Bir çok kitabı okurken o kitabın içindeki her şeyi kendim yaşamış gibi hissederim. Onlarla birlikte üzülürüm, onlarla birlikte mutlu olurum. Uçurtma Avcısı ise beni yerden yere vuran bir kitap oldu. Hasan ve Emir'in dostluğu, Hasan'ın koşulsuz şartsız Emir için her şeyi yapmaya çalışması ama Emir'in onu bir başına bırakmasını hiçbir zaman unutamayacağım ve biliyorum ki Emir'de unutamayacak. Çünkü boşuna değil bunca yıl unutmaya çalıştığı Hasan'ın geride bıraktığı tek şeye ulaşmak istemesi. Onun emanetine sahip çıkmaya çalışması. Sohrab'ı bulmak için geride bıraktığı ve dönüp bakılacak gibi olmayan vatanına, Afganistan'a gitmesi boşuna değildi, artık vicdanının sesini dinlemesi gerekiyordu.
Afganistan her zaman savaş içinde, acı dolu bir coğrafya... Orda çocuk olmakta, yetişkin olmakta zor olmalı.