Frankl Avusturyalı bir psikiyatr aynı zamanda legoterapinin kurucusu.
İlk defa duyduğum bir kavram oldu Legoterapi (Anlam terapisi)
Öğrenmem de iyi oldu çünkü benim zaman zaman içine büründüğüm ruh halinin bizzat tanımıydı.
Legoterapi; karamsarlık durumunda hayatı yakalamaya ve hayattan tat almayı hayata anlam katmayı amaçlayan bir terapi yöntemi.. Kendimize de uyarlayabilirsek ne alâ..
2. Dünya Savaşında Auschwitz Toplama Kampında insanlara ismi ile hitap edilmiyor kollarına numaralar yapıştırılıyor.Numaraları ile çağrılıyorlar.Ne kadar ayrıştırıcı ötekileştirici bir eylem değil mi? İnsanlar herkesin önünde öldürülüyor ve kimse kimsenin umrunda değil.
Frankl, Yahudi olması dolayısıyla bu kampta yıllarını geçirip hayatta kalmayı başarmış bir insandır. Sadece hayatta kalması değil, yaşayıp gözlemlediklerini psikolojik bir metoda dönüştürerek bununla milyonlarca insana umut ve ilham vermesi onu önemli, hatta çok önemli biri haline getirir. Acıyı yön değiştirip bunu bir kazanıma çevirmiş.
Frankl; Kampta, hayatta kalabilmek için güçlü olmak ve güçlü görünmek zorundadır. Çünkü hasta olanlar direk gaz odalarına ölüme gönderildiği için ailesine yönelik özlemine tutunarak yaşamını devam ettirmeyi seçmiştir.
Hayatta böyle değil midir zaten ?
Hayatta kalabilmemiz için her zaman güçlü olmak zorundayız. Güçlü görünmek zorundayız.
Frankl, hep eşini düşünüyor bu zorlu süreçte eşinin yaşayıp yaşamaması önemli değil eşinin hayalindeki varlığı ona güç kazandırıyor. Okurken çok etkilendim.
“Acı” lar gerçekten anlamlıysa acıdır ve çekilmeye değerdir. Acılar hayatımıza bir rehberdir aslında..Her yaşamda acı vardır. Bazen sanıyoruz ki acılar sıkıntılar beni mi buluyor aslında öyle değildir.Hayat inişli çıkışlı bir yolculuktur. Önemli olan bu yolculuğu nasıl geçirdiğimizdir.
1)Gelecekte bir hedef göremediği için kendini çöküşe teslim eden bir insan geçmişe dönük düşüncelerle meşgul olmaya başlar.
-Hayatta her zaman bir amacınız olsun. Amaçsız yaşayan insan yerinde saymaya ve zamanla yavaş yavaş çürümeye mahkumdur. Her zaman güncellemek gerekir kendimizi bir üst sürüme geçmek..
Siddhartha; Amacı olan kişi amacına ulaştı mı özgürleşiyor diyor. Hayatın anlamını sorgulayıp nihai mutluluğa ulaşıyor muyuz?
2) Her kim ki hala yaşıyordur o halde umutlanmak için sebebi vardır.
-Umudunuzu yitirmeyin.
3) Ruhsal sıkıntıların kaynağında anlamsız insanlarla anlamlı ilişkiler yaşama isteği ve çabası yatar.
-Anlamsız gereksiz insanlara çok fazla anlam yüklemeyin. Böyleleri çok yorar insanı. Varsa acilen kurtulun.
Çok şey konuşulabilir bu kitap üzerinde akıcı ve seveceğinizi düşünüyorum okumanızı tavsiye ederim.