·211 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Haziran 2023 12:55 Orhan Pamuk' un 2015'de yazdığı ve en çok bilinen kitaplarından biri, Kırmızı Saçlı Kadın.
Kitabın konusu ve özeti:
Kitap, Doğu'nun ve Batı'nın iki temel efsanesiyle birlikte aşk, intikam, nefret, özlem, inanç ve suçluluk gibi arzularla harmanlanmış bir yaşamı anlatıyor.
Özet
(Bu paragraf spoiler içermekte)
Cem'in babası bir solcu ve Cem tek kardeş, maddi durumlarından dolayı İstanbul beyi gibi yetiştirilmiş için kapanık utangaç ve iyi huylu bir çocuk. 80 darbesi sırasında babası polisler tarafından yakalanıyor ve cem ile annesi Teyzelerinin yanına Gebzeye gidiyorlar. Cem üniversite parasını çıkarmak için 1 aylığına Öngören'de bir kuyucunun(Mahmut ustanın) yanında çıraklığa başlıyor -buradaki Öngören detayı önemli olayların temeli burada yaşanıyor-. Henüz 17 yaşlarında olan Cem, gittiği yerdeki kırmızı saçlı ve tiyatrocu 33 yaşındaki bir kadına(Gülcihan'a) aşık oluyor. Bir gece ustasından habersiz tiyatroyu izlemeye gidiyor ve bu kadının evinde sevişiyorlar (kadın evli). Ertesi gün dalgın ve uykusuz olan Cem, 25 metrelik kuyunun dibinde duran ustasının başına içi dolu bir kova düşürüyor ve telaşlanıp ustasını kuyuda bırakıp ilk trenle evine dönüyor. Daha sonra üniversiteye gidiyor jeoloji mühendisi oluyor ve Ayşe adında biriyle evleniyor. Bu sırada onu terk eden babasıyla tekrar görüşüyor. Karısı ile beraber Sührab adında bir inşaat şirketi kuruyorlar ve bir gün Öngören'de bir iş fırsatıyla karşılaşıyorlar . Bu sırada Cem, kırmızı saçlı kadından (Gülcihan'dan) bir oğlu olduğunu ve adının Enver olduğunu öğreniyor. Karısından gizli Öngören'e gidiyor ve burada kırmızı saçlı kadınla otuz yıl sonra tekrar karşılaşıyor. Enver hakkında konuşuyorlar, bu sırada ustasını öldürmediğini, onu sakatladığını ve ustasının 5 yıl önce öldüğünü öğreniyor. Kırmızı saçlı kadından birisinin 17 yaşındayken Mahmut ustayı yaraladığı o kuyuya götürmesini istiyor, Serhat adında Enverin arkadaşı olduğunu zannetiği bir çocukla terk edilmiş bir fabrikadaki su kuyusuna gidiyor ve aslında Serhat'ın Enver olduğunu öğreniyor ve hesaplaşma başlıyor. Tartışma bir süre sonra boğuşmaya dönüşüyor ve Cem'in belindeki silah kendisini savunmak isteyen Enver sayesinde Cem'in gözünde patlıyor. Enver babasini istemeden öldürüp o kuyuya atıyor. Enver hapse giriyor. Hikaye burada bitiyor.
(Spoiler bitti)
Yorum ve analiz
İlk defa bir kitap hakkında inceleme yazıyorum, buna beni iten şey kesinlikle bu kitabı tekrar tekrar hatırlama ve asla unutmama isteğim. Kitap, her ne kadar aşk üzerine kurulmuş olsa da aşktan çok bir efsaneye manyak gibi inanmanın hayatınızı nasıl şekillendirebileceğini anlatıyor. O yüzden bu kitaba aşk kitabı demek yanlış olur, hatta bu kitabı sınıflandırmak başlı başına bir hata olur. Bu kitap ibretlik bir kitap. İnançlarımızın hayatımızı gerçekten yönlendirdiğini anlatan bir kitap. İnanç ve efsane diyince akla zor, anlaşılmaz ,uçuk ve sıkıcı şeyler geliyor fakat böyle değil. Bunu anlatmak çok zor bu yüzden kısacası klasik aşk hikayelerinden sıkılmış ve farklı şeyler arayan realist insanlar için süper bir kitap. Eğer Orhan Pamuk'tan okuyacağınız ilk kitapsa tavsiye etmem, biraz ağır gelebilir, içeriğinden dolayı değil belki üslubu ve dilinden dolayı. Ben Orhan Pamuk okumaya "Sessiz ev" kitabı ile başlamıştım, tavsiye ederim. Bunun dışında kitap bir kahve ile bitebilecek bir kitap değil, iyi okunması gerekiyor çünkü içinde bir çok gönderme, alıntı ve eleştiri barındırıyor bu da kitabı unutulmaz kılıyor zaten. Kitap etkileyiciliydi, iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan biri oldu.