bağlanmıştır ki iyi ile kötüyü ayırt edemez hale gelir. Dorian artık portrenin bu zalim bakışlarına, kana bulaşmış ellerini görmeye dayanamaz ve portreye bıçak saplar. Ancak polislerin evde gördüğü saf bir gencin resmedildiği tablonun karşısında çirkin, korkunç bir yaşlı adam kalbine bıçak saplamış halde yerde yatıyordur. Bunu anlamak, içindeki, derin anlamı anlamak için baya düşündüm... Evet dediğim gibi portrenin ve bedenin ruhları aynıdır ancak beden insanlarla beslendiği için güzel kalırken aksi olan porte ruhun özelliklerini dışa vurup saklamıyordur. Neden portreye saplanan bıçak Dorian'a geldi? Çünkü ruhları aynı belki Oscar Wilde orada tablo derken Dorian'ın bedenini de kastetmiş olabilir ancak ben ilk ihtimale göre yorum yapıyorum. Bıçak sokulduktan sonra tablonun güzel, bedenin çirkin olmasını ise, bedenin artık ölü olup insanlarla iletişim kuramadığını ancak tablonun hala insanlarla atomlar arası da olsa iletişim kurup insanlardan beslenebildiğine bağlıyorum. 2. bir yorumum ise portre Dorian'ın ruhunun gerçeklerini gösterdiği için düsürstü ancak beden yalancıydı. Son anda ise portre çirkin olmasına rağmen doğru olduğu için güzellikle ödüllendirildi. Beden ise güzel olmasına rağmen yalancı olduğu içn çirkinlik ve ölümle cezalandırıldı. Lord Henry hakkında konuşmak istiyoryum. Henry zeki olmasına rağmen kadınları, alt tabakayı genelleyip aşağılama özelliği ile ban göre kibirli biriydi. Çoğu fikri mantıklı ve kabul edilebilirdi fakat gözümde çok aşağılayıcı biri. Yine de karakteri hoş buldum :). Oscar Wilde romanındaki üç ana karakteri için şöyle demiştir; "Basil Hallward, ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda...". Basil nasıl birisidir? Sanatla ruhunu besleyen, huzur ve zevk için yaşayan bir insandır. Kitapta ise Henry Basil için "basit" ve meraksız biri demektedir. Bence öyle değil kendisi için yaşayan insanlar dışarıdan basit görünse de içerisi olağanüstüdür. Demek ki Wilde kendini basit bir insan olarak görmektedir. Henry zeki ve etki bırakan sıradışı biridir. Demek ki Dünya Wilde'ı sıra dışı görmektedir. Dorian güzel ama gururludur. Demek ki Wilde güzelliğe çok önem veren biri... Kısaca kibrin başlarda zevki olsa da sonunun çok acı olduğunu görüyoruz kitapta. Kibir insanlardan beslenir ve illa bir gün insan yalnız kalır ki bu kibirin sonu olmakla ruhun da sonudur. Bİr gün Oscar Wilde'ın hapishanede aşığına yazdığı mektup olan De Profundis okumak istiyorum ve birkaç gün sonra ise Dorian Gray'in Portresi filmini izleyeceğim. Mekan ve kişilerin nasıl olduğunu çok merak ediyorum.
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,3bin okunma
··
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.