Puan vermedi·128 syf.··
2023 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 00:00
İnsanlığımı yitirirken Osamu Dazai nin yarı otobiyografik eseridir.Kitap Japonya edebiyatında yer alan "ben roman" turundendir. Ben romanin tanımı kitabın sonsözünde açıklandığı gibi yazarın/anlaticinin itirafları üzerine kurulu olan ve yazarın hayatından parçalar taşıyan yarı otobiyografik edebi türdür.Uzun yıllar boyu Japon edebiyatının kuruluşundaki çoğunluk onu saf edebi anlatımın simgesi olarak görmüştür. Roman yazarın yaşamına ,yazarın /anlatıcının, baş kahramanın duygularını düşüncelerini ve endişelerini mümkün olan en sadık biçimde betimlemek ile ilgilenir. Kurgu geliştirmeyle veya bir karakterin nasıl değişim geçirdiği ya da belirli bir sorunu nasıl çözdüğü ile pek ilgilenmiyor. Ben roman kurgu bakımından belirli bir yönü veya amacı yok. Ben roman yazarları onlara verebileceği zarara bakmaksızın özü ,korkusuz bir dürüstlükle betimlemek ve tanımlamak için itirafçı bir yazma biçimi benimsemisler.İtiraf unsuru ben romanın anahtarıdır. Her şey çirkin yönleri de dahil sergilenmeden yazarın zihninin ve özünün net bir resmi ortaya çıkamaz.Dazai nin yazılarının çoğunluğu ben roman kapsamına girdiği söylenebilir. Dahası bu yazıların her zaman kesin doğru olmadığıdır. Baba Genemon ve anne Tane den doğan 7 erkek ve 4 kız çocuğun en küçük ikinci çocuğuydu.Baba vilayetin önde gelen arazi sahibi ailelerinden birinin başıydı.Annesi Tane genellikle hastaydı.Yazar teyzesi tarafından  6 yaşına kadar buyutulur. Daha sonra teyzesinin evlenmesinden sonra 6 yaşında ayrılmak zorunda kaldı.Bu ayrılıktan sonra terk edilmiş ,yalnız hissetmistir. Yasantisindaki intihar girişimleri; 1929'da  yüksek okulundaki 3 sınıfında romanın sonunda Yozo nun  hizmetçisinin  müsil ilacı ile değiştirdiği uyku ilacıyla ilk intihar girişiminde bulundu. 1930 yılında cafede tanıştığı garson kızla birlikte intihara kalkıştı ,kiz öldü fakat Şuci kurtarıldı. 1935'te kendini astı.Başarısızliginin ardından apandisit iltihabı yaşadı sonrasında kullandigi ağrı kesiciye bağımlı oldu.1936'nın sonlarına doğru ilaca olan bağımlılığını kırmak için bir aylığına bir akıl hastanesine yatırıldı.1937 de kendisini arkadasiyla aldatan karısı Hatsuyo yla ilac kullanarak birlikte intihara kalkıştı.Girişim başarısız oldu ve bundan kısa bir süre sonra çift ayrıldı.1939 da baska bir evlilik yapti.Alkolikti zaten,ardından tüberküloz olur.Kan tükürür.Bu halde bile iki kadinla birlikte yasar.Biriyle tekrar intihar eder.Bu donem de Batan Güneş (1947) ve İnsanlığımı Yitirirken i (1948)yazar.1948 de Güle Güle oykusunu tamamlayip sevgililerinden biriyle nehre atlar.Sonunda basarmistir. Bu nasil bir hayat dememek elde değil. Ben romani anlamak için yazarın geçmişine bakmak gerekiyordu o yüzden bu kısmı es geçmeyeyim dedim.Gerçek hayatıyla kitapta anlatılanlar arasında farklar olduğu anlaşılıyor. Yarı otobiyografik oluşu içinde kurguda barındirmasindan kaynaklı yani. Zaten yukarıda açıklandığı gibi hersey kesin doğru olacak diye bir dayatma yok.Kitabi okurken itiraf mı vicdan azabı mı çekmişte böyle herseyi alanen anlatmış diye düşünmüştüm. Zaten ben romanin özelliklerinden biriymiş bu. Kitaba gelecek olursak Yozo gerçek kişiliğini bastırmış öteki ile yola devam eden bir insandır gerçek yüzü dikkate alınmadığı için kendine bir öteki yaratır.Soytarı öteki dikkat çekmiştir ömrü boyunca öteki ile yola devam eder gerçek beni içten içe insanları eleştirir ama cesaret edip de hayır diye cevap veremez. Çünkü korkar tartışmaktan kendini savunamaz ,ezik bir karakterdir, kimseye güvenmez ,herkesi samimiyetsiz bulur (aslında dönüp baksa onu seven kadınlara da kendisi samimiyetsiz davranmıştır aynayı kendine pek çevirmez cesareti yok) Çocukluğu; açlık hissetmeyen, ailesini görünce irkilen ,sevgisiz bir ailede büyüyen bir çocuk .Mutluluk nedir sorguluyor , iletişimde zorlanıyor .Soytarılık iletişim kuramadığı için aklına gelmiştir ,olmadığı gibi davranmak aslında bir süre sonra yorucu hal alıyor. Çaresizlik hissetmeye başlıyor. Mücadele ediyor ama olmuyor. Soytarılığa bir de yalancılık eklenir ailesi azarladığında ya da birileri eleştirdiğinde kendisini suçlu görüp karşısındakini mutlaka haklı görür insanlardan hata yapmaktan korkar.Öfkesini bastırır. Tam olarak ne istediğine bir türlü karar veremez ,okulda başarılıydı ama davranış notları daha düşüktü.Çevresinde gördüğü samimiyetsiz ya da iki yüzlü konuşmaları duydukça insanlara güveni kalmamıştır, yalnızlığı tercih etmiştir.Ilerleyen yaşlarda sorunlar da ilerler,herkesten korkar para ödeyeceği zaman bile gözü kararır ,alışveriş zamanı ya paranın üstünü almayı unutur ya da aldıklarını unutur. Bütün gün evde takılmasına sebep olur. Intihara meyilli ,kendisine guvenen kadınların ölümüne sebep olur. Ayrıca bağımlı (alkol ve morfin) ,hayatına girdiği insanlarıda bunalıma iten bir taraftan aileden kopuk ama para desteği de alan can sıkıcı bir adam. Aslında belirtiler çocukluk yaşlarında kendini göstermiş. En son gideceği yerde akıl hastanesi olur. Kitabı çok beğendim diyemem.Hatta sinir bozucu ,sıkıcı da geldi.Bence bu kitap öyle rastgele herkesin okuyacağı bir kitap değil.Insanin depresif bir ruh hali varsa ya da intihara meyilli bir karakteri varsa o kişiyi kötü yönde etkileyebilir de.Benim aslında etkilendiğim bölüm çocukluk bolumuydu. Çocukların neler düşündüğüne ,olayları nasıl algiladigina,onların yanında neleri konuşup konusmayacagimiza dikkat etmeliyiz. Yeterince sevgi ,ilgi görmeyen hatta başkası tarafından buyutulup tekrar terkedilen çocuk;insanlara, samimiyete, sevgiye güvenmeyen ,azarlandiginda nutku tutulup kendini savunamayacak hale getirilen ,hayır demeyi beceremeyen bir yetişkine dönüşmesi hepsi ailede başlıyor. Cocuklarimiza ilgi gösterelim ,sevelim ,sohbet edelim ,onları anlamaya çalışalım.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
·
103 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.