Termodinamiğin 2. Yasası olan Entropi yasası ile başlar kitap. Düzensizliğin düzeni. Daha sonra Caner Taslaman evrende dört tane birbirine indirgenemeyecek tek yönlü
işleyen sürecin olduğu kanaatindey olduğunu söyleyerek;
Bunlardan birincisi evrenin
genişlemesi,
ikincisi entropinin artışı,
üçüncüsü uzay-zamanı ve
dördüncüsü zihne bağlı zamandır.
Birinci şıktaki evrenin genişlemesinin diğer üçünden tamamen bağımsız olduğunu söyler. Caner Hoca ayrıca John d. Barrow dan
"Modern felsefe termodinamiğin ikinci kanunu altında enkaza dönüşmüştür." Der. Roger Penroseden alıntı yaparak Evrenin başlangıç entropisindeki hassas ayarı hesaplayan Penrose, sonucu şöyle
değerlendirmektedir. "Yaradanın ne kadar isabetle hedefini belirlediği görülüyor, yani doğruluk oranı şöyledir: 10¹⁰ üzeri 123 te bir.
Ortaya çıkan bu sayının iki üslü yazılma sebebi, bu sayıyı üssüz
olarak yazmaya (1'in arkasına sıfirlar koyarak), evrendeki tüm
hammaddenin bile yetersiz kalacak olmasıdır......
.... evrenlerin proton, nötron ve
fotonlarını, katrilyonlarca sıfır yazılabilen defterler olarak kullanmamız gerekirdi ki, ancak evrenin başlangıç entropisinin
hassas ayarını ifade eden sayıyı yazmayı başarabilelim. Görüldüğü
gibi, bırakın başlangıç entropisindeki kritik ayarın tesadüfen
gerçekleşmesini, bu ayardaki hassasiyeti ifade eden sayının l'in
arkasına sıfırlar konularak yazılması bile mümkün değildir.
Daha sonra, izafiyet ve Kuantum teorisinin Tanrı ve evren ilişkisini ortaya koyuyor Modern fiziğin makro alemde izafiyet teorisi, mikro alemde atom altı alemde ise Kuantum teorisi olduğundan bahisle bu teorilerin mucize ve doğa yasalarına izahını katkısını anlatarak.
Tanrısal müdahaleyi ve mucizeleri inkar, bilimsel olguların bizi ulaştırdığı bir sonuç değildir. Ancak, ateizme ve
natüralizme metafizik bir ön kabul olarak inanan kişiler, bu felsefi
inançları ile bilimsel yaklaşımlarını birleştirirlerse, Tanrısal
müdahaleyi reddeden bir yaklaşıma sahip olurlar; fakat bu, bilimin
sonucu değil, bu şahısların felsefî-metafizik yaklaşımlarının sonucu olduğunu belirtiyor
En sonunda ise teolojik açıdan Tanrısal hikmeti bilemiyor isek teolojik agnostik tavrı doğru bulur.
Bilimsel ve felsefi açıdan insanın cevherden mi yoksa iki cevheden mi oluştuğu sorununa agnostik kalmanın en tutarlı yol olduğunu savunur.
Bana göre anlatımı zor ama başarılı bir eser. Ben ve neim gib ilgilisine için çok iyi bir kitap. Keyifli okumalar dilerim.