Modern Bilim Felsefe ve Tanrı

·
Okunma
·
Beğeni
·
577
Gösterim
Adı:
Modern Bilim Felsefe ve Tanrı
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
150
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758727063
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Yayınevi
Teolojik fikirler arasındaki tercihte bilmin rolü nedir?

Entropi yasasının, evrenin başını ve sonunun olduğunu göstermesi felsefi ve teolojik açıdan neden önemlidir? Entropi yasası evrendeki olgulardan yola çıkarak Tanrı´nın varlığını temellendirmeye çalışan tasarım delilini desteklemekte midir? İzafiyet teorisi ile değerlerin izafiliği arasında bir ilişki var mıdır? İzafiyet teorisi ile zaman anlayışında gerçekleşen devrimci değişiklik, Tanrı-evren ilişkisi konusu ele alınırken ne gibi katkılar yapılabilir? Kuantum teorisinin evren anlayışında yaptığı köklü değişiklikler nelerdir? Tanrısal etkinlik, kuantum belirsizliklerinin belirlenmesi olarak ele alınabilir mi?

Kuantum teorisi özgür irade sorununun çözümüne katkı yapabilir mi? Materyalist yaklaşımlarla insan zihni başarıyla açıklanabilmiş midir? İnsan bilinci yapay zekalarla taklit edilebilir mi? Bunlar ve benzeri daha pek çok soruya bu kitapta cevap veriliyor. Modern bilimin konularının felsefi ve teolojik açıdan ele alınmasını önemli bulanlara bu kitabı mutlaka tavsiye ediyoruz.
Taslaman bu çalışmasında birçok felsefi konulara, bilimsel konulara, Tanrı bakış açısıyla bakıp yorumlayıp, teist görüşleri ile yorumluyor. Birçok bilim adamının bilimsel teorilerinin aslında Tanrı ve din ile ne kadar çok uyuştuğunu belirtiyor. Burada şu şekil bir itiraz gelebilir, falanca filanca din adamı böyle demiyor, şu din kaynağında tam aksi yazıyor ve Taslaman sallıyor gibi. Şimdi öncellikle sen nasıl Taslaman’ın dediklerine yanlış diyorsan bizler ve Taslaman da o kişilerin dediklerine yanlış diyoruz ama şunu da unutma ki Taslaman din için dediklerine din içinden kaynaklar gösteriyor ama sen dine mensup farklı kişilerin kaynaklarından eleştiri yapıyorsun.

Kitapta, yazarın değindiği konularda termodinamiğin ikinci yasası, entropi, zaman ve zamanın başlangıcı gibi konular, düzensizlik yasası, determinizm, indeterminizm, izafiyet teorisi gibi birçok konulardan kaynaklar gösterip çalışmasını oluşturmuş. Burada ilginç bir konu ise dinlerde yer alan mucizeleri bu ve diğer yasalara, kanunlara değinerek açıklama yapması. Fizik kanunlarını çiğnemeden mesela Musa’nın denizi yarmasını açıklaması gibi, ama bunda da net ve kesin konuşmayıp olabilirliğini söylemesi bana göre çok başarılıydı. Taslaman her zaman bu konularda teolojik agnostik olmayı seçip, sadece görebildiği, elinde tutabildikleri ile yorumlamaya çalışması benim için takdire şayan bir durum; ama durum böyle olunca ne materyalistler kendini sever, ne ateistler ne de uçan kaçan adamlara inanan dine mensup kişiler.

Kitabın dili ağır gelebilir ama aslında ağır değil, ama bu konulara uzak iseniz içindeki terimler, olgular ağır gelip okumayı yavaşlatabilir ve farklı kaynaklardan yardım almak isteyebilirsiniz, ama lütfen bir dine mensup iseniz bu tarz çalışmaları okuyunuz ve yine lütfen bir dini eleştireceksiniz Taslaman gibi mantıklı açıklama yapmaya çalışanları anlamak isteyerek okuyunuz.
Kitabı tam anlamıyla anlamak için bazı felsefi terimlere hakim olmak gerekiyor. Caner Hoca kitapta bazı yasaların ve teoremlerin bize gösterdiği sonuçların teolojik açıdan bakıldığında da önemli bilgiler olduğunu sürekli vurgulamaktadır ki kitabın vermek istediği mesaj da bence budur.Kitapta ayrıca din kitaplarında geçen olağanüstü olayların fizik bilimine ters düşmediğine ve çok küçük ihtimallerde (imkansıza yakın ) gerçekleşme olasılıklarının olduğu yazılmıştır.
Kitab elmlə Tanrını ayıran bir çox məsələyə işıq tutulub. Elmin və fəlsəfənin dindəki yeri, araşdırılıb və izah olunub. Bütün cavablar da elmi formada verilib. Bir çox sualınıza cavab tapa bilərsiniz.
Birinci bölmə, " Termodinamika, Fəlsəfə və Tanrı" adlanır. Kainatın başlanğıcı və sonu olduğu fizaka qanunları çərçivəsində izah olunur. Möcüzələrin elmi qanunlara tabe olaraq necə baş verdiyini anlayacaqsınız.
İkinci bölmə, " Din fəlsəfəsinə görə nisbilik nəzəriyyəsi" adlanır. Bu bölmədə nisbilik nəzəriyyəsi və onun Tək Tanrılı dinlərdə yerini öyrənəcəksiniz. Tanrı və Kainat arasında münasibətə müəyyən baxış bucağı qazanmış olacaqsınız.
Üçüncü bölmə, " Kvant Nəzəriyyəsi və Tanrı-Kainat Əlaqəsi" adlanır.
Dördüncü bölmə isə "Bədən-Ruh Dualizminə Teoloji Aqnostik Münasibət" adlanır. Bu bölmədə ruh-bədən, beyin kimi mövzular yer alır. Hətta gələcəkdə robotların insan kimi düşünə biləcəyimi kimi müzakirəli mövzular yer alır. İnsanı təqlid edən robotlar insan kimi nə qədər düşünə bilər? Bu suallara aydınlıq gəlmiş oldu. Dövrümüzün aktual mövzusudur.
Kitab məqalələrdən, sistemli formada hazırlanmışdır. Fizika və kainat bağlı bir çox nəzəriyyə ilə bu kitab vasitəsilə tanış oldum. Beyin yandıran kitab demək olar. Kitabın dilini başa düşmək üçün, bilmədiyim mövzular haqqında isə kiçik araşdırma aparmaq kifayət etdi.
Caner Taslamanın bu kitabını özellikle dini bilim
in karşısında gören kişilerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Dili bazen yorsa da kelime dağarcığınızı genişleteceğinden dolayı okumaya devam etmekte fayda var. Ücretsiz PDF belgesini yazarın paylaşması ise gerçekten önemli bir husus.
Sürekli deniz seviyesinde hayatını yaşamış ve bu seviyede suyun kaynaması ile ilgili deneyler yapmış olan bir kişi, yüksek bir yere çıkınca suyun kaynama derecesinin değişebileceğini tahmin edemediğinden, kendi deniz seviyesinde bulduğu yasaları, evrensel tüm yasaların karşılığı zanneder ve bir gün dağ başına çıktığında suyun kaynama derecesinin değiştiğini gözlemler, fakat doğa yasalarını kendi bildiği deniz seviyesine ait yasalardan ibaret sanan kişi, bu yasaların ihlal edildiğini sanır. Tanrısal yasalara nüfuz Edemeyen kimi kişiler de, kendi bildikleri yasaların (kısmi-doğa yasalarının), evrensel tüm yasalara karşılık geldiğini zannedebilirler. Bahsettiğimiz bu sebeplerden dolayı deterministik bir evren modelinin mutlak olarak mucizeleri dışladığını ve Heisenberg'in Belirsizlik İlkesi gibi evrenin işleyişinde boşluklar olduğunu söyleyen bir yaklaşım olmadan mucizelere inanılamayacağını söylemiyoruz.
Caner Taslaman
Sayfa 102 - İstanbul yayınevi
Tanrısal müdahale ile Tanrı'nın tüm evreni kuşatan bilgisi birleştirilirse, bir kelebeğin yönünü değiştirecek kadar bir
müdahale ile -kelebeğin zihninde kuantum seviyesinde yapılacak müdahalelerle bir yönlendirme veya kuantum seviyesinde
müdahalelerle bir hava akımı oluşturup kelebeğin yönü değiştirilerek- kutsal kitaplarda bahsedilen, bazı kavimlerin yok
edilmesine sebebiyet verecek nitelikte bir kasırganın nasıl oluşturulduğu izah edilebilir. Kelebek Etkisi ile ifade edilen etki
'başlangıç durumundaki şartlara hassas bağımlılık' olarak da dile getirilir. Fizikte bunun önemi anlaşılmadan önce, halk arasında böylesi bir etkinin varlığı sağduyu ve basit gözlemlerle fark edilmişti. Halk arasındaki şu söz de bunu ifade etmektedir:

Bir mıh bir nal kurtarır;
Bir nal bir at kurtarır;
Bir at bir er kurtarır;
Bir er bir cenk kurtarır;
Bir cenk bir vatan kurtarır!
Caner Taslaman
Sayfa 95 - İstanbul yayınevi
Entropi yasası ile ilk olarak evrendeki düzensizliğin sürekli arttığı ve sonsuza dek sürdürülemeyecek bu sürecin evrenin sonunu gerektirdiği anlaşıldı. Aslında bu sonuç, evrenin bir başı olması gerektiğini de kapsamaktadır. Bunu böyle gösterebiliriz:

1- Evrendeki entropi geri çevrilemeyecek şekilde sürekli
artmaktadır.
2- Buna göre evrende bir gün termodinamik denge oluşacak ve “ısı ölümü” yaşanacaktır. Kısacası evren ebedi değildir, bir sonu vardır.
3- Sonsuz zamanda, evrende termodinamik dengeye gelinmesi ve hareketin durması gerekir.
4- Şu anda hareketin devam ettiğine tanıklık etmekteyiz.
5- Demek ki evren sonsuzdan beri yoktur, dolayısıyla evrenin bir
başlangıcı vardır.
Caner Taslaman
Sayfa 27 - İstanbul Yayınevi
Tek yönlü süreçler sonun habercisidir. İnsanIn yaşlanma süreci de, evrendeki entropinin artışı da böyledir. Aslında evrendeki entropinin artışına sebep olan birçok tek yönlü süreci sürekli gözlemlemekteyiz. Isı, hep sıcaktan soğuğa doğru akar, hiçbir
zaman soğuktan sıcağa doğru akmaz. Sıcak bir çayın her zaman soğuduğunu gözlemleriz, ama hiçbir zaman odadaki sıcaklık çaya doğru geriye akarak (süreç tersinerek) çayımızı ısıtmaz. Bisikletimizin frenine basarak durmamıza yol açan süreç ısıyı açığa çıkarır, ama hiçbir zaman Güneş’in ısıttığı bisikletimizin hareket ettiğini göremeyiz. Parfümümüzün kapağı açıksa koku odaya dağılır, ama odanın içindeki dağılmayıp moleküller tekrar bir şişeyi doldurmazlar.
Caner Taslaman
Sayfa 12 - İstanbul Yayınevi
Tanrı'nın evrene müdahalelerinde zamanın izafiliği göz önünde bulundurulursa 'mucizeler' ve 'kader' konuları için de yeni
açılımlar sağlanabilir. Tanrı'nın evrene müdahalelerinde (özellikle
'mucize' olarak nitelendirilenlerde) doğa yasalarını ihlal edip etmediği filozoflar arasında tartışma konusu olmuştur. Doğa
yasalarının ihlal edilmesine sırf natüralizm adına değil, Spinoza ve Schleiermacher gibi teolojik yaklaşımları adına karşı çıkanlar da
olmuştur.32 Teolojik sebeplerle karşı çıkışlarda, genelde, doğa yasalarının Tanrı'nın Doğası'nın bir sonucu olduğu ve Tanrı'nın
kendi Doğası'na aykırı bir fiil gerçekleştirmeyeceği için, doğa
yasalarını ihlal eden anlamda 'mucizeler'in olamayacağı savunulmuştur. Biz bu anlayışın tutarlı olmadığını, çünkü hem tam
anlamıyla doğa yasalarının ne olduğunu bilemediğimizi hem de
Tanrısal yasaların (İslami anlayış açısından Sünnetullah da denilebilir) bilinen doğa yasalarını kapsayan daha geniş yasalar
olabileceğini düşünüyoruz. Fakat eğer Kutsal Metinler'de bahsedilen ve 'mucize' olarak nitelendirilen olayların, doğa yasaları
ihlal edilmeksizin nasıl gerçekleşmiş olabileceği konusunu incelersek karşımıza çıkan alternatiflerden biri; Tanrı'nın baştan
gerekli müdahaleleri yaptığını (Leibnizci yaklaşıma benzer şekilde) ve günü gelince 'mucize' olarak nitelendirilen olayların hiçbir doğa yasası ihlal edilmeksizin gerçekleştiğidir. Örneğin buna göre, Tanrı,
baştan, Lût Kavmi'nin Hz. Lût'un getireceği mesajı inkâr edeceğini bildiğinden, müdahaleleri öyle bir şekilde yapmıştır ki Dünya'da Hz. Lût'un yaşadığı yerde ve gerekli tarihte Lût Kavmi'ni yok edecek doğal afeti, hiçbir doğa yasasını ihlal etmeksizin -doğa
yasalarını baştan müdahale ile 'araçsal sebep' olarak kullanarak oluşturmuştur. Bu yaklaşımda, nasıl usta bir bilardocu birçok
hamle sonrasını ilk vuruşunda hesaplayıp vuruşunu yapıyorsa; Tanrı'nın baştan bütün olayları ve ihtiyaçları hesaplayıp bir seferde
gerekli her şeye müdahalelerini gerçekleştirdiği söylenir. İzafiyet
teorisi, Tanrı'nın baştan her şeyi ayarladığını söyleyen bu yaklaşımla 'mucizeler'in gerçekleştiği dönem arasındaki zaman
farkını önemsizleştirdiği için, artık böylesi bir anlayışı savunmanın daha kolay olduğu söylenebilir
Caner Taslaman
Sayfa 61 - İstanbul yayınevi
Kuantum kuramıyla Tanrısal etkinliği birleştiren yaklaşımın,
aşağıdan-yukarı (bottom-up) bir müdahaleyi savunmasıyla dünya içindeki büyük değişimleri (mucizeler gibi) açıklayıp açıklayamayacağı sorulabilir. Her şeyden önce bütün evrensel hammaddenin
atomlardan ve atom-altı parçacıklardan oluştuğunu, atom-altı seviyede yapılan müdahalelerin evrenin tümüne yayılan bir
müdahale olduğunu hatırlatalım. Ayrıca, kaos teorisi ile ilgili çalışmalarda da gösterildiği gibi, evrenin bir yerindeki çok küçük
sayılabilecek bir değişim bile evrenin başka yerinde çok büyük
değişimlere sebebiyet verebilir. Kelebek Etkisi (Butterfly Effect) ismiyle meşhur olan bu yaklaşıma göre, Şam'da kanatlarını çırpan
bir kelebek İstanbul'da bir kasırgaya sebebiyet verebilir.
Caner Taslaman
Sayfa 94 - İstanbul yayınevi
I- Bir varlık ya zorunlu varlıktır, ya da mümkün varlıktır.
2- Her mümkün varlık zorunlu bir varlığa gereksinim duyar.
Sonradan var olan (madde veya zihnin bir ürünü olarak) varlık
zorunlu varlık olamaz.
3- Ya Tanrı, ya da evren zorunlu varlıktır.
4- Evrenin bir başlangıcı vardır.
5- Demek ki (2 ve 4'e göre) evren mümkün varlıktır.
6- Demek ki (1, 3 ve 5'e göre) Tanrı zorunlu varlıktır.
Caner Taslaman
Sayfa 31 - İstanbul yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Modern Bilim Felsefe ve Tanrı
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
150
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758727063
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Yayınevi
Teolojik fikirler arasındaki tercihte bilmin rolü nedir?

Entropi yasasının, evrenin başını ve sonunun olduğunu göstermesi felsefi ve teolojik açıdan neden önemlidir? Entropi yasası evrendeki olgulardan yola çıkarak Tanrı´nın varlığını temellendirmeye çalışan tasarım delilini desteklemekte midir? İzafiyet teorisi ile değerlerin izafiliği arasında bir ilişki var mıdır? İzafiyet teorisi ile zaman anlayışında gerçekleşen devrimci değişiklik, Tanrı-evren ilişkisi konusu ele alınırken ne gibi katkılar yapılabilir? Kuantum teorisinin evren anlayışında yaptığı köklü değişiklikler nelerdir? Tanrısal etkinlik, kuantum belirsizliklerinin belirlenmesi olarak ele alınabilir mi?

Kuantum teorisi özgür irade sorununun çözümüne katkı yapabilir mi? Materyalist yaklaşımlarla insan zihni başarıyla açıklanabilmiş midir? İnsan bilinci yapay zekalarla taklit edilebilir mi? Bunlar ve benzeri daha pek çok soruya bu kitapta cevap veriliyor. Modern bilimin konularının felsefi ve teolojik açıdan ele alınmasını önemli bulanlara bu kitabı mutlaka tavsiye ediyoruz.

Kitabı okuyanlar 48 okur

  • Taha
  • Talha Karataş
  • Kerem Güzel
  • Murat GÜVEN
  • Bülent Kartal
  • Fatma Zehra Göktaş
  • Veysi Baştuğ
  • Yusuf ELİK
  • Mevlut Bayazan
  • Ali H. Karahancı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (4)
9
%29.2 (7)
8
%29.2 (7)
7
%12.5 (3)
6
%4.2 (1)
5
%4.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%4.2 (1)