·480 syf.····Okunma: 25 Haziran 2023 15:53 İlk kitabı sevmemin etkisiyle ikinciyi hevesle bekledim. Maalesef beklentimi karşılamadı.
Kitap kötü müydü? Hayır. Ancak rahatsız olduğum birkaç nokta çok fazla bir araya geldi. Açıklayayım.
Öncelikle kitabın çevirisinde birtakım donukluklar ve bozukluklar vardı. Bariz, aşırı göze batan durumlar değildi ama ben dikkatli bir okuyucuyum. Özellikle dil konusunda hassasım ve kitabın konusu da ortalamasaysa bu tür şeyler rahatsız ediyor.
Gelelim konusuna... Kelsey kendini yeterli görmeyen harika bir kadın. Bu senaryo o kadar klişe olmaya başladı ki yakında kafamı duvarlara vurup patlatacağım. Yeter. Güzelliğinin farkında olmayan ve bunu eziklik hâline getiren insanlar yok. Bir insan hem tanrıça olup hem de "Ama ben yetersizim, ühü" diyorsa o kitap romantizm değil kişisel gelişim kitabı olmalı.
JP ise klasik bir çapkın. Tek gecelik ilişki adamı olan ama hayatının aşkıyla karşılaşınca geçmişine tüküren bir adam. Klasik.
Daha önceki incelemelerimde belirtmiştim. Konu, olaylar klasik olabilir ama işleniş şekli güzelse benim zevkle okuyacağım kitaplar olur. Bu kitap akıcılık ve yazım açısından ortalamanın altında kalmıştı.
Kelsey, JP ile beraber olmak istemiyor. Çünkü teknik olarak patronunun kardeşi ve yaptığı işi denetleyen biri. Doğru bir yaklaşım. Ama JP tam bir tacizci. Bu kafayı gerçekten anlamak zor. Adam yakışıklı ve zengin olunca yapılanlar romantizm mi oluyor arkadaşlar?
Kitabın ilk yarısında ciddi bir taciz var. JP, her fırsatta Kelsey'den hoşlanma bahanesiyle kadını sözel olarak taciz ediyor. Yok sen benden hoşlanıyorsun, yok bacaklarının arası benim yerim vs. Ne oluyor be?
Bir diğer konu karakterlerin tutarsız düşünceleri. Kelsey, kesinlikle JP ile olmayacağını ve onu "iğrenç" bulduğunu söylüyor. Ardından 50 sayfa sonra "Seni asla iğrenç bulmam," diyor. Tutarlılıkla Kelsey gibi olun...
Gereksiz drama ve tüyler ürperten, garip bir ilerleyişi vardı. Kız kardeşler arasında geçen saçma sapan konuşmalar da cabası. Kelsey'in, kardeşinin kocası olacak adama olan bakışları ve düşünceleri de garipti. Hem kendi kendine adama karşı bir şey hissetmediğini söylüyor hem de salak salak yorumlar yapıyor. Yahu bir de kız kardeşi ile olan konuşmalardaki rahatlık... Vay dedesinin kayıp çarığı! Hiç filtre yok hanımlar beyler. Öyle bir genişlik.
Dediğim gibi beni rahatsız eden ve açıkçası gıcık olduğum bir kitap oldu. Yazar, JP'yi tanrı gibi anlatıp sonra yerin dibine sokmaya çalışmış. Bi'garip yani. Etkilenmedim.
Bir iki yerde duygusal sahneler vardı, o bölümlerde eğlendim ama genele bakacak olursak okumasam da olurdu dediğim bir kitaptı.