Bestegül'dü adı henüz 18 yaşında her genç kız gibi hayalleri vardı . Aklında ise uzaktan gördüğü delikanlı
Dershaneye gitmek için metroya bindiğinde o yakışıklıyla ilk kez bu kadar yakın olmuştu Hayaller içindeyken bir anda bir gürültü koptu. Tavan üstlerine çökmüştü. İçerdeki ondört kişi aynı kaderi paylaşacaktı.
Saatler geçti kimse ne olduğunu bilmiyor, telefonları çekmiyordu .Suları ve yiyecekleri sınırlıydı ama ümitleri vardı
Oğuz ve Bestegül aşkı işte böyle bir ortamda alevlendi
Günler geçtikçe yiyecek ve suları ile birlikte umutları da tükenmişti
Teker teker ölüme sürükleniyordu hepsi .
Bazen kavga, bazen sohbet ,itiraflar ,dostluklar ,aşklar ,kıskançlıklar hepsi bu enkazın altıda. küçücük bir yaşam alanında yaşanıyordu. Bestegül ve Oğuz direnmeye çalışırken diğerlerini birer birer kaybediyorlardı
Asklari ve dirençleri onları ne kadar ayakta tutabilirdi?
Cesetlerle bir arada yaşamak zorunda kalmak nasıl bir şeydi ? Dışarıda neler olmuş ve kurtulabilecekler miydi ?
Emine Tavuz