"Ya bir yol bul"
" Ya bir yol aç"
" Ya da yoldan çekil!!! "
Mütemadiyen kendimizi bu üç nasihattan birine tabi olurken buluruz/bulmalıyız.
'yol' hayatımızda mühim bir araçtır.
Onla aranan bulunur.
Çözüm yoldadır.
Yol; derttir.
Dert yoldadır.
Yürüyenler ve koşanlar dermanın da yolda olduğunu bilirler.
"Bir yolu olmalı" deriz işler, içinden çıkılmaz bir hâl aldığında.
'yolcu' olurlar yol alanlar.
Yolun hakkı vardır mesela.
Yusuf Hocamız bu hakkı ödemek minvalinde,
"fiilen işgal edilmeyip zihnen işgal edilen bu ülke" nin derlli olan gençlerini,
çizdiği harita ile kurtuluşa yönlendirir.
Ve biz ümmileşerek yürümeyi öğreniriz. Coşku, heyecan ve aşkla ...
Ne zaman ki yürürüm, menzili görürüm.
Başımı kaldırıp gördüğüm menzil uzaktadır/uzaklaşır. Bu kitap bana menzilimi; zihnime, ruhuma ve kalbime yükleyerek önüme bakmamı öğretti . Önüme bakarak olabildiğince geniş perspektif ile muhkem adımlarla ilerlemem gerektiğini öğrendim .
MTO talebesi olarak Yusuf Kaplan Hocamızın şu satırları ile incelememi noktalamak isterim:
"Ey Genç!
İddian yoksa rüya göremezsin. Rüyasını göremediğin bir iddiayı hayata geçiremezsin.
Yalnızca büyük rüyaların ve iddiaların sahibi kişiler, bu rüyaları ve iddiaları hayata geçirme azmi ve cehdi ile yola koyulan öncü nesiller, geleceğe yürüyebilir, geleceğin yol haritasını hazırlayabilirler."