Sabahattin alinin kurgudan ziyade öz benliğini, eşi ve kızı filize olan özlemi, içten sevgisini ,yaşadığı sıkıntıları doğrultusunda sevgili eşi aliyeye yazdığı bu mektuplar ne kadar kurgudan uzak gerçek yaşam doğrultusunda kaleme alınmış olsada kitabı okuyanları bir kurguymuşcasına büyüleyen o içten samimi sımsıcak ve insana okudukça eski zamanlarda kalan aşk duygusunu insanın ruhtan, yaşamın sevmek ve bir sınavdan ibaret olduğunu tekrar zihinlerde anımsatan bu güzel mektuplar sadece insanın ruhunu canlandırmamakla beraber bir babanın evladına olan sonsuz sevgi bağını da herkese tekrardan hatırlatan bir mektup türü taslağıdır