Gönderi

Bir Amasya Hikâyesi
10/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
Yalan yere yaşanan ve sona erdirilen hayatlar insanoğlunun en büyük çıkmazlarından biridir. Bazen maddi hırslarının, bazen imkansız bir fikrin, bazen umutsuz bir sevdanın peşine takılır da onun kölesi olduğunun farkına varmaz insan. O köleliktir ki ne temiz bir geçmiş bırakır arkasında ne düşleri gerçek kılacak firsatlar...  Nitekim kazanmak yıllar, kaybetmekse saniyeler sürer. Adına "vicdan" dediğimiz en erdemli ve şaşmaz terazi de olmasa nic'olurdu cümle mahlûkatın hâl-i pür melali. "Yalan Yere" tam da bu evrensel gerçeği bir kez daha ve Anadolu'nun kadim şehirlerinden biri olan Amasya'dan haykırıyor çarpıcı bir hikâyeyle. Yazar Oğuzhan Kaşka'nın eğitimci ve tiyatro oyunculuğunun yanı sıra lise yıllarından başlayan yazma serüveninin ilk meyvesi olan roman; sokaklarından caddelerine, köylerinden kasabalarına, dağlarından ırmaklarına kadar bolca Amasya tasvirleri barındıran; köylüsüyle şehirlisiyle, esnafıyla çiftçisiyle bizim insanımızı bizim anladığımız dille anlatan ve katıldığı çeşitli yarışmalarda mansiyon ödülüne lâyık görülmüş içten bir hikâye. Kahramanımız Salih; Amasya'nın Kırviran köyünden ara sıra şehre gelerek eğlenen, çevresine topladığı insanlara anlattığı azı gerçek çoğu yalan hikâyelerle nam salmış usta bir partalcıdır. Geçimini çiftçilikle sağlamakta, karısı Gülfer'le sıradan bir aile hayatı yaşamaktadır. Hayatta kimi anlar vardır ki bir dönüm noktası olduğunun farkına varmaz ademoğlu. İşte Salih'in hayatını büsbütün değiştiren olaylar silsilesi, arkadaşı Sırık Osman'ın kendisini bir pavyona götürmesiyle başlar. Adının Seçil olduğunu öğrendiği bir bayanla tanışıp o günkü rızkını vermekle başlayan bu eğlenceler günlerce devam eder. Tutkuyla bağlandığı Seçil'in uğruna her şeyi yapabilecek kadar gözü döner Salih'in. Bu esnada eşi Gülfer'in de kimsenin haberi olmadan ortadan kaybolması veya kaçırılması Salih'i, Gülfer'i ve Seçil'i telafisi mümkün olmayan bir mecraaya sürükler. Hikâyede ele alınan konulardan biri de toplumumuzun kanayan yaralarından "kadın cinayetleri"dir. Erkek egemen toplumun mevcudiyetini koruduğu bir çağ ve düzende kadınlara uygulanan sistematik şiddet suç olmanın ötesinde insanlık için bir utanç kaynağıdır. Yazar, başkarakter Salih'in üzerinden bu utançla hepimizi yüzleştirmekte ve derin vicdan sorgulamaları yapmaktadır. Hikâye boyunca kendinizi kimi zaman Yeşilırmak üzerindeki köprüleri, kimi zaman  Kocacık Çarşısını adımlarken bulursanız şaşırmayın. Ahırönü ve İçerişehir esnaflarına rastlarsanız bir selam vermeden geçmeyin. Şimdilerde bir viraneyi andıran Ar Sineması'nı gördüğünüzde içiniz bir parça burkulabilir lakin yalı boyunca uzanan cumbalı evlerin muazzam görüntüsüyle kendinizden geçebilirsiniz. Yöresel ağız ve söyleyişlerle de eksik parça tamamlanır. Velhasıl Amasya tüm renkleriyle, tüm ihtişamıyla önünüze serilir eserde. Amasya'yı bilenler bilir: "Tenhasında bir at eşelense, toynağı bir medeniyete dokunur." bu büyülü şehrin. Hititlerden Friglere, Perslerden Bizanslılara, Selçuklulardan Osmanlı'ya kadar sayısız uygarlığa kucak açmış, cömert ve yaşlı bir şehirdir Amasya. Cumhuriyet'e giden yolun mihenk taşlarından biri olması hasebiyle eşsizlikle taçlandırmıştır bu özelliğini. Vaktiyle Anadolu'nun Oxford'u olarak nitelendirilmiş; tarih, sanat ve kültürün bu denli iç içe geçtiği bu kadim şehrin edebiyattan da uzak kalması elbetteki düşünülemez. Fakat böylesi önemli bir şehir çağdaş Türk edebiyatında yeterli ilgiyi görememiştir ne yazık ki! Envai çeşit kültürel mirasın torunlarının anlatacak pek çok hikâyesi var bu topraklarda. Oğuzhan Kaşka "Yalan Yere" ile bu boşluğu doldurmaya namzet olmuş, hem şehrin kültürel mirasına katkıda bulunmayı hem de yerel özelliklerden hareketle ulusal ölçekte ses getirmeyi misyon edinmiş iddialı bir yazardır artık.
Yalan YereOğuzhan Kaşka · Mythos Kitap · 202313 okunma
·
79 Gösterim
1 Yorum
Özlediğim yorumlar, yüreğine sağlık hocam.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.