tek taşımı kendim aldım tek başıma kendi taktım :)
10/10
·1026 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2023 19:08
Kitabı bitirmeme neredeyse 300 sayfa var ama inceleme için daha fazla bekleyemedim :) o kadar çok heveslendiğim dikkat çekici nokta var ki umarım Amerika'yı yeniden keşfetmiyorumdur ve okuyuculara bir faydam dokunur. J. R. R. Tolkien 1. Dünya Savaşı'ndan döndükten sonra Oxford İngilizce Sözlük'ün oluşturulmasında görev almış, daha sonra da üniversitede müthiş bir dilbilimci olarak akademik kariyer yapan bir yazar. Bunun en büyük ispatı, oluşturduğu kocaman Orta Dünya evreninde geçen "Tolkien Mirası" olarak nitelendirilen eserleri. Özellikle Yüzüklerin Efendisi'ni basit ama zengin, olgunlaşmış, akıcı, anlaşılır, kusursuz üslubuyla oluşturmuş. Ben okurken büyük bir keyif aldım. Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise cücelerin hükümdarına ait anı defterinin (ya da tarih kaydının) okunduğu bölümde anının kaleme alındığı orijinal dil de yer alıyordu. Bu kısımda metnin rune harfi ile yazıdığı belirtiliyordu. Harflere bakınca Göktürk alfabesini andırdığını düşündüm ve kafamın içinde bir ampul yandı: "Göktürk yazıtları runik harfli metinlerdir." :) Burda yine Tolkien'in dilbilimciğili gülümsetti beni. Tüm bunların yanı sıra Tolkien'in en az 15 adet Elf dili ve lehçelerinin söz varlığını yarattığını da hatırlatmadan geçemeyeceğim. Zaten karakterlerin isimleri veya soyisimleri, yer adları, atlara verilen isimler, "balrog" kelimesinin farklı iki kelimenin köklerinden oluşturulması, Sauron'ın konuştuğu Kara Lisan (Ainur), ent dili, ork dili, elf dili, insan, trol, kurt, ardıçkuşu dilleri Tolkien'in dil konusunda bir hazine olduğunun apaçık ispatı. "Fakat gerçekten önemli olan öykülerde, ya da akılda kalan öykülerde böyle olmuyor. Kahramanlar sanki bu olayların içine düşüyorlar - yani yolları onları o tarafa götürüyor da denebilir. Ama galiba onların da, bizim gibi bir sürü seçenekleri oluyordu ellerinde, geriye dönmek gibi; sadece onlar geri dönmüyordu. Eğer dönüyorlardıysa bile bizim bundan haberimiz olmuyordu çünkü dönenler unutuluyordu. Biz sadece yollarına devam edenlerden haberdar oluyorduk ve dikkatini çekerim, hepsi de mutlu bir sona varmıyordu - en azından öyküdeki veya öykü dışındakilerin mutlu son dedikleri bir sona varmıyorlardı. Yani memleketine dönüp de, her şeyi bıraktığı gibi olmasa bile yolunda bulması gibi - yaşlı Bay Bilbo gibi yani. Fakat mutlu sonlu öyküler en iyileri sayılmazlar her zaman, gerçi içinde bulunulacak en iyi öyküler sayılabilirler aslında! Acaba biz ne tür bir öykünün içine düştük?" Sam'in bu cümleleri Frodo'ya söylediği noktada metin kendini bir kez daha ele veriyor: bu bir kahramanlık konulu halk hikayesidir. Hikayedeki Arifler (örneğin Gandalf), şiirler, şarkılar (ozanlık/aşıklık örnekleri) , efsaneleşmiş tarihi yaşantılar, olağanüstü olaylar, yol göstericiler, kahramanca yapılan savaşlar, kahramanların önplana çıkarılması (Aragorn'un beklenen krallığı, Sam'in cesareti, Legolas'ın okları ve keskin gözleri), bu kahramanların şahsına münhasır isimlere sahip atlara sahip olması (külteri, gölgeyele, tiz vs.), ve kılıçları da (elfler tarafından dövülen Frodo'nun kılıcı, Kral Arthur ve ekskalibur efsanesini anımsatan Aragorn ve Anduril) bir halk hikayesi içinde olduğumuzu bize gösteriyor. Kitabın bir diğer dikkatimi çeken noktası arketipsel incelemeye uygun olması. Örneğin Frodo'nun yolculuğa başladığı mevsim sonbahar. Morgul'a yaklaştıkça kış da gelmiş oluyor. Buna uygun olarak da bu yalnızca yüzüğün değil, Frodo'nun kişisel yolculuğu da. Frodo'nun vicdanı gelişir (Gollum'un ölmesini isterken aniden acımaya başlama), kendini arar, olgunlaşır ve Shire'a döner. Kitapta hatrı sayılır derecede ırk yoğunluğu var. Hobbitler, insanlar, elfler, entler, orklar, ırkı bilinmeyen Tom Bombadil(kainattaki her şeyden önce var olduğu söylenir), Balrog, büyücüler, nazgullar(yüzük tayfları ya da kara süvariler), cüceler, füller, atlar, ainular (sauron'da bu ırktandır), devler, huornlar, ejderhalar, goblinler, troller, nehir hanımları, kartallar, bir ucubeye dönüşmüş Gollum...Buna rağmen her biri aşağı yukarı 3 saat süren filmlerinde kitaptaki olayların veya kişilerin çoğu yok. Örneğin sayfalar dolusu yer eden, Frodo'nun hayatını yolculuğun henüz başındayken ilk kez kurtaran Tom Bombadil ve hanımı filmlerde yok. OLaylar daha karmaşık ve kısa verilmiş. Kitabı okuduktan sonra filmlerden zevk almak neredeyse imkansız. Kısacası çok keyifli bir yolculuk ve mutlaka okunmalı. Popüer kültürde aşina olduğumuzu sandığımız kitap hakkında bence hiçbir şey bilmiyormuşuz :) not: Dune serisinde rahibelerin "sesi" kullanarak insanları etki altına almaları fikri bu kitaptan ve Gandalf'ın sesinden oluşturulmuş olabilir mi?
Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)J. R. R. Tolkien · Metis Yayınları · 20166,3bin okunma
··
206 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kalın bir eser , okumak için kış ayları güzel olur 🤔
demet
Gönderi Sahibi
Keyifli olabilir gerçekten. Ben kış aylarındaki sorumluluklardan dolayı yazın sakin kafa bol vakitle okumayı seçtim ama olsun 🫢