·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Mart 2023 01:31 Sabahattin Ali'nin bütün kitaplarını çok beğenerek okudum Kürt Mantolu Madonna ise bende başka bir tat bıraktı Raif Efendi'nin o her şeyden vazgeçiş hâli onun geçmişini bilmeyenler için anlamsız gelebiliyor okurken. Ancak geçmişe doğru gidildiğinde aslında yaşanmamış, beklenilmiş ama hiç gelememiş bir aşkın acısını çektiğini öğrendiğimizde onun bu durumunu haklı bulmaya başlayabiliyor insan.
Beni en çok etkileyen kısım genç Raif'in bir kadın portresine aşık olduğu yerdi. Genç adam vaktinin nasıl geçtiğini bile anlamadan her gün gelip resmi izleyip gidiyordu ta ki birgün arkasında resmin gerçek sahibi, her gün delicesine izlediği kadın belirene kadar... Her şey bundan sonra başlıyor aslında. İkisi de birbirini seviyorlar ikisi de bir gelecek kurmak istiyor ama hayat başka şeyler çıkarıyor. Raif ülkesine dönmek zorunda kalıyor giderken de sevdiği kadını çağırmak aklına bile gelmiyor oysaki Maria diyordu "Ne zaman çağırsan gelirim... Nereye çağırsan gelirim!" Raif bunun ne demek olduğunu anlayamamıştı o zamanlar.
Ta ki hiç beklemediği, hiç ummadığı bir zamanda yaşlı bir kadın ve küçük bir kızla tesadüfen karşılaşana kadar... Hep sevdiği kadını suçlayıp kendisini cezalandırmayı uygun görmüştü ama gerçekleri öğrendiğinde büyük bir haksızlık yaptığını, kendi hayatını da bu yolda heba ettiğini çok geç anlamıştı.
İnsan okurken sadece bir kitap okuduğunu düşünmüyor bütün bir hayata şahit olmuş gibi geliyor. İçimize işliyor bu kitap. Herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar şimdiden...