Daha 13 yaşındayken karşı dairesine taşınan Bay R’ye beslediği çocuksu duyguların, gün geçtikçe artarak yerini sarsılmaz bağlılığa nasıl bıraktığını, adım adım esiri olduğu bu aşkın ateşinde yandığı her anı, hayatının en vazgeçilmez mutluluğu olarak anlattığı bu satırları, soluksuz bir heyecanla bilinmeyen kadının duygularını paylaşarak yaşıyorsunuz
Kitabın ilk satırlarında adamın kırk birinci
yaş günün farkına varması ve o yaş gününde masasındaki vazonun boş olmasıyla duygu seline kapılmamak elde değil. Ayrıca bilinmeyen kadının son ana kadar ki sessizliği de beni etkileyen ayrıntılardan.
Hangimiz böyle bir aşkın ateşinde tek başına yanacağını bile bile savrulmaya cesaretle göğüs gerebiliriz ki?