Gönderi

MARTİN EDEN ÖZET VE İNCELEMESİ - BAŞTAN SONA SPOİLER İÇERİR
Puan vermedi·520 syf.··
2023 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2023 03:31
Martin Eden. Burjuva bir ailenin kadınına aşık olmasıyla başarı yolunda hırsla ilerleyen bir adamın hikayesi. Kitap hakkında okuduğum bu açıklama beni oldukça heyecanlandırmıştı. Çünkü, bir aşk kitapları, iki kişisel gelişim kitapları benim her zaman ilgimi çekmiştir. Bir de bu ikisinin bir arada bulunması ballı lokma tadında. Kitaba başlamadan önce uçuk kaçık fikirlerim vardı. Martin başarılı bir yazar olur ve Ruth ile evlenir gibi gibi. Fakat kitabı okumaya başladığımda gözümü açan, ruhumu genişleten birçok psikolojik izlenime sahip oldum. Şimdide bunları sizlere aktarmak istiyorum. Ama öncelikle uyarmak isterim ki ben bir psikolog değilim. Tamamıyla insani yargılarımı ve araştırmalarımı ortaya döküyorum. Çoğumuz zaman zaman bize imkansız ve ulaşılması zor gibi görünen hayaller kurarız. Ancak birkaçımız bu hayalleri hayata dökebiliyor. Bana göre, eğer hayalimizi ne kadar çok istesek de gerçekleştiremiyorsak, henüz bizi harekete geçirecek etkili unsurlarla karşılaşmamışız demektir. Birçok aynı konulu motivasyon konuşmasını dinlediğimde anlatıcıların çoğu zorlu süreçlerini avantaja çevirme olaylarını anlatmaktadır. Martin Eden kitabında da ‘aşk’ temasını kullanarak bu süreç anlatılmış diyebiliriz. Martin, zengin olmak istiyordu, Ruth için. Bunu da yazar olarak başarmayı planlıyordu. Hatta kelime başına alacağı ücreti hesaplıyor, bunun üzerine hayaller kuruyordu. O başaracağına önce kendisi inandı. Bunu dile getirmekten, emin olmaktan korkmadı. Umudunu kaybettiği günler de oldu. Hatta hayallerinin yolunu değiştirmesi gerektiği günlerde. Tek ailesi olan ablasından tutun da sevdiği kadına kadar kimse ona inanmadı. Martin, hikayelerini acı gerçeklerle bitirdiğinde ‘hayatın zaten üzücü olduğunu insanların mutlu sonlara ihtiyaç duyduğunu’ dile getirdi ablası. Cimri ve para düşkünü eniştesi onun geceleri lambayı yakmasından, alkolü bırakmasından ve işsiz olmasından rahatsız olduğu için Martin’e delirmiş damgası vuruyor, karısına söyleniyordu. Martin ise kitap okudukça ve yazdıkça ufkunu genişletiyor ve bir o kadar da insanlardan uzaklaşıyordu. Bir yerde okumuştum. Şöyle anlatıyordu, dünya zıtlıklardan oluşur ve sen ne isen onun zıddını çekersin. Eğer zekiysen kendinden cahillerle, güçlüysen kendinden zayıflarla, zenginsen kendinden fakirlerle imtihan olursun. Martin de işte bu yoldan geçiyordu. Kendini o kadar okumaya kaptırdı ki bir zamanlar dilini anlayamadığı Ruth, artık Martin’i anlamıyordu. Başından beri frekansları uyuşmayan iki kişinin dünyası belli bir süre sonra tekrar ayrılmıştı. Bu kitapta dikkatimi çeken bir bölüm daha var. O da baş karakterimizin paraya ihtiyaç duyduğu bir dönem çamaşırhanede işe başlaması ve orada geçen psikolojik ve fizyolojik durumu. Martin bu bölüme kadar olan kısımda yaşamını düzenlemişti. Yani alkolü bırakmış, uyku saatini 4 ila 5’e çekmişti. Aynı zamanda kendi bedenine de güveniyordu. Çamaşırhanede işe başladığında çantasında sırf kitapları vardı. Gündüz çalışıp akşam kitap okumayı ve yazmayı hedefliyordu. Fakat işler planladığı gibi gitmedi. Bir hafta sonunda ağır işe dayanamamış ilk önce kitaplarını gözden çıkarmıştı. Sonra alkole başlamış ve uyku düzenini bozmuştu. İşte bu kısımda işçi sınıfında çalışan ben ve benim gibi insanlar aklıma geldi. Para kazanalım, hayatımızı güzelleştirelim derken hayatımızda hiç tanımı olmayan insanlar için hayatımızı öne sürüyoruz. Mesela Martin Eden kitabının bu bölümünü açıp tekrar okuduğunuzda göreceksiniz ki patronun/işverenin adı bile geçmemiş. Martin’in kısa süreli çalıştığı bu ağır işin, onun gibi yetenekli insanı nasıl etkilediğini gördükten sonra kendimi sorgulamak zorunda kaldım. Benim içimdeki bu başarı azmini söndüren işlerde daha ne kadar süre çalışmalıydım? Hayatın şartları diye kandırayım bu sefer de kendimi... Kitabın sonuna doğru baş karakterimiz bir gazeteciyi kızdırıyor ve bu genç arkadaş Martin’in hayatını karartacağını bilmeden onun hakkında kötü yazılar yayımlıyor. Sonra size yukarıda bahsettiğim, başarılarını anlatan motivasyon konuşmacılarının dediği gibi kötü olaylar silsilesinden sonra başarıya ulaşma hikayesine dahil oluyorsunuz. Ruth, Martin’i bırakır, Martin’in yakın arkadaşı intihar eder. Sonunda yayınlattığı bir kitap ile adını dünyaya duyurur. Fakat Martin’in bütün yazma isteği tükenmiştir. Ondan makale isteyen dergilere eskiden yazdığı yazıları, hayal ettiği tutarlardan çok daha fazla fiyata satmaya başlamıştır. Bu onu daha da çıkmaza sürüklemiştir. Çünkü tüm yazılarını fakir olan ve hep bunları savunan Martin yazmıştır. Bir de üstüne onun fikirlerini dışlayan sosyete pohpohlamaya başlayınca (özellikle de onu damat olarak istemeyen eski kayınvalidesi) baş kahramanımız iyice hayattan uzaklaşıyor. Jack London’un yazdığı Martin Eden kitabında bir karakteri daha irdelemek istiyorum. Bu kişi kafasında kalıpları olan, ailesinin zihnini zihninde taşıyan Ruth karakteri. Ruth, bana göre sosyolojik açıdan halkı temsil ediyor. Çünkü o bir koyundu. Evet, koyun. Ruth, Martin’den etkilenmesine rağmen onun kulağına üfleyen düşüncelere kendini bilinçsizce teslim ediyordu. Kitapta fark ettiyseniz Martin yazılarını ona okuduğunda algıda seçicilik yapıyor ve sevdiğini anlamak yerine onu hep annesinin kabulleneceği birisine dönüştürmek için uğraşıyordu. Peki, bu kısma kadar Ruth’a kızıyor muyum? Tam olarak değil. Çünkü Ruth güzel, ılımlı bir kız ve ailenin hayırlı evladı konumunda. O da bu konumu kaybetmek istemiyor fakat yine de boş kalmıyor ve annesine karşı sevdiği adamı savunmaya çalışıyordu. Yani iki taraf içinde orta yolu bulmak istiyordu. Kalıpları olan ve zorluğa karşı mücadelesi zayıf bir kız için iki yol vardır. Birincisi Martin’in bir an önce başarıya ulaşması (bunun nasıl olduğunun bir önemi yok), ikincisi patlak veren bir olayda son noktayı koymasıydı. Maalesef ki bu ikinci olay daha erken gerçekleşmişti. Benim yakıştıramadığım kısım, Ruth’un başta bahsettiğim güzel özelliklerine karşın sonunda Martin’e göstermiş olduğu anlamsız, gurursuz tavrıydı. BURAYA KADAR OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER… Martin Eden-
Düşünce
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
·
246 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ukuduğum en iyi J.L. Kitabı