Merhabalar. Türk klasiklerine olan bazı hayal kırıklıklarımdan dolayı sürekli olarak ertelediğim Çalıkuşu'nu artık okumam gerektiğine karar verdim ve önyargılarımın boşuna olduğunu bana öğreten bir kitap oldu. Çalıkuşu karakteriyle bir oldum tam anlamıyla. Kitabın atmosferi sizi içine çekiyor ve her şeyi bir kenara bırakıp kitabı yaşıyorsunuz. Okurken hem üzüldüğüm hem de güldüğüm anlar oldu. Kadının toplumdaki yeri, toplumun iki yüzlülüğü, ne kadar iyi kalpli olursan o kadar enayi yerine konulduğun gerçeği beni bir kez daha üzdü fakat Çalıkuşu’nun özellikle çocukluk dönemlerinin anlatıldığı bölümde kahkalara boğulduğum çok oldu, o kadar şen şakrak ve de yaramaz bir çocuk ki insanın kalbini ısıtıyor. Genel anlamda bakacak olursak Çalkusu’nun yani gerçek adıyla Feride'nin yaşadığı büyük bir kalp kırıklığından dolayı evden kaçıp Anadoluda öğretmenlik yapmaya başlaması ve bu süreçte başına gelen olayların anlatıldığı kitap beni çok derinden etkiledi. Bu kitaba yalnızca aşk romanı olarak bakmayı çok yanlış buluyorum, bu kitap bir taraftan da size insanlar hakkında ve hayat hakkında çok şey öğretiyor. Bunun yanında bana Türk klasiklerine de bir şans vermem gerektiğini hatırlattı ve bunun için bir girişimde bulundum diyebilirim. Elinize geçen ilk fırsatta okuyun derim. Keyifli okumalar.