7/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2023 142. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 19:47
Hepimize iyi akşamlar. Batı Çıkmazı, keşke yazılsa kim bilir neler ortaya çıkardı dediğim bir roman taslağı aslında. Oldukça da geniş bir roman konusu olduğunu söyleyelim. Şöyle ki İlhami mahlasını kullanan 1761 doğumlu 3. Selim’den başlayıp 1842 doğumlu 2. Abdülhamid dönemine kadar olan yaklaşık 100 yıla yakın dönemin Mayıs 1807’deki Kabakçı isyanı ile başlayan ve 1908’e kadar olan dönemi anlattığı geniş bir yazı dizisidir bu. Arada 1920 yıllarına uğrasak da anlatım bütünlüğü açısından 1908’i uygun buldum. Üzerinde epey uzun süre çalıştığını da ekleyelim. Şimdi bu 100 yıllık dönem basit gibi gelebilir ama Kemal Tahir’in ütopik romanları olmadığını ve belirli mekanlarda belirli kişilerle ilerleyen romanlar yazdığını düşünürsek öyle günümüz yazarı gibi 500 yıl öncesi tarih verip sonra ‘Günümüz’ diye sıyırıp atan dizi film senaryolarının dışında bir yazı olduğunu söylemek en akılcı yorum olacaktır. Bu yüzden bu önemlidir. Diğer yandan üzerinde uzun süre emek verdiğini söylemiştik. Yani bu taslağı diğer çalışmaları yanında kaleme alıyor. Seçtiği konu o kadar uzun ki önceden başlık yaptığı bir yeri daha sonradan konuya çeviriyor, kitap ismi yapar gibi sürekli başlıklar bulup bunları hikaye konusu ediniyor. Bu romanı kaleme alırken aynı zamanda farklı romanlar yazıyor ve onlar basılıyor ama bu romana daha bir ehemmiyet gösteriyor ve ağır gidiyor. Aynı zamanda Kemal Tahir’in Batılılaşma süreci ve onun hakkındaki düşüncelerini de öğrenme fırsatımız oluyor. Her insan biraz da yazdıkları değil midir sonuçta? Kemal Bey’de pek çok dönem yazarımız gibi Osmanlı konusuna çok ilgilidir. Doğumu da o devrin sonuna rastlar ve merak eder. Düşünsenize bir çocuksunuz ve Osmanlısınız, büyüyorsunuz Cumhuriyet’in evladı oluyorsunuz. Arada kalmış ikilemler ve toplumsal durumu bir fark edin. Bu yüzden tarihçilerimiz aslında hep söylerler devlet yıkılmadı rejim değişti diye. Sonuçta o devletin insanları yok olmadılar aniden yerlerine başkaları gelmedi, aynı insanlar aynı işi yaptılar. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi. 28 Ekim’de kalkıp tarlasını süren çiftçi 30 Ekim’de de kalkıp tarlasını sürdü. Yani değişen yalnızca rejimdi. Kemal Tahir’i anlamak ve onun düşünce dünyasına girmek onun eserlerini okumak ve onu anlamakla ulaşılacak bir konumdur zannımca. Aynı zamanda bu kitap yazılırken yayımlanan roman ise yine bu konuyla bağlantısı olan bir Osmanlı romanı olan Devlet Ana romanıdır. Onca kitabını okuduğum yazarın bu kitabını hala okuyamamış ve ulaşamamış olmak da beni üzmektedir. Bu kardeşini mutlu etmek isteyen olursa itinayla duyurulur. Şaka bir yana yine kitabın konusuna döndüğümüzde onun araştırmacı kişiliğini görmek de mümkündür. Hazır kaynakları tek başına kabul etmemiş ve başka kaynaklar da arama çabasına girmiştir. Hemen bir örnek vereyim. Yeniçeriler ile alakalı kitaplar ve yazılar olduğu kadar roman ve hikayeler de mevcuttur. Peki kaçımız -yıllar önce okuma şansı buldum- Yeniçeri Katibi Hasan’ın kaleme aldığı Prut Seferini Beyanımdır kitabını biliyoruz? Okumayı da geçtim, adını duyduk mu? İşte Kemal Tahir’in araştırma merakını da böyle benzerdir. Yakın tarihimizi de ele aldığı için aslında okunması gereken bir taslak olduğunu düşünüyorum. Tam olarak bir eser de diyemiyorum kitaba tamamlanmadığı için ama tamamlansa en çok okunan ve hakkında çok konuşulan bir kitap olacağını düşünüyorum. Çünkü bu kitapta şöyle bir çıkarım bulacaksınız hani bu komünist, hani bu HAİN yaftası vurulan yazarlarımızdan biri olan Kemal Tahir’inj bu taslağını okuduktan sonra şunu diyebileceğiz: EĞER BATI BU KADAR HAYRAN OLUNACAK BİR ŞEYE SAHİPSE, BU SAHİPLİK BİZİM İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR DURUM İSE, HER ŞEYİNİ OLDUĞU GİBİ ALMAMIZ GEREKEN BATI BU KADAR VAZGEÇİLMEZ İSE BİZ -KİMLİĞİMİZ DAHİL- NEYİN KARŞILIĞI OLARAK KENDİ DEĞERLERİMİZDEN TAMAMEN VAZGEÇİP SIRTIMIZI ÇEVİRECEĞİZ? Bir insanı büyük yapan o insanın takipçisi, konuşması ve hatta yaşamından ziyade arkasında bıraktığı eserleridir. Eğer eserleriniz olmazsa hiçbir anlamı olmaz. Yalnızca içinde bulunduğunuz günler ve koşullarda konuşulan sonra unutulan siyasetçilere dönersiniz. Bir insan vefatının ardından yaşadığı ömür kadar sene geçmesine rağmen hala anılabiliyorsa bu önemli bir durumdur zannımca. Roman hakkında fikir ve yorumlarımızı yazmaya devam edersek bu incelemenin sonu gelmez. O yüzden burada kesiyor ve hepimize iyi okumalar dilerim..
Notlar/ Roman Notları 2Kemal Tahir · Bağlam Yayıncılık · 199117 okunma
·
107 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.