Korku türündeki kitapları incelerken Tess Gerritsen'e ait bir kitap görünce doğrusu şaşırdım. Yazarı polisiye türünde, ayağı yere basan kitapları ile tanıdığımız için böylesi bir deneme oldukça cesur ve bir o kadar da ilgi çekici. Bu sebeple baştan kitabı önermediğimi belirtmeliyim. Benim gibi merakına yenik düşenler elbette olacaktır, onlara da kütüphaneden almalarını veya başka birinden ödünç almalarını tavsiye ederim.
Kitap, Boston'da yaşayan yemek kitabı yazarı Ava'nın, yeni kitabı için gözlerden uzak bir sahil kasabasında gizemli geçmişe sahip bir malikâneye taşınmasını ve burada yaşadıklarını anlatıyor. Evin betimlemesi ile açılışını yapan kitap ilk sayfalarında sizi içine çekiyor ama devamını getirme konusunda aynı başarıyı gösteremiyor. 296 sayfalık kitapta konu seçimi konusunda kararsız kalmış gibi yazar. Devamlı evin hayaletli olup olmadığı üzerinde durulurken sonlara doğru birden cinayet romanına evriliyor ama hem az sayfa sayısı hem de yazarın hayaleti tam olarak hikayeye yedirememesi kitabın her iki türde de başarısız olmasına neden olmuş. Ayrıca yan karakterlere ayrılan yer de az olduğu için olaylar çözüldüğünde herhangi bir duygu yaşamanıza da engel olmuş. Kitabın tek artısı sizi içine çeken betimlemeleri diyebilirim.
Tess Gerritsen, bu kitapta alışılmışın dışına çıkıp farklı bir türde yazmış. Ama yine de bir doktor olan yazar yan karakter olarak bir doktoru kitaba eklemeyi ihmal etmemiş. Ham tabirini kullanmanın uygun olacağını düşündüğüm kitap türe yeni bir soluk getirmek bir yana kayda değer bir eser olmayı bile başaramamış maalesef. Bu kitabı atlayıp yazarın diğer kitaplarını okumanızı tavsiye ederim.