Puan vermedi·88 syf.····Okunma: 01 Temmuz 2023 01:17 Aziz Bey Hadisesi, benim bu aralar tam olarak ihtiyacım olan bir kitaptı. Karakterleri ve olaylar son derece gerçekçi, doğal; dili ve anlatımı da anlaşılır, akıcı ve sade. Kolayca okunacak ama iz bırakacak bir eser.
Kitabımız kitabın sonu ile başlıyor. Kitap boyunca da bu sonun nasıl hazırlandığını okuyoruz. Olaylar bir çizgide nedensel olarak ilerler. Ailenin tek çocuğu olan Aziz Bey; yakışıklı, insanlara tepeden bakan, kibirli, aşk hayatı oldukça renkli, girdiği hiçbir işte dikiş tutturamamış, çalışmayı sevmeyen, havai bir delikanlıdır. Babası; sert, otoriter, çatık kaşlı, pazar sabahları bile tıraş olan, şapkasız sokağa çıkmayan, oğlu okuyup hakim/savcı olsun isteyen tipik bir Türk aile babasıdır. Annesi ise; evi ve ailesi dışında bir hayatı olmayan, hayalleri olmayan, çoğu zaman hali hatrı bile sorulmayan tabiri caizse evde sesi soluğu dahi olmayan yalnızca bir gölgedir. Her birimiz için hayal etmesi oldukça kolay olan, neredeyse kanlı canlı gözümüzde canlandırabileceğimiz kadar gerçek karakterlerden oluşur.
Aziz Bey’in dramı, karşılıklı sandığı gençlik aşkının aslında bir yanılgı olduğunu öğrenmesiyle başlar. O aşk için evini, yurdunu bile terk edip dilini, kültürünü bilmediği bambaşka bir ülkede yaşama tutunmaya çalışacaktır. Ömrü boyunca o aşk içini acıtacak ama bir an bile pişman olmayacaktır. Yurda döndüğünde ise aslında hiç aklında olmayan, dedesinden yadigar tambur ile hayatını idame ettirmeye çalışacaktır.
Kitabı okurken bana Yeşilçam’ı çok fazla anımsattı. Ve bana göre kitapta sinematik ögelerin mevcut olması da buna etken diye düşünüyorum. Baba ile arası açık olan bir oğul, arada kalan bir anne, unutulmayan bir aşk, geç kalınmışlık hissi ve kaçınılmaz son: yalnızlık. Tam bir Türk filmi izlediğimi düşünüyorum.