4/10
·416 syf.··
2023 56. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2023 02:33
Luna ile Knight hiç ilgimi çekmemiş olmasına rağmen kitaba başlarken çok heyecanlıydım. Çünkü bu kitabın da tıpkı Serseri Prens gibi beni hem deli eden hem de etkileyen bir kitap olacağını düşünüyordum. Deli olma kısmı gerçekleşti ama etkilenme kısmı? Maalesef. Devamı spoiler içerir. İkilinin ilişkisini sevemeyeceğimi daha kitabın başlarında anladım. Sorun toksik olmaları mıydı? Hem evet hem hayır. Hayır çünkü yazarın sorunlu çiftleri yazmayı sevdiğini -ki bu konuda başarılı olduğu su götürmez bir gerçek- kabullendim. Evet çünkü okuduğum en gereksiz toksiklik buydu. Mesela Daria ile Penn de toksik bir ilişki yaşamıştı fakat onların ilişkisi daha dengeliydi ve sebepleri daha anlaşılırdı. Ama Luna ile Knight'ın bu kadar toksik bir ilişki yaşamasının hiçbir nedeni yoktu. Oturup konuşsalar, saçma sapan düşüncelere inanıp kendilerini ve çevrelerindeki insanları bomboş bir dramaya çekmeseler hiçbir sorun çıkmayacaktı. Luna'nın, Knight kalbini kırarsa ne yapacağını bilemediği için onunla bir ilişki yaşamaktan çekinmesini ve Knight'ın da Luna kendisini reddettikçe o üzüntüyle yanlış kararlar almasını bir noktaya kadar anlaşılır buldum tabii ki. Gelgelelim bu ikili ipin ucunu öyle kaçırdı ki hak verilecek hiçbir yanları kalmadı. Yaktılar, yıktılar. Kaç yıllık arkadaşlıklarını bile paramparça ettiler. Ve tüm bunlara rağmen günün sonunda “ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın biz ayrılamayız” deyip yaşanan onca olayı, tüm kırgınlıkları ve affedilmeyecek onca şeyi bir kalemde sildiler. Yani gel de delirme! Yahu madem ne olursa olsun ayrılamazdınız, niye bu dramları yaşadık? Mesela Luna, madem Knight'ın uydurma çapkınlığını, söylediği bin tane kırıcı şeyi, Poppy'i gözüne sokmasını, ona Ayışığı derken utanmadan Poppy'e de Günışığı demesini, hatta kimseleri sokmadıkları ağaçeve Poppy'i yatmak için getirmesini kabullenecek kadar Knight'ı seviyor ve ondan gelen her şeyi kabul ediyordu niye işler bu kadar kötüleşmeden önce bu ilişkiye bir şans vermedi? Üniversiteye gidip, değişip, Knight için uygun kişi olduğuna karar verince mi tutumu değişti? 19 yaşına kadar evinden ve çevresinden ayrılmamış ve tanıdıkları dışında kimseyle diyaloğa girmemiş biri olarak bir anda aldığı kararla başka yere okumaya gitti, orada birkaç farklı mekanda bulundu ve Josh ile yattı diye (bu olayda sırf Luna ile Knight'ın arası açılsın diye yazılmıştı muhtemelen, çok uyduruktu çünkü) değişmiş mi oldu? Değişmek bu mu? Ayrıca biz niye Luna'nın seçici dilsizliği ile olan mücadelesini yahut yaratıcı yazarlığa olan tutkusunu okumadık? Niye buralar sallanıp geçildi? Çünkü bu sahnelerde Knight yoktu. Luna sadece Knight söz konusu olduğunda Luna olduğu için de kendi başına neler başarabileceğini neredeyse hiç okuyamadık. Hatta bu durum öyle bir boyuttaydı ki seçici dilsizliği bile bir süre sadece Knight'ın yanında düzeldi. Knight için durum farklı mıydı? Hayır. Knight'ın alkol probleminin boyutlarını, hatta komaya girdiği kısımları bile üstünkörü gördük. Tedavisini yahut okul hayatını ise hiç görmedik. Luna'ya olan takıntısını ise bolca okuduk. Luna baskı altında hissetmesin diye hiçbir kızla birlikte olmadığı hâlde herkesle yatıyormuş gibi dedikodu çıkaran (hayatımda duyduğum en saçma ve inandırıcı olmayan bahane bu arada. Knight kimseyle yatmadı diye niye Luna baskı altında hissetsin? Luna lise boyunca kimseyle ilişki yaşamadı diye Knight baskı altında hissetti mi mesela? Yoo. Knight kendisini Luna'ya saklamanın utanç verici olduğunu düşündüğü için bu çapkınlık söylentisini yaydı bence. Luna'ya vicdan azabı çektirmek için de bu kılıfı uydurdu), kendisinden uzağa gitti diye Luna'yı cezalandıran ve Josh olayı yüzünden Luna'dan intikam almak için en olmayacak işleri yapan Knight'ın Luna'yı ne kadar sevdiğine birinci elden tanık olduk! Bakın ne Knight ne Luna haklı benim için. Luna arkadaş kalalım diye ısrar ettiyse Knight yoluna devam etmiş olabilir mi? Olabilir. Knight'ın başka kızlar takıldığını kabullenen Luna yoluna devam etmiş olabilir mi? O da olabilir. Keşke olsaydı da. Keşke bu ikili birbirinden kurtulsaydı. Bu derece takıntılı bir ilişki yaşayacaklarına ayrılsalardı. (Ara not: Knight, Hunter ve Vaughn'un kızları sıraya dizip aralarından istediklerini seçtikleri sahne berbattı. Biraz popüler olan 3 tane salak istedi diye niye kadınlar sıraya girsin ve onlardan biriyle yatarlarsa bunun gurur duyulacak bir şey olduğunu düşünsünler? Saçma sapan bir şey. Aynı şekilde Knight ile Poppy'nin öpüşürken çekilen fotoğrafının sebebinin yardım toplamak olması da saçma. Bu kadar önemli bir iş için böyle bir fotoğraf mı kullanır sanki.) Kitapta bir de Knight'ın annesi Rosie ile babası Dean'in hikâyesi vardı. Rosie ile Dean yazarın başka bir kitabının başkarakterleriymiş. Önce onların kitabını okusam dramlarını daha hissedilir bulurdum muhtemelen. Bu şekilde de etkilendim, evet. Fakat yazarın Luna ile Knight'ı bir an önce yazıp asıl bu meseleye gelmek istediğini hissettiğim çok zaman oldu. Ayrıca bu kısımda da sıkıntılı durumlar vardı. Rosie'nin; kocasının tekrar aşık olmasına yardım etmesi için Luna'dan yardım istemesi (ne alaka), kocasına Dixie'yi ayarlamaya çalışması (Knight için kadınla iletişime geçmesi tamam ama tanımadığı bir kadını kocasına ayarlamaya çalışması çok saçma. Dean'in, sen yoksan ben de yokum deyip 1 yıl sonra Dixie ile yakınlaşması peki? Beni buradan alın ya) ve Knight'a seni herkesten daha çok seviyorum demesi gibi. Dean'in, Knight'ın ne durumda olduğunu fark edip bu konuda hiçbir şey yapmaması, kendisi müdahale edecek durumda olmasa bile en azından arkadaşlarından Knight'ı gözetmelerini istememesi de üzücü bir diğer durum. İşin garip yani şu: Tüm bu anlattıklarıma ve Luna ile Knight'ı da, yaşadıkları ilişkiyi de sevmemiş olmama rağmen kitabı zorlanarak bitirmedim. Bu da yazarın kaleminin çok başarılı olmasından kaynaklanıyor. Yani duyguları öyle bir hissettirdi ve normalde zerre ilgimi çekmeyecek şu ilişkiyi öyle merakla okumama sebep oldu ki hayran oldum. Hatta ilk kitapta nemrut bulduğum Vaughn'un kitabı için bile heyecanlanmamı sağladı. Ne diyebilirim ki? L. J. Shen etkisi diye bir şey var sanırım.
Yaralı ŞövalyeL. J. Shen · Olimpos Yayınları · 2023376 okunma
·
743 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
o kadar iyi analız edip yorum yapmışsın ki, bayıldım her bir cümlene, o kadar haklısın gerçekten.... Bu yazar bu serisi ile asla benlik değil, bu kadar toksit ilişkiler hele lise çağındakileri okuyamam... ilk kitapdaki müdür olayı benim için asla kabul etmeyeceğim gibi burda Luna karakteri iğrenç bir karakter... Bilirsin beni aşk üçgeni olayları asla katlanamam, burda bide kız ilk birkilteliğini josh ile yapıyor ve Knight aşırken bunu ben aşamam... Aslında aşamadığım diğer konu ise Lunanın, anna ile öpüşmesi ve bundan aşırı zevk alması (kusma efekti) kitabı bittiren olaydın. Elimde olsaydı kitap yakardım o kadar ://
Baştankara
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Yazarın lise çağındaki karakterler için yazdıklarının ben de biraz ağır kaçtığını düşünüyorum. İlk kitaptaki müdür olayı gerçekten çok rahatsız ediciydi. Daria içinde bulunduğu durumun ne kadar kötü olduğunu nasıl fark edemedi diye ben de düşündüm. Ama çok küçük yaşlardan beri manipüle edildiğini düşününce uzun bir süre gözünü açamamasını normal buldum. Aşk üçgenini ben de sevmiyorum. Bu kitapta da tam anlamıyla bir aşk üçgeni yoktu aslında. Luna Josh ile birlikte oldu ama sonrasında bir daha görüşmedi. Ama bu olay başlı başına saçmaydı. Luna, Knight olmadan da yavaş yavaş hayatına devam etmek istediğine karar verdiği için Josh ile arkadaş olsa, görüşse tamam ama bu kadar uyduruk bir şekilde Josh ile birlikte olması çok saçmaydı. Hayatına devam etmeyi başka bir erkekle birlikte olmak gibi düşünmesi de sağlıklı değildi. Knight bu konuya bozuldu ama onun da o kadar çok hatası vardı ki Luna'ya bilenip intikam almaya hiç hakkı yoktu. Dediğim gibi, haklı-haksız diye biri yoktu aslında. İkisi de çok toksikti ve bir araya gelmektense keşke yollarına ayrı ayrı devam etselerdi. Öpüşme olayı da bence de gereksizdi. Ahahah sen çok kızmışsın.🤭 Bu olaylara ben de kızdım ama tüm bunlar bir yana, yazarın tarzını seviyorum. Çok zor konuları, sorunlu çiftleri işliyor ve sinirden deli etse de kendisini okutuyor.🤭