Gönderi

Hassasiyetlere saygı göstermekte zorlanıyorum
1/10
·1640 syf.··
2023 37. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2023 20:36
*Bir çok farklı kitaptan oluşan bir kitaptır. Bir tek parça hâlinde yazılmamıştır. Talmut kitabı ise, İslam literatüründeki hadis veya siyer yerine geçer. Ben burada, toparlanmış olan, yani Talmut kitaplarını da içeren Tevrat'ı okuduğumu belirteyim. Tam 1640 sayfaydı. Üzerinde tek tek duracak olsak bu inceleme de bir 300 sayfa sürerdi. *Mümkün olduğunca tarafsız, ön yargılarımı bir kenara bırakarak okudum kitabı. Ancak pek çok çelişki ile karşılaştım. Ayrıca, yazanların ilâhi bir aktarım olamayacağını düşündüğüm pek çok bölüm oldu. Bunların bir kısmını buraya da alacağım. Pek çoğunu da zaten alıntılarımda paylaştım. Dileyen onlara da bakabilir. 1640 sayfanın yaklaşık 1400 lerdeki sayfalarında, alıntı yapmayı bıraktım. Gerisindeki garip olduğunu düşündüğüm yerleri incelemede yazmaya karar verdim. Onları da birazdan göreceğiz. *Bir kere "değiştirilmiş kitap kardeşim, ne anlatıyon!" diyecek Müslüman kardeşlerim; konunun İslam'la alakasına en sonunda geleceğim. O yüzden isterseniz siz en sona bakıp öyle linç edersiniz. *Tevrat'ın olay anlatan kısımları, İsrail halkı ile Rab arasındaki tatlı - sert ilişkiler üzerine kurulu. Sürekli bu halka trip atan bir Tanrı var. Onları üstün ulus olarak niteliyor, onlara bir sürü vaadde bulunuyor. Kötü yola saptıklarında cezalandırıyor. Şunu da belirtmek lazım ki; peygamberlerin görümleri ile onlarla iletişime geçiyor daha çok. Ama Musa'ya direkt görünüyor mesela. Bir çok peygamber ve kâhin sadece sesini duyuyor. Çoğu peygamberle de dediğim gibi "görümler" yoluyla iletişim kuruyor. Ama bazı peygamberler de " 'ben Rab'den görüm gördüm diyen yalancı peygamberlere inanmayın', diyor Rab" diyor. (Evet karışık bir cümle oldu. İyi okuyun.) Ama bu peygamber ayrımını nasıl yapacaklarını da net bir şekilde ortaya koymuyor. Burada Rab'bin söylediklerinin daha çok "sonuç odaklı" olduğunu gördüm. Mesela 'şu kazandı, çünkü ben onunlaydım.' derken kaybetmiş birinin arkasından da 'onun bir günahı vardı da ona bildirmedim ama bilseymiş canım.' tarzı yaklaşımlar oluyor. *Trip atma konusuna dönersek; evet İsrail halkı sık sık cezalandırılıyor. Ama en sonunda hep onların, deyim yerindeyse 'Rab'bin sevgili kulları' olarak, kazanacağı müjdeleniyor. *Süleyman'a tapınağını yaptırırken, yaklaşık 70 sayfa anlatıyor. Şu kapı şu boyda, şu ende olacak... Şu kalaslar sunağın şu kadar uzağında duracak... Şurada şöyle desenli böyle kumaşlar duracak... "Ne tapınakmış arkadaş!" diyorsunuz okurken. Bir Tanrı bunlarla uğraşır mı? diye sorup objektifliğime dönüyorum. Tapınak defalarca zarar görüyor ve değişik peygamberlere aynı anlatı ile tekrar tekrar yaptırılıyor. *Tevrat'ın Tanrısı bir yandan kendisinin tek Tanrı olduğunu söylerken bir yandan dönemin popüler Tanrıları 'Baal' ve 'Aşera' ile hep bir rekabet hâlinde. Tanrılarla değil onlara inananlarla rekabet ediyor diyecek oluyoruz ama bazen o Tanrılara, gerçeklermiş gibi sözler ediyor. Benzer durumu putlara karşı da oluşturuyor. *Bazı önemli kişilikler, sık sık hileye ve günümüzde suç olan şeylere bulaşıyor. Ama yine de gözetiliyorlar. (Burayı, ceza yememek için üstü kapalı geçiyorum. Zeki insanlar bağlantıları çözeceklerdir.) *Tevrat'ın Tanrısı sık sık, 'öfkelendiğini' söylüyor. Bazen sinirinin geçtiğinden dem vuruyor. Çokça sınama yapıyor ve sonuçlarına, önceden bilmiyormuş gibi tepkiler veriyor. Yani sıkça 'insanî' duygu ve tepkilerle buluyoruz onu karşımızda. Bazen İsrail ve Yahuda halkının içinde 'yaşayan Tanrı' olduğunu söylerken bazen 'Siyon Dağındayım' diyor. Bazen bir tek mabedin içinde olduğunu bildiriyor. (Şu zor yapılan mabet) *Bir yerde fakirlik övülüp zenginlik kötülenirken başka bir bölümde tam tersi oluyor. *Kitabın olay anlatmayıp soy kütüğü verdiği yüzlerce sayfası var. İnanılmaz uzun süreler yaşamış kişiler sıralanıyor. Günümüzde Yahudiler zaten kutsal kitaplarını daha çok bir tarih kitabı olarak görüyorlar. *Şimdi biraz direkt alıntı yapalım: MALAKİ 1: -RAB "Sizi sevdim" diyor. "Oysa siz, 'Bizi nasıl sevdin?' diye soruyorsunuz." RAB, "Esav Yakup'un ağabeyi değil mi?" diye karşılık veriyor, "Ben Yakup'u sevdim, Esav'dan ise nefret ettim. Dağlarını viraneye çevirdim, yurdunu kırın çakallarına verdim." ZEKERİYA 14: -Yeruşalim'e saldıran uluslardan sağ kalanların hepsi Her Şeye Egemen RAB olan Kral'a tapınmak ve Çardak Bayramı'nı kutlamak için yıldan yıla Yeruşalim'e gidecekler. Yeryüzü halklarından hangisi Her Şeye Egemen RAB olan Kral'a tapınmak için Yeruşalim'e gitmezse, ülkesine yağmur yağmayacak. Mısırlılar bunlara katılıp Yeruşalim'e gitmezlerse, RAB onları da Çardak Bayramı'nı kutlamak için Yeruşalim'e gitmeyen bütün ulusların başına getirdiği aynı belayla cezalandıracak. ZEKERİYA 6: -Sonra melek bana seslendi: "Bak, bölgenin kuzeyine gidenler, orada öfkemi yatıştırdılar." HABAKKUK 1: -Ya RAB, ne zamana dek seni yardıma çağıracağım, Beni duymuyor musun? "Zorbalık var" diye haykırıyorum sana, Ama kurtarmıyorsun! Bunca kötülüğü bana neden gösteriyorsun, Nasıl hoş görürsün bunca haksızlığı? Nereye baksam şiddet ve zorbalık var. Kavgaların, çekişmelerin sonu gelmiyor. Bu yüzden yasa işlemez oldu, Bir türlü yerini bulmuyor hak. Kötüler doğruları kıskaca almış Ve böylece adalet saptırılıyor. Rab'bin Yanıtı "Bakın öbür uluslara, Gördüklerinize büsbütün şaşacaksınız. Sizin gününüzde öyle işler yapacağım ki, Anlatsalar inanmayacaksınız. Başkalarına ait toprakları ele geçirmek için Dünyanın dört yanına yürüyen o acımasız ve saldırgan ulusu, Kildaniler'i güçlendireceğim. Parstan çeviktir atları, Aç kurttan daha azgın. Atlıları yeri deşerek geliyor uzaklardan, Avına saldıran kartal gibi uçuyorlar, Yağmalamak için geliyor hepsi. Orduları çöl rüzgârı gibi ilerliyor Ve kum gibi tutsak topluyorlar. Küçümsüyorlar kralları, Yöneticilerle alay ediyorlar. Dudak büküyorlar bütün surlu kentlere, Önlerine toprak yığıp onları ele geçiriyorlar. Rüzgâr gibi geçip gidiyorlar. Bu suçlu adamların ilahları kendi güçleridir." NAHUM 1: -RAB kıskanç, öç alıcı bir Tanrı'dır. Öç alır ve gazapla doldurur. Hasımlarından öç alır, Düşmanlarına karşı öfkesi süreklidir. RAB tez öfkelenmez ve çok güçlüdür. Suçlunun suçunu asla yanına koymaz. MİKA 7: -Ey Tanrımız RAB, dehşet içinde sana dönecek Ve senden korkacaklar. Senin gibi suçları silen, Kendi halkından geride kalanların isyanlarını bağışlayan başka tanrı var mı? Sonsuza dek öfkeli kalmazsın, Çünkü sadık olmaktan hoşlanırsın. Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın. Geçmişte atalarımıza ant içtiğin gibi, Yakup'un ve İbrahim'in torunları olan bizlere de verdiğin sözü tutacak ve sadık kalacaksın. AMOS 5: -RAB şöyle diyor: "İğreniyor, tiksiniyorum bayramlarınızdan, Hoşlanmıyorum dinsel toplantılarınızdan, Yakmalık ve tahıl sunularınızı Bana sunsanız bile kabul etmeyeceğim, Besili hayvanlarınızdan sunacağınız Esenlik sunularına dönüp bakmayacağım. Uzak tutun benden ezgilerinizin gürültüsünü, Çenklerinizin sesini dinlemeyeceğim. *Bu alıntıların ilâhi bir kaynaktan gelmiş olması durumunu size bırakıyorum yorumsuz olarak. *Son olarak diğer dinlere mensup arkadaşlar için bazı nacizane söyleyeceklerim olacak. İslâmî kaynakların en önemlisi olan Kuran'da, Tevrat'ın tahrif edildiği açıkça yazmaz. Hristiyan ve Yahudiler de 'kitap ehli' sayılır. Ha tabi bazense onlarla dostluk kötülenir. (Ama bu başka bir incelemenin konusu) Sonuç olarak İslâm; Sünnet gibi, Kurban gibi pek çok geleneği Yahudilerden almıştır. Kuran ayetlerinde İbrahim'e ve nesline dualar edilir. Oysa Tevrat, Yahudi soylarından olmayanlardan peygamber gelmeyeceğini söyler. (Evet Yahudilerin de alt soyları var; Yahuda, İsrail, Ruben gibi...) Ayrıca Filistlilere lanet eder. Biz burada "o kitap değişti, bu değişmedi" diyorsak birinden öbürüne geçen olay ve durumların hangilerini neye göre ayırt edeceğiz... Öbürünün değişmemişliğinden emin miyiz... Bunları düşünmeliyiz diye düşünüyorum. Dipnot: İnsanın hayatını derinden etkileyecek konularda; zamanına göre kayda alınmış, o zamanın ahlaki ve hukuki normlarını 'değişmez' olarak sunmuş kayıtlar, günümüzde anlamını ve işlevselliğini sorgulatmaktadır. Nitekim insanlık, uzun ve sancılı süreçlerle "toplumsal uzlaşı" geleneğini daha çok benimsemiştir. Ahlâkî ve hukuki normlar, zamana ve şartlara bağlı olarak "değişebilir" ve "uzlaşıya dayalı" olmalıdır. Ayrıca bulunduğu zamanlarda çok kıymetli olan ve insanların coşkunluk duymasına yol açan YAZI, ne yazık ki çok sağlıklı bir iletişim yöntemi değildir. Konumuzla da ilgili olacak şekilde ben de buraya bir video linki bırakmaya çalışacağım. Lütfen okumuş, araştırmış ve üstüne kafa yormuş insanlara eğer siz bu üç adımı uygulamadıysanız cevap yetiştirmeyin. Saygılarımla... youtu.be/hxcPqqM0xGQ
İnançlar-Mitolojiler
TevratKolektif · Andaç Yayınları · 20151,175 okunma
··
638 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emre Uçar
Gönderi Sahibi
Tevrat - Kuran kısımlarına takılacak insanlar için: ( incelemeye yazmayı unutmuşum ) Kur'an'ı 2 kere hayatımın değişik dönemlerinde okudum. Şimdilerde mitoloji kitapları da okuduktan sonra 3 İlâhi Kitabı da okuyayım dedim. Tevrat, İncil ve tekrar Kur'an sırasıyla gideceğim. Aman bir hassasiyete dokunduysak affola...