Daha önce kafka'nın herhangi bir eserini okumadığım için romanlarının havasını ve karakterlerinin ruhsal yapısı hakkında bildiklerim kulaktan dolma şeylerden ibaret. Duyduğum şeylerden çıkardığım genel yargı ise; romanlarında karakterlerin çoğunun bir ruhsal çöküntü, değersizlik ve aidiyetsizlik içinde boğulmuş olduğu ve benzeri şeyler. Şimdi gel gelelim neden böyle bu karakterler? Kafka'nın yarattığı bu dünyaların atmosferlerine neden hep bu can sıkıcı hava hakim?
İşte bu soruların cevabı Babaya mektupta saklı diyorlar ki doğru diyorlar. Kitapta bahsedilen kafka'nin küçüklükten beri babasıyla olan iletişimsizligi, babasının ve zamanının ataerkil toplumunun bir erkek evlattan beklentilerini karşılamakta zorluk çekmesi aynı zamanda mevcut kendine güvensiz ve takdir görmeyen kişiliğinde babasının ona verdiği eğitimin fazlasıyla olduğunu söylemesinin yanında onu, bir nevi ilahlastirmasi mentalitesinin hasarlı olmasında önemli olan noktalar. Aynı zamanda kafka tüm suçu kesinlikle babasına atmıyor ama etkisinin naif ve duygusal olarak oldukça zayıf ve hassas olan kişiliğinin incinme katsayısında çağ atlamasina sebep olduğunu söylüyor. Babası onu ne kadar fiziksel bir şiddetle yaralamasa da ruhsal olarak bu noktaya gelmesinde bolca yardim etmiş:D
Bu da kafka'nin yaralı zihin dünyasından yaralı karakterlerin çıkmasına ve bunların farklı ütopyalarda var olmasına önayak olmuş.
Son olarak kafka ile ilgili demek istediğim şey ise onu biraz mizmiz ve fazla alıngan bulduğum, yaşadıklarının kötü şeyler olduğunun bilincinde olsam da bazı noktalarda etkilenme konusunda fazla abartiya kaçmış.
Eser bu yüzden biraz sıkıcı geldi ama kafka'nın ruh dünyası ve karakterlerinin çıkış noktasını anlamak için okunabilir ,psikolojik bir inceleme yapmak isteyenlere de uygun nitelikte bir kitap.