Öncelikle kendimden bir sürü şey bulduğum bir kitap olduğunu söylemek istiyorum.
Dört bölümden oluşuyor.
1- prenses: Bu kısımda çocukluğunu ve ona bu yaşında vücudu ile ilgili yapılan baskıları okuyoruz.
2- genç kız: bu başlıkta yazarın hayatı çok daha zorlu bir döneme evriliyor. Annesinin kanserini öğrenmesi, aniden ablasını kaybetmesi ve hayatındaki daha bir sürü kişiyi daha kaybettiğini ve bunun onu nasıl etkilediğini anlatıyor.
Aynı zamanda bu kısımda delikanlıları canavarlardan daha çok korktuğu "ejderhalar "olarak adlandırıyor. Kalbinin paramparça oluşunu, ve aşk acısını anlatıyor.
Kraliçe başlığında ise ilişkileri vb. konular hakkında olan bakış açılarını okuyoruz. Şairin sonunda gerçekten aşık olduğunu, sevildiğini ve sevgi dolu cümlelerini okumak çok hoşuma gitti. Aşka olan tanımını kendiminkiyle bağdaştırdım ve farklı bir bakış açısından baktım.
Son olarak en sevdiğim kısım: sen. Burada okurlarına ve dünyaya mesajlarını içeren şiirler vardı. Bir nevi tavsiye de diyebiliriz. Ve hepsini okurken içimde bir şeyler hissettim. Garip bir şeyler. Her okuduğum kelimede yaşadığım, yaşanılan bazı şeyleri başka birinin aynasından görmüş gibi oldum. Ve verdiği öğütler yüzümde tebessüm oluşturdu.
Her bir bölümde çeşitli duygular hissederek yazarın hayatını biraz daha hızlandırılmış bir şekilde öğreniyorsunuz,şiirlerinde nelerin üstesinden geldiğini kendiniz anlıyorsunuz. Ve bu da benim daha çok hoşuma gitti, sanki dertli bir arkadaşımı dinliyormuş, onunla beraber yaşıyormuş gibi hissettim. Şiirleri gayet akıcıydı. Sanki kitapla sohbet ediyormuş gibi bir his uyandırdı içimde. Ama her şeyden önce kitapla alakalı bir kelime kullanacak olsam garip derdim sanırım.
"İhtiyacın olan tek sevgi kendine karşı hissettiğindir."
"Belki sadece kendini bağışlamalısın"
"Hayır demeyi öğren"
"Hala tuz yerine şeker bekliyorum"
" Kendi hayatımı yaşamaya hakkım var" ✦
Okurken gerçekten mutlu olmasını istedim şairin. Her şeyin sonunda da gerçek bir kraliçe olduğunu, ve kimsenin onun tahtına oturmasına izin vermeyip dimdik ayakta durduğunu okumak beni çok mutlu etti.
Umarım aynısı kabuğuna çekilip birinin onu kurtarmasını bekleyen diğer prensesler için de yaşanır. Kendi kendimizi kurtarabiliriz, bu evre ne kadar zor ve aşılmayacak gibi hissettirse de.
Bu bir peri masalı değil.
Hiç prenses yok.
Hiç genç kız yok.
Hiç kraliçe yok.
Hiç kule yok.
Ejderhalar yok.
Bir kız var sedece.
Ve bu kız kendi kendine inanmayı öğrenmek gibi zorlu bir görevle yüz yüze. ✦